Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: cankırığı1925
Eser Sıra Numarası: 220214eser45



                                                            SONSUZ ZAMAN                                                                                                                                                                                                                           
‘Balık tutuyoruz, tutmayı öğretmiyoruz.’

Hayata geç kalıyoruz gün be gün.
Hayatın bize sunduklarına geç kalıyoruz. Yaralarla ölçüyoruz zamanı. Kopardığımız takvim yapraklarını başladığını dahi fark etmeden biten yaşamlarımıza ekliyoruz. Hep daha fazlasını istiyor, doymuyoruz. Daha fazla ev, araba, para. Fazla! Fazla! Bizim fazlalıklarımızın diğer insanların eksikliklerine neden olduğu aklımızın bir köşesinden dahi geçmiyor. Sonsuzluğa inanıyor ve sonlara gözlerimizi sımsıkı kapatıyoruz. Her şeyin bir zamanı olduğunu söylüyor, zamanın her bir köşesine sonları ekliyoruz.
Savaşlar, açlık, ölüm…
Hepsi için zamanımız var. Sahi var mı? Daha fazlası için ölen insanlara, geçmiş için geleceği yok etmeye zamanımız var mı? Ağaçlarını kaybeden ormanlara, nesilleri yok olan hayvanlara, ruhlarını terk eden insanlara yeterli zamanımız var mı?
Korkuyorum.
Hayaller kuramamaktan geleceğe dair. Kendim olamamaktan ve aslında kendim olduğum için yargılanmaktan korkuyorum. Her şeyin daha güzel olacağını söylemekten, her şeyin çok daha kötü olduğunu görmekten korkuyorum. Kanserli bir havayı solumaktan mikroplu bir suyu içmekten, bana zarar veren bir güneşin içimi ısıtmasından. Sizleri hayata bağlayan şeylerin yine sizleri yok etmesinden korkutunuz mu hiç?
Anlıyorum.
Ben hiç savaş görmedim ülkemde. Her şeyi yerle bir eden bombalar, patlayan silahlar görmedim. Ama birbirini sevemeyen insanlar gördüm. Tarafı olmadığı için ölen ve kendileri oldukları için özgürlüğü elinden alınan insanlar gördüm. Çıkarlar uğruna yok edilen hayatlar, duyulmamış haykırışlar, yaşatılamamış çocukluklar gördüm. Savaşı görmedim ben. Savaş yoktu. Yoktu değil mi?
Biliyorum.
Zeytin dalı kalmadı ağaçlarda ve sevgisizliklerle dolu bir geçmiş gelecek için yeşertmeyecek zeytin dallarını. Dedem hep, bazen insanların gözleri açıkken de bir şeyleri göremeyeceklerini söylerdi. Sahi görmüyor musunuz? Çizdiğiniz sınırları, ördüğünüz duvarları, kendi ellerinizle hazırladığınız sonları görmüyor musunuz? Belki çocuklarınız yağmur sonrası bir gökkuşağında bulamayacak hayatın renklerini. Doğanın bin bir türlü mucizeliğine şahit olamayacaklar. Ve belki hiç aşık da olamayacaklar. Şiirler yazamayacaklar masmavi gökyüzünün ve umudun var olduğu. Yanlışlıkla yapılmayan hatalar alacak geleceklerini ellerinden.
Soruyorum.                    

Sizler hiç var olamamaktan korkutunuz mu?