Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: deniz1234
Eser Sıra Numarası: 200214eser06


                                    MODERN DÜNYADA DOĞAYA YER YOK MU?
       Endişeler; hayatımızda yer tutan, bazen yarı yolda bırakan ve bazen insanı motive eden endişeler…
Hayatımızın her yanını kaplayan tüm insanlığa hükmetmiş ve insanlığı sıkıntıya sokmuş endişeler ve korkular var dünyada. Gelecekteki endişeler insanın yaşama sevincini söndürür, yeteneklerini köreltir. Başarılabilecek işleri zor hale getirir. Hayatımızda büyük yer kaplayan endişeler kimi zaman başarı kimi zaman hüsran ile sonuçlanır. İnsanlar asla endişelere mahkûm yaşamamalı, hayatlarını tutsak ederek geçirmemelidirler. Mesela benim endişem hayvanların korumasız kalması ve kentleşmelerin hızla artmasıdır. Çünkü günümüzde canlıların yaşam alanlarının katledilmesi onların yaşam hakkının ellerinden alınması sonucunu doğurur. Kimileri onlara eziyet ederken kimileri de onlara evlatları gibi bakmaktadır. Peki, bu canlılar hangisini hak ediyor? Biliyorum siz de bizim gibi onlara sahip çıkmayı seçerken kimileri de kendi geçim durumlarını bahane ederek onlara kötü gözlerle bakıyorlar. Bir kere bile kendilerini onların yerine koymuyorlar. Hâlbuki her gün kapılarının önüne bir kap süt koysalar ne kaybederler ki! Atalarımız bu konuda bizlere örnek olmuşken bizler bu yardımlaşmayı neden daha da geliştirmeyelim. İnsanlar bu yaşanmış olan gerçekleri yok sayarak onları her gün ölüme sürüklüyorlar. Onlar bu halde iken bizler geceleri vicdanımız rahat nasıl uyuyoruz? Biz bu sorunları gördüğümüz halde toplum olarak neden tepkisiz kalıyoruz? Örneğin, geçen gün gördüğüm bir gazete manşeti “Ünlülerde patlak veren kürk meselesi hayvan severleri harekete geçirdi.” haberi benim ilgimi çekmekle kalmayıp toplumun da bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gelecekte hayvanların barınma sorununun çözülebilmesi için toplumun bilinçlendirilmesi ve toplu konutları çoğaltan belediyelerin ve çevre mühendislerinin duyarlılığının arttırılması gerekmektedir.
Kentleşme hayvanların gelecekteki korkulu rüyası olmuştur. Çünkü kentleşmeler artık şehir içlerinden hayvanların yaşam alanı olan ormanlara doğru ilerlemektedir. Bu ilerleyiş hem insanlar hem de hayvanlar için büyük bir problemdir. Belki de gelecekte hayvanların en doğal hakları olan yaşama hakkının sürdüremedikleri bir dünya oluşturuyoruz. İnsanların kendi menfaatleri için onların yaşam alanlarını tahrip etmeye hakkı yok. Aslında mühendislere de hak vermek gerekir. Hızla artan nüfus oranı sebebiyle kentleşme oranı da çoğaldı. Bununla beraber mühendisler bina dikecek bir yer bulamayınca doğal olarak hayvanların yaşam alanlarını katletmek zorunda kalıyorlar. Devlet de bu duruma göz yumuyor. Kentleşme sadece hayvanların sorunu değil insanların da sorunu haline geldi. Bu durumdan aslında insanlarda sıkıldı. Çünkü insanlar yoğun iş temposu ile çalıştıkları için rahatlama isteği ile doğada zaman geçirmek istiyorlar. Fakat kentleşme sorunu bu olanağı ortadan kaldırıyor. Çocuklar doğayı ve hayvanları tanımadan büyüyorlar. Şunu biliyoruz ki kentleşme bu hızla devam ederse, insanların ve hayvanların korkulu rüyası haline gelecektir.
      Bu sorunları ortadan kaldırmak artık kişisel bir mesele değil toplumsal bir meseledir. Eğer biz bu sorunları görmezden gelirsek daha da büyüyüp insanlığa karşı büyük bir duvar olacaktır. Gelin hep birlikte hayatımızdaki sorunları, korkuları ve endişeleri ortadan kaldıralım.