Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: akıncı5144
Eser Sıra Numarası: 220214eser32


                                                 KÜLTÜRÜMÜZÜN YOZLAŞMASI
            Kaygı; gelecekte olacak veya olabileceğini düşündüğümüz şeyler hakkındaki üzüntülerimizdir. Her insan küçük büyük bir kaygıya sahiptir. Kaygı kişiyi dinç tutar ve geleceğini, kendisini, kısacası düşünmesini sağlar.Kültür bir milletin önceki kuşaklardan sonraki kuşaklara aktardığı bilgi, görgü, örf ve ananelerdir. Bir millet için kültür olmazsa olmazdır. Çünkü bir millet kültürünü kaybettiğinde geçmişini, geleceğini ve benliğini kaybeder. Kültürünü kaybetmiş bir toplum içi boş bir korkuluğa benzer. Sadece dış görünüşü vardır. Benim en büyük kaygım kültürümüzün bir sonraki kuşağa aktarılamaması sonucu yozlaşmaya uğraması ve diğer milletlerin kültürleri bize empoze etmesine izin vermektir.
Günümüzde bir birey yetişirken birçok çevresel faktörden etkilenmektedir. Bu faktörler küreselleşen dünyada kültürlerin daha çok iç içe girmesine, birbirlerinden etkilenmesine sebebiyet verir. Bununla birlikte kültürlerde yıkılma olur.
Günümüzde televizyon kişilerin olmazsa olmazı haline gelmiştir. Kişiler boş zamanlarını televizyonun başında dizileri, haberleri ve yarışmaları izleyerek geçirmektedir. Ne yazık ki izlenilen bu diziler ve yarışmaların birçoğu bizim kültürümüzü yansıtmamaktadır. Yabancı ülkelerde yayınlanan yarışmaların, dizilerin benzerleri ülkemizde yayınlandığında yavaş yavaş o ülkenin, o toplumun kültürünü benimsediğimiz aşikârdır. Örneğin geleneğimizde kişi evlenene kadar kendisini yetiştiren, büyüten ailesiyle beraber kalır evlendikten sonra ise onlardan ayrılır. Yabancılarda ise kişi 18 yaşına geldiğinde ya evde kaldığı için ailesine para vermesi ya da başka bir eve çıkıp orada yaşaması gerekmektedir. İzlediğimiz dizilerde (bu diziler yabancılardan esinlenerek yapıldığı için) kişi 18 yaşına geldiğinde ailesinden ayrılıp kendine yeni bir ev tutuyor. Bunu televizyonda izleyen daha gelişimi tamamlanmamış çocuklar da sanki böyle olması gerektiğini düşünüyor.

Yıllar sonra 18 yaşına geldiğinde ailesinden ayrılmaya, arkadaşlarıyla ev tutmaya çalışıyor. Bu da kültürümüzün geleneklerimizin yok olmasına neden oluyor.Başka bir örnek vermek gerekirse; bilindiği üzere günümüzde internet yoğun bir şekilde kullanılmakta.Ne yazık ki bilgi deryası olan bu internet bu özelliğiyle değil de sosyal ağları kullanmak için kullanılmakta. Bunun üstüne internet erişimini kolaylaştıran akıllı telefonlar da eklenince kişiler her yerde her zaman sosyal ağlara girebilmekte. Yolda yürürken veya otobüste giderken insanlara bir bakın. Neredeyse hepsinin elinde bir telefon görürsünüz. Etrafındakilerle konuşmaz onlara gülümsemez. Çünkü o anda sosyal ağlarda yalancı gülücükler yalancı selamlarla arkadaşlarıyla konuşmaktadır. Kültürümüzde bir insan bir ortama girdiğinde ortamdakileri selamlar bir güler yüz gösterir. Ama günümüzde durum bunu sadece internet üzerinden sanal şekilde yapmamıza neden oluyor ve yine kültürümüz ağır bir darbe alıyor.
          Kültürsüz bir millet, kökleri olmayan bir ağaca benzer. Küçük bir esintide yıkılır gider. Bu yüzden kültürümüz bizim sahip çıkmamız gereken en önemli mirastır. Kültürümüze sahip çıkacak kişiler de bizler yani ‘Türkiye’nin geleceğiyiz. Benim kaygım yüz yıllardır Orta Asya’da kurulan ilk obadan bu yana nesilden nesile miras kalan kültürümüz yerine, daha oluşumu birkaç yüzyıl önce olan kültürleri tercih etmek.