Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: eskici1079
Eser Sıra Numarası: 190214eser02


                                                    ÇOK GEÇ OLMADAN
          Her şey değişti. Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Sevgi,komşuluk,aile bağları hatta insanlık değişmişken gerisine bakmaya gerek yok.Endişeliyim, endişelenmeliyiz gidişattan. Örnek alınan bizken;imrenen,özenen biz olduk. Değiştik zamanla birlikte. Zaman, hızla geçip gittiğini yaşarken değil ancak geriye dönüp baktığımızda anlayabileceğimiz sinsi bir kavram oldu.Hani çocuklar gibi zamana uymak nedir bilmezken ,hani herkes arkadaş, hani oyunlar sürerken, kimse birbirini aldatmamışken, eskidendi çok eskiden. Şimdi uykusuzluk vakti. Hissizlik, anlayışsızlık…Şarkı sözleri de çok güzel anlatıyor eski bizi, özümüzü. Özler, bizi biz yapan, korunması gereken mühim değerler. Zira korunmayınca ziyan ortada.   

Konuşmayı unuttuk. bencil olduk. Sosyalleştiren makinelerin uzmanı olduk,bu nedenle de kulaklarımız tıkandı;ruhi esaretin ayak sesini duyamadık.Nitekim teknoloji,bazı sorunları çözerken yeni sorunların da kaynağı oluyor.Aklımız,itiraz edemedi kötü görünen geleceğimize. Ve dilimiz,söyleyemez oldu insanlara.Haberdar olsak bile gidişattan, anlatamadık, hipnoz olduk özetle.Ama yaşama biçimiyle Batı’ya benzemeyi başardık, başka bir deyişle modernleştik güya. Ruhsuzlaştık,hissiz, anlayışsız olduk. Hastalıklar çoğaldı;ruhsal bunalımlar,depresyon,sinirsel rahatsızlıklar,uykusuzluk.Akşam,başını yastığa koyar koymaz uyumak ve sabah dinç kalkmak,eskidendi,çok eskiden.Şimdiyse maziye imrenen uykusuz gözlerim geleceğe endişeyle bakıyor.Çünkü yeni neslin de eskiye imrenmesinden korkuyorum.En çok da buna yanlış teknoloji kullanımının sebep olmasından…

Sosyal ağ icat ettiler,amaçları hipnozdu.Baktılar işe yarıyor farklı versiyonlarını da çıkardılar.Aslında tuzak ağıydı bunlar.Daha sonra küçültüp cebimize kadar indirdiler.Bizler onu gelişmişlik olarak gördük.Artık sosyallik anlayışına uyum sağlamanın da ötesinde anlayışımızı tamamen kopya ediyorduk;alalım sosyalleşelim dedik.Çünkü yok olma duygusu,yalnızlıkla doluydu içimiz.Sosyalleşmekti bu,belki bir kaçış;tek kişilik odada alabildiğine insan içindeyiz ama yine de yalnızız.Ve istediğimiz yalanı söyleyebiliriz.Nasıl olsa ekrandan gözümüzün içine bakamazlar.Bu şekilde de yalanlar çoğaldı. Batı dizisi izlemeyen, onlar gibi yaşamayan insanlar, kültürel ve sosyal ve  hayattan tek tek uzaklaştırılıyor, yalnızlaştırılıyor. Ama kendimizce gelişiyoruz. İşte bu yo yolla bizi inşaa ettiler , bu şekilde değiştik; bilgisayarla, televizyonla. Oysa isimleri ne kadar masum değil mi? 

Bilgisayar, ismi gibi bilgi saysaydı.  Ayrıca onlar medeniyet araçları değil mi? Bu araçlarla Batılılar gibi tüketmesini öğrendik. Ancak Batılılar gibi üretmesini öğrenemedik. Akif, Batı’nın ilmini ve sanatını almamız gerektiğini ısrarla vurgular. Fakat bunları alırken Batının bizim inanç ve kültür değerlerimize uymayan taraflarına  ambargo koyar.O,insanın faydasına olan medeniyetin peşindedir.Çünkü bilim ve teknoloji insanlığın ortak malıdır. Kültür ise milletlere hastır; başka kültürlerle değiştirilemez. M.Akif, Batının alınacak yönlerini şöyle anlatır:
'Alınız ilmini Garb’ın,alınız san’atını;
Veriniz hem de mesainize son sür’atini.
Çünkü kâbil değil artık yaşamak bunlarsız;
Çünkü milliyeti yok san’atın ve ilmin;yalnız.’
     
    Bu anlayışta olmalı, inancın ve kültürün penceresinden bakarak yaşayışımıza yön vermeli. Çok geç olmadan.