Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuz: sekizincirenk8888
Eser Sıra Numarası: 220214eser56


                                                         YARINA KORKU
   Yayılan hastalıklar! Bitmek bilmeyen öksürükler! Tedavisi bulunamayan bulaşıcı virüsler ve ben bunu yazarken bile son nefesini veren sayamadığım milyon tane insan! O milyon tane insanın aileleri…                              
Nereye gidiyoruz böyle? Daldığımız bu hayat koşuşturmacasında, ne kadar düşünüyoruz kendimizi? ‘’Kıyafetim eksiksiz olsun’’,’’Yemeğim güzel olsun diye doldururken kafalarımızı, o kıyafetleri artık giyecek bir bedenimizin olmayabileceğini, güzel olsun diye bin bir eziyet çektiğimiz o yemeği yapmaya artık takatimizin kalmama ihtimalini aklımızdan geçiriyor muyuz ki?
Korkuyorum.Bugün,sırf tesadüf eseri yanından geçip yürüdüğüm yaşlı bir amcadan hastalık kapabilirim diye. Korkuyorum.O, aldığım kıpkırmızı,ağzımı sulandıran domatesin içinde ne olduğunu bilmediğimden,artık ‘’Organik mi? Yoksa değil mi?’’ diye şüphelendiğimden.Bir sabaha annesiz uyanmaya, bir gece başımı yastığa babasız koymaya, korkuyorum. Kalplerini kırdığım sevdiklerimin,gönüllerini alamadan ölmeye korkuyorum.
Şimdiye dek bahsettiğim, aklımıza bile getirmek istemediğimiz şeyleri önlemek için biz ne yapalım peki?
Kendim için konuşacağım.Ben annemi dinlemekle başlayabilirim.Onun ‘’Sıkı giyin!Dışarıdan her şeyi yeme.’’ Uyarılarını dikkate alabilirim.Sesleneceğim bir kurum ya da kişi yok. Çünkü; ne zaman hangi hastalık baş gösterecek bilemiyor kimse.Şu zaman da bilinen hastalıklardan bazılarına bile çözüm bulunamıyor. Tedavisi yok deniyor.Yarın, öbür gün ne olacak? Doktorlara,profesörlere ya da tedavi bulmaya çalışan her kimse, ona da kızamam ki. ‘’Uğraşmıyor,aramıyor,çabalamıyor’’ dersem haksızlık olur çünkü.Onlara seslenemiyorum, size sesleniyorum bende, annemin sözleriyle;
‘’Sıkı giyinin,dışarıdan her şeyi de yemeyin!’’
Ne çok hastalık ne çok dert var! Merak ettim,aradım,buldum. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre; dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 37.92 ile birinci ölüm nedeni. Bu oran gitgide artmayacak mı?Yarın yüzde 50 ile karşılaşmayacağımız ne malum? Oran diyoruz üstelik, yahu bu oran bize ölenleri anlatıyor aynı zamanda! Onlar bu hastalıklardan birine yakalanmış ve ne yazık ki kurtulamamışlar işte! Geride gözü yaşlı ailelerini bırakarak gitmişler..Hep bir yanları eksik kalacak olan o aileler, belirlenen bu oranı ne yapsın!? Sevdiklerini kaybetmişler,canlarından bir parça gitmiş,bu oran onların ne işine yarayacak? Birinci ölüm nedeni bir yana, bu nedeni yok edebilme yüzdesini verebilcek biri var mı bu insanlara?
‘’Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi vardır.’’diyen atalarıma bir kez daha hak veriyorum! Bu yüzden umudumuzu kaybetmeyelim.
Buraya kadar yazdıklarımda da görüldüğü üzere, ne zaman ‘’sağlık’’ desek, bu kelime beraberinde ‘’hastalık’’ı düşündürür bize. Çünkü sağlık, hastalığın olmayışıdır.
Bahsettiğim bu fiziki hastalıkların yanı sıra, ruhsal,zihinsel rahatsızlıklardan söz etmedim.Kim bilir? Yarın, içimize attığımız onca şey,kafamızı kurcalamasına izin verdiğimiz basit sorunlar hangi hastalığı gösterecek bize? Şimdi bile tedavisi bulunamayan o hastalıklara bir yenisini de yarın biz eklemeyelim bu yüzden?
Acaba yarın hangi Ahmet amcayı izleyeceğiz haberlerde? Hastalığının belirtilerini kimseye söylememiş, hastaneye de gitmemiş Ahmet amcayı mı?E haliyle geç teşhis konulan ve bu yüzden hayata tutunamayan kendisi yaşlı ama gülüşü genç Ahmet amcayı belki de…Belki de bir Ömer bebek izleyeceğiz. Bir ay sabredemeyip, bu acımasız dünyayı merak edip aramıza erken gelen Ömer bebeği. Bu yüzden birçok sağlık sorunuyla başa çıkmaya çalışan Ömer bebeği…
Yani yine söylemem gerekirse;
Korkuyorum. Belki tedbirsizliğim yüzünden belki de öyle belirip başıma gelen bir hastalıktan dolayı hayallerimi yaşayamamaktan.Çocuklarım için korkuyorum. Bundan 15-20 yıl sonrası için yani.Bu çağımızda bu kadar hastalık, dert…Teknolojiyle yok olur mu dersiniz? Yoksa teknolojinin yanlış kullanımıyla tedavisi bulunamayan yine birçok hastalık mı çıkar ortaya?Korkuyorum, bu soruların cevabını bilmediğimden.
Ve yine size sesleniyorum bir umutla;
Sabah uyanın.Açın perdelerinizi!Güneş girmeyen eve doktor girer! Ve bakın aynaya! Kafanızı meşgul eden o sorunları zamanla halledebileceğinizi düşünün, bir kenara bırakın ve aynada ki ikizinize bir tebessümü çok görmeyin! Gün boyunca da tedbirinizi elden düşürmeyin. Ne diyorlardı? Hah! Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşünün, yarın ölecekmiş gibi yaşayın! İnsan ne yaparsa kendine yapar…

Kendinize iyi bakın!...