Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: eyc7214
Eser Sıra Numarası: 230214eser57



                                                  KİTAPLAR YOK OLURKEN
         Yıl 2037… Tam anlamıyla teknoloji çağını yaşıyoruz. Şimdi durup düşünüyorum da, hayatımızda çok şey değişti. Bugün artık kitap basılmayacağını öğrendim. Satılmıyor çünkü.
Kitaplardan ayrılmak…Çocukluğumdan beri en yakın arkadaşım olan kitaplardan ayrılmak kolay mı? Bu kadar kötü hissetmem elbette normal. Kitaplarla büyüdüm ben. Küçükken okuma bilmesem de, resmi en güzel görüneni seçip “oku” derdim yanımda okuma bilen kim varsa. “Artık kitaplarımı kendim okuyabileceğim” diye büyük bir hevesle gittim okula. Okumayı ilk öğrenenlerden biri oldum, o günden beri de kitap düşmedi elimden. Kitapları okumadım, yaşadım. Yeni bir kitabı elime alıp kokusunu içime çekmekten daha güzel bir duygu yoktu benim için. Böyle yaparak “hayatıma hoş geldin” derdim yeni başladığım kitaba.
Ama şimdi öyle mi? Teknolojinin hayatımıza yararı olduğu kadar zararının da olduğunu gösteren günleri yaşıyoruz. Kitapların yok olması çok büyük bir zarar. Herkesin elinde teknolojik bir alet, oradan okuyorlar istediklerini. Hatta okumuyorlar, dinliyorlar. Gençliğimde popüler olan “tablet bilgisayarlar” sayesinde çevremdekiler kitaplarını oradan okumaya başlamıştı, zamanla okumayı da bırakıp dinlemeye başlamışlardı. Yıllar geçtikçe kitap alanların sayısı gittikçe azaldı, yeni çıkan teknolojik aletler de kitap “dinlemeyi” daha kolay hale getirdi.Artık küçük çocukların okumayı öğrenme heyecanları yok, ihtiyaçları yok çünkü. Nasıl olsa yanlarından ayırmadıkları “o alet” onlara okuyor ne isterlerse. Bir kitabı bitirme heyecanı da yok artık, dinlendiği için daha çabuk bitiyor kitap.Eskiden heyecanla okuduğum kitabın bitmesine ne kadar kaldığını görmek için sürekli kaç sayfa kalmış diye bakardım.Ne kadar kalmış olursa olsun “az kalmış” diye kendimi kandırır, bir türlü kitabı elimden bırakamaz, daha da heyecanla okurdum. Hele kitap kokusu… O güzelim kokuyu verebilir mi şimdiki metal parçaları? Bir kitabı eline alıp kapağını, sayfalarını inceleyip, kokusunu içine çekmenin verdiği keyfi ne verebilir?
Ya kütüphaneler? Kapısından girdiğim andan itibaren kendimi cennette hissettiğim o mükemmel yerler ne olacak? Kendimi en huzurlu hissettiğim yeri kaybediyorum.Evimdeki bir odayı en değerli eşyalarıma, kitaplarıma ayırdım, kendime bir kütüphane yaptım ama…Yeni kitaplar keşfetmek için gittiğim o güzel kütüphaneler olmayacak artık.
         En yakın arkadaşımı kaybetmiş gibi hissediyorum.O teknolojik aletler bana kitap okurken aldığım keyfi asla veremeyecek. Elveda güzel kokulu arkadaşlarım, elveda huzur dolu mekanım…