Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: denizci5152
Eser Sıra Numarası: 220214eser39


SEKİZ HARFLİ AKIBET
Kaygılar, insanları yeyip bitiren kuruntular… Kaygılar, insana yön veren aracılar… Kaygılar, herkesin her daim yakasında olan varlıklar… Tıpkı çoğu insanda olduğu gibi benim da var kaygılarım geleceğe dair. Bunlardan yalnızca biri: Susuzluk…Dünya var olduğundan bu yana, sorunu insanoğluyla tanıdı, katlandı.Buna ragmen biziz bu emrimize verilen, bizim için yaratılmış olan doğayı, dünyayı hezimete uğratan… Biziz onun kıymetini ancak kendimizden bir şeyler verdikten sonra anlayacak olan bahtsızlar…Ve yine biziz ki yalnız onu incittiğimizi sanan ve bu vurdumduymazlığın, bu adam sendeciliğin faturasının yine bize kesileceğinden bihaber zavallılar…
Susuzluk…Nedir susuzluk? Yaşamayan bilir mi bunu? Yalnız sekiz harfli bir kelime mi zannediyoruz acaba? Yoksa beyaz adam bu kavramdan yalnızca, yıllarca sömürdükleri, siyah adamların mı acı çekeceğini sanıyor? Çok mu güveniyor yoksa insanoğlu kendine ki yüzlerce, binlerce bilir kişinin “Küresel ısınma var! Dünya dengesi bozuluyor!“ uyarılarını göz ardı ediyor ve yalnızca nükleer gücünü, askeri gücünü, ekonomik gücünü düşünüyor? Yoksa bir gün kendinin de susuzluktan kıvranmayacağını mı düşünüyor? Sanmıyor mu ki, bilmiyor ya da bilmemezlikten gelmek işine mi geliyor ki, ileride bu susuzluk illetinden etkilenenlerin hesabı yine buna sebep olan kendisinden sorulmayacak?  Sitemim size ey insanlar! Neden aklımızın hakkını vermiyoruz? Neden düşünmüyoruz? İşimize mi gelmiyor yoksa?Nasıl bir dünyadan umuyorsak bunları? Dünyada katledilen binlerce insan için kılını bile kımıldatmayıp hâlen  insan hakları diye bas bas bağıran, hâlen kendisini insan hakları koruyucusu olarak gören Batı’dan mı? Yangının birinin sönüp diğerinin tekrar başladığı, insanların kurşunlara hedef tahtası yapıldığı, bombaların altında preslendiği, açlıktan kedilerin köpeklerin yenildiği, bebeklerin molozlardan çıkarıldığı viranelerden mi? Yoksa tek gâyesi dünya liderliği ve para olan Kuzey veya Doğu’dan mı? Bunca sorunun cevabını bir gün mutlaka alacağız fakat o gün kim bilir ne durumda olacağız? Belki milyonlarca kişi susuzluğun ellerinde can verince alınacak bu cevap, belki de insanoğlu önceden düşünüp cevap  bulacak bu soruya…
Şimdilerde susuzluğu, eski savaşlarda görüyoruz genelde. Harpler su kuyularının konumlarına göre cereyan eder, cepheler buna göre kurulurmuş. Yalnız o zamanlar savaş su için değil, su savaş içinmiş. Bunun ileride tersine dönmeyeceğinin garantisini kim verebilir söyleyin! Bu, yaklaşmakta olan bir gerçek değil de nedir?Daha şimdiden kendi ülkemizde yaşıyoruz bunları. Her gün çıkıyor haberlere yok şu baraj şu kadar metre alçaldı, yok şu dere kurudu. Acaba bunlar size şaka gibi mi geliyor? Yıl 2014, doğru düzgün bir kış yaşayamadık, yağmur ve kar göremedik ve tekrar yaz geliyor. Brezilya’da su artık karne ile veriliyor. Durumumuz hiç de parlak değil. Ancak kimse de bunun farkında değil!
       Su hayattır!Susuzluk demek ölüm demektir.Aslında dünyanın büyük güçleri de biliyor bunu ve senaryolar hazırlayıp önlemler de alıyor kendi çapında. Ancak bu sorun tüm insanlığı vuracak. Bunun emareleri şimdiden gün gibi ortada. Çözüm, bazı haykırışlara kulak tıkamaktan vazgeçmek ve aklını kullanmaktır kanaatimce. Umarım ki su için can alıp can verilmez kıyamet gününe dek!



önceki eser / sonraki eser