Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: ceylan0000
Eser Sıra Numarası: 230214eser67



                                                TEK ENDİŞEM İNSANLAR….!
            Gelecek biz insanoğlu için bir soru işaretidir. Her doğan gün yenilikler, umutlar, güzellikler ve bunların yanında zorluklar, hüzünler, pişmanlıklar getirecektir.İnsanoğlu kendisi için yazılanları yaşar ve üstüne yeni şeyler katarak. Bizler kendi hayat gemimizin kaptanlarıyız aslında. Gemimizin dümeni elimizde ve önümüzde uçsuz bucaksız bir okyanus, Bu okyanusta ilerlerken pusulaya ihtiyacımız vardır. Pusulamız da umutlarımız ve hedeflerimizdir.Terazinin bir kefesine geçmişi bir kefesine şu an ki hayatımızı koyarsak şu anki hayatımızın ne kadar ağır olduğunu görürüz. Bu galiba biraz da insanoğlunun tecessüs (araştırıcı,araştıran,meraklı) olmasından kaynaklanıyor. Teknoloji tarihine baktığımızda daha internet dünyaya yayılalı yeni 25-30 yıl olmuşken hemen her evde bir bilgisayar ve internet bunun en açık örneği değil midir? Herkes meraktan mı kullanıyor? Tabi ki de hayır. Bilinçsiz kullanmaktan zarar görüyoruz. 

Mesela sitelerde, internet sayfalarında okuduğumuz her şeyi doğru kabul etmek, insanoğlunu araştırıp doğruları bulan bir varlık dışına itmektedir, teknoloji. Tabi bu da bir kesimin istediği şeydir. Bunları yazarken aklıma  Murroy Butler ’in bir sözü geldi. Dünya da üç çeşit insanın olduğunu söyleyen Butler; birinci gruba eşyayı ortaya çıkaran ve yapan elit grubu ikinci gruba eşyanın yapılmasını seyreden oldukça büyük bir gruba, üçüncü gruba ise nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalıkları almıştı. Biz hangi gruptayız, sorgulamamız gerekir. Birinci grupta olmadığımızı kesin üçüncü grupta ise bu gün bile 1500’leri yaşayan grup, ikinci grup ise bizleriz. Sadece seyrediyoruz. Nükleer denemeleri, denizden denize füze atışlarını, atmosfere salınan gazları başarı olarak görüyoruz ama onların dünyamızı yok edici etkisini ise teknoloji karşısına geçip var olanları okuyup sorguladığımız için bilemiyoruz. Tabi teknoloji kötü bir şey mi diyeceksiniz? Elbette hayır. Bilakis çok iyi bir şey ama iyi olarak kullanırsak ve kendimizi teknolojiyi üreten kesime kullandırmazsak. Teknolojinin zararları ve yararlarına az çok değinmişken şunu da söylemek isterim: Teknolojinin insanlar arasındaki iletişimi nasıl etkilediğini de görüyoruz. Artık ailece bir araya topladığımızda yapılan sohbetler yok. Bundan da anlaşılıyor ki toplumsal değerlerimizin yerini artık makinalar aldı.

Mesela bir örnek vereyim, Facebookta canciğer olan kişilerin yolda birbirilerini gördükleri de yollarını değişmesi ya da her eve internet girmesiyle geleneksel sokak oyunlarının unutulması. Seksek, körebe gibi…Teknolojik gelişmeler arasında bizi en çok zarara uğratan patlayıcı maddeler olsa gerek. Eskiden bilek gücüne dayanan savaşların yerini şimdi oturduğu yerden düğmelerle ülkeleri yok etmek aldı. Bugün Ortadoğu’daki savaşlar bunun en bariz göstergesi değil mi? Artık savaşı güçlü olan değil aklı ve zekâyı iyi kullanan kazanıyor. Köroğlu’nun dediği gibi ‘Silah çıktı mertlik bozuldu. Geçmişe baktığımızda teknolojinin en büyük zararını savaşlarda görüyoruz. En büyük örneği ise 2.Dünya savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletlerinin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombası Aradan 70 yıla yakın bir zaman geçmiş olsa bile hala etkisi devam ediyor; ağaç yetişmiyor, çocuklar sakat doğuyor ve bunu yapan bir ülkenin bugün ise dünya insan hakları mahkemesini yönetmesi ise şaşırtıcı. Tek bu örnek mi şaşırtıcı? Hayır mesela başka bir örnek vereyim. Nobel Barış ödüller: Hiç araştırdınız mı bilmiyorum ama Nobel kim ben söyleyeyim.
Norveç’in 19 ‘lü yıllarda en büyük patlayıcı madde (silah sanayisi) sahibi Kendi kardeşini ise bomba üretimi sırasında yanlışlıkla (!) öldüren biri. Tabi biz neden hala onun adıyla ödül alıyoruz çözemedim. Vicdanının susmayan sesini mi dindirmeye çalışıyor. Bu yazılardan sonra şunu diyecek siniz teknoloji çok kötü. Bence tamamen kötü düşünmeyin. 

Bugün işimizi kolaylaştıran elektronik cihazlar ve teknoloji sanayisi ise bir velinimettir. Eğer doğru kullanırsak, Celalettin Harzemşah’ın elçisinin Harezm şehrinden Moğolistan ‘a Cengiz Hanın yanına on ayda ancak gittiğini bildiğimize göre ve bugün aynı yolu 1 günde gitmemiz bize teknolojinin yararlı bir şey olduğunu gösteriyordur. Kuşlar ile ya da eskiden dumanlaşmanın yerini hemen hepimizin cebinde var olan dokunmatik telefonlar olması da bir yararıdır, teknolojinin merak ettiğimiz anda birine acil ulaşmamız gerektiğinde hemen arayıp konuşuyoruz.Gelecekte neler mi olacak teknolojinin yararları arasında; Belki uçan arabalar, belki Ay’ da yazlık ev, ya da devre mülk. Yok, daha neler demeyin 500 yıl önce birine uçaktan bahsetseniz sizi deli diye tımarhaneye yatırabilirdiler. Galile, Dünya yuvarlak dediği için idam edilmedi mi? İnsanoğlu isterse her şeyi yapabilir ama önemli olan yararlı şeyler yapabilmesi.

            Bu gün bizim olan göller, bahçeler, temiz hava yarın elimizde kayan sabun gibi eriyip gidecektir. Zor kazanıp, kolay kaybetmemek için insanın evrenin efendisi değil kölesi olduğunuzu hatırlamamız gerekir. Unutmayalım ki şu an leblebi gibi yediğimiz teknolojiye dikkat edelim boğazımızda kalmasın yarın…..