Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: elif1999
Eser Sıra Numarası: 220214eser16


                                                                 TEBRİKLER
              Dünya barışını savaşla sağlamaya çalışan zihniyetle,“ Kadına şiddete hayır!” eylemi yapan kadınları döverek dağıtan güvenlik güçleriyle, özgür düşünceyi savunup da sadece,bizim gibi düşünenler özgür olsun, diyen aydınlarla aynı dünyada yaşamaktan yoruldum.
Zengin kesimin çocukları her şeye sahip olmanın verdiği şımarıklıkla kahkahalar atarken, önünde ders kitapları ile soğukta mendil satmaya çalışan çocuk hayata karşı ne kadar dirense de yitirmiş artık yaşama inancını. Ülkenin birçok yerinde para karşılığı babası yaşında adamlarla evlendirilmek zorunda bırakılan kızlar, namusu kurtarmak uğruna genç yaşında eline silah tutturulup insan öldürmeye teşvik edilen gençler, kolayca yakılıp yıkılabilen hayatlar, sokağa atılan şiddet gören gidecek yeri olmadığı için o eziyete katlanmak zorunda olan kadınlar, onlara yakışan tek şey gülümsemek iken zorla dilendirilen çocuklar…Bunların yanı sıra sözde gelişmiş ülkelerde insanlar obeziteden ölürken, birçok ülkede açlıktan ölen insanlar…Evet, yanlış hatırlamıyorsam “ eşitlik” buydu değil mi?Hala bizler de dünyadaki bunca adaletsizliğin karşısında; büyük üstad Orhan Veli’nin de dediği gibi;
“Ne atom bombası
Ne Londra Konferansı
Bir elinde cımbız, bir elinde ayna
Umurunda mı dünya.”  tarzında yaşamaya devam ediyoruz.
Herkesin mutlaka gelecek kaygısı var, ama yalnızca bireysel bazda kendi geleceğiyle ilgili. Hangi okulu kazanacağım, maaşıma ne kadar zam gelecek, ev kiram ne kadar artacak, bizim çocuk işe girecek mi vs. vs. vs…Peki bu koca dünyanın geleceği umurumuzda mı? Güçlü ve gelişmiş olduklarından bahsediyor ülkeler, bütün dünyanın kaderinin birkaç para babasının parmak uçlarında olduğunu savunuyorlar, peki o sokaktaki mendil satan çocuğu gülümsetmeye yetmiyor mu o hiçbir yere sığdıramadığınız gücünüz? Bu kadar mı zor bir şekerle mutluluğu bir balonla da özgürlüğü yakalayabilen çocukları mutlu edebilmek, sahi bu kadar mı imkansız? Bilime katkı sağlamak için atomu bulan Einstein bile vicdan azabı çekmiş icadının ardından, kesin bunun bombasını yapar insanoğlu diye. Evet, büyük güçler, sırtınızın sıvazlanmasını hak ediyorsunuz hani hep ‘en’ olmak istiyorsunuz ya, en iyi ‘sizsiniz’. Başardınız işte tebrikler! Hadi zafer kazanmış kumandan edasıyla ‘Nagazaki’ gibi bir yeri daha bombalayın. Hala ot bitmeyen topraklar bir gün hesap sorduğunda nereye kaçacaksınız acaba, neyin kavgası ki bu; sığamadık mı şu koca dünyaya, yetmedi mi? Olmadı mı kardeşçe yaşamak?
2000’li yıllara gelince bir dünya barışı akımı başlattınız, yıkadınız beyinleri. Yine inandı herkes masum olduğunuza. Dünya barışından önce sokaktaki çocuklara, avazı çıktığı kadar susarak ağlayan şehit annelerine, 8 yaşında koyun karşılığında evlendirilen ‘Ünzile’ye’ bir çare bulun. Bu hepimizin sorumluluğu, şu bir türlü sığamadığımız koskoca dünya bizim. Bu dünyayı, büyüklerimizden emanet aldık ve çocuklarımıza miras bırakacağız.
Dedelerimizin bize bıraktıkları dünya; gündüz vakti dükkan sahibinin dışarı çıkarken dükkanın kapısını kilitlersek; komşulara ayıp olur onlardan kuşku duyduğumuzu sanırlar diyerek kapıyı açık bırakıp gittiği bir dünyaydı. Oysa şimdi çelik kapıların ardında yaşanıyor hayatlar.Eskiden insanlar küçücük evlerde, kocaman yürekleriyle yaşarken, şimdi kocaman evlerde yürekler kayboldu.
Mal zengini, duygu fakiri, insanlık yoksunu bir dünya haline geldik.Değerler değişti, manevi değerler yıkılıp maddi değerler birden bire hayatımızın bütünü oldu.
Ne aç insanlara üzüldük, ne ağlayan insanlara yüzümüz burkuldu. Afrika’da akbabanın gözleri önünde yerlerde sürünen aç çocuğun resmini çekip, yardım etmeden oradan ayrılmanın vicdan azabını çekip hayatına son veren fotoğrafçı gibi geç kalmış bir pişmanlığı mı bekliyoruz? Minik bedenlerde, açlıktan ölenler aslında bizleriz.Sevgi açlığı, merhamet açlığı, insanlık açlığı bizi öldüren. 99, 100’den eksiktir. Hepimiz bir olup bütün dünya, bu sorunların üstesinden gelmeliyiz. Güçlü olduklarını savunan devletlerin de desteği ile tabi. Ya da siz direk bildiğiniz yoldan şaşmayın ve hazırlayın bombaları. Daha bombalanacak çok ülke, hayatına son verilecek çok çocuk var. Ben sizi tutmayayım.

  ​       Haydi, rast gele…