Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: doğa7270
Eser Sıra Numarası: 091213eser09


ORMAN YANGINLARI
       Merhaba! Size bu yazımda daha birkaç ay önce başıma gelen bir anımı anlatacağım. Anlatacağım anımın konusu ‘Orman Yangını’. Bir cumartesi günüydü. Bilgisayarımın başına oturmuş, hafta sonu vizyonda olan filmlere bakıyor, konularını büyük bir heyecan ve merakla okuyordum. O anda sayfanın sağ üst köşesindeki reklam dikkatimi çekti. Aman tanrım! 7000 hektarlık alan yanıp, kül olmuş! Hemen reklama tıklıyor ve okumaya başlıyorum. Başlık "Hatay'da bugüne kadar meydana gelen en büyük orman yangını!" Sebebi insanlar, söndürülmeyen kömürler. Dalıp gidiyorum yazıyı okurken, ordayım! Her tarafı ateşin kırmızı o göz alan rengi kaplamış. Yanımdan hızla geçen hayvanları görüyorum. İçlerinden bir tanesi dikkatimi çekiyor. Kapana kısılmış olan kuşa bakıyorum. Henüz yanmamış olan bir ağaca sığınıyor. Gözlerinde bir korku, vücudu tir tir titriyor. Küçücük olan kalbinin göğüs kafesinden çıkacak gibi atmasını izliyorum ve tabii ki acı dolu çığlıklarını, yardım ister gibi bağırmasını dinliyorum. Alevler minik kuşa adım adım yaklaşıyor ve o anda kendime geliyorum. Gözlerim dolmuş hatta yanağıma birkaç damla gözyaşının süzüldüğünü hissediyorum. Bir sinir dalgası vücuduma vuruyor. 
Sinirden, öfkeden titriyorum tıpkı o çaresiz kuş gibi. Soruyorum kendime neden? Neden biz insanlar bu kadar sorumsuzuz? 7000 hektar! Bu önemsiz, küçük bir rakam değil. Uzun uzun bakıyorum fotoğraflara, artık alışmam gerektiğini düşünüyorum. Bu zamana kadar bir sürü kötü, içimi burkan haberler okuyup, fotoğraflarına baktım. Ama öyle olmuyor işte ne kadar çabalarsan çabala aynı üzüntüyü yaşıyorum. Çünkü gelecekte olacaklardan korkuyorum. Çaresiz olmaktan korkuyorum. Suyu, ağacı, toprağı bulamamak düşüncesi ürkütüyor beni. Gelecekte doğada neler olacak ne değişecek kimse bunlarla ilgilenmek istemiyor. Çünkü tek düşündükleri kendi dertleri hâlbuki doğa yok olursa bizim de yaşayamayacağımızı, hayatımızın ne kadar zorlaşacağını, başımıza gelecek bütün sorunları ve tabii ki çok pişman olacağımızı bilmiyorlar. 
    Yeşillik alanlarda ateşi söndürmeden gitmemiz, doğaya uzun süre yok olamayacak maddeleri atmamız, onu kirletmemiz, ona zarar vermemiz; yeşili, hayatı, orada yaşayan hayvanları ve bizi her dakika her saniye biraz daha yok ediyor. Aslında yapmamız gereken şey çok basit. Neden sorumsuz biri gibi davranıyorsun? Yere attığın sigaranın, kâğıdın, söndürmediğin kömürün yangına dönüşeceğini, hayvanların ağaçların, yanıp öleceğini bildiğin halde neden bunları yapıyorsun? Tek yapman gereken şey değer vermek. Onların da hayatımızda olduğunu, ayrıca bir sürü canlıya ev sahipliği yaptığını unutma ve öyle davran!