Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: fayton5656
Eser Sıra Numarası: 230214eser06


                                                       DÜNLE  KÖRELEN GELECEK
            Zaman; denizin dalgalarında boğuluyor, beyaz gri her bulutun arkasındaki mavi gökyüzünden kayıp gidiveriyor.Korkuyorum saatlerden, yelkovandan akrepten. Soldan sağa dilim dilim götürüyor masumiyeti insanlardan, bu yüzden her saat başı korktukça korkuyorum zamandan.

Sanki
Dünya, gelecekle ilgili hayali olan herkese biraz kan ve biraz da acı vermiş. “Ya bu kana elini bular güçlü olursun ya da masum kalır, ezilen olur acıyla yaşarsın.”demiş. Sanki doğru karar verenleri elemiş, kötüleri yeryüzüne hediye etmiş.

Elindekilerle Aç Kalmak
Doyumsuzluk bitmek bilmiyor, hırslarımız haddini çoktan haddini aşıp bizi esir aldı; vicdansa kapı dışarı. Her an daha da dahasını istiyor insan. Aslında biz ulaşamadıklarımız bir kenara ulaştıklarımızla aç kaldık. Gözümüz doysun diye de göz dikmedik bir şey bırakmadık.

İnsanlık’ımız
“Benim acım birinin gülüşüne sebep olabilir ama benim gülüşüm asla bir başkasının acısına sebep olmamalı.”demişti Charlie Chaplin. Bizse küçük bir çocuk ısrarcılığında, üç beş kağıtlık mutluluk adına; ne ağlatmadık çocuk ne üzmedik insan ne de yüzmedik hayvan bıraktık. ‘Fazla mal göz çıkarmaz’ hesabıyla bürüdü gözümüzü dünya malı. Yüksek mevkilere ulaşabilmek için de merdiven yaptık kırdığımız elleri kolları. Yavaş yavaş, tane tane böyle attık içimizdeki ‘insanlığı’.

Hayallerini Çaldık
Çoğumuzun elinde hayalleri saklı bazı çocukların. Eğer biz olmasaydık; dünyanın en rengarenk hayallerini kurabilirlerdi, yarınları güzel kılabilirlerdi, benliklerini düşünebilirlerdi… Şimdi mi? Şimdiyse tek dilekleri gökyüzüne hoyratça meydan okuyan mermilerin ana babalarına isabet etmemesi. Biz küçücük çocukları bile olgunlaşmaya mecbur bıraktık.

Belki
Siz bu kelimeler üzerinde göz dolaştırırken bile hırsları uğrunda kazandığı para tomarlarının arasında bir insan daha kayboldu. Belki bir çocuk daha öldü ve bir ailenin daha ocağından gözyaşıyla harlanan ateşin gürültüsü yükseldi.

Artık dönmesin ibreler
Yaş almasın bedenler
Çökmesin suratlar
Hapsolsun zaman
Şu an, geleceğe teslim olmadan
Durmuyor
Gücüm yetmiyor
Tutamadım seni zaman!

Şimdi Gelecek Nasıl Gelecek
Canını yaktıklarımızın ahlarından, ağlattığımız masumların gözyaşlarından etleşmiş bir el ayna tutacak vicdanımıza, vicdanımızın en karanlık yerine… Sızlayacak bir kalbimiz olmayacak belki ama gözyaşımız akacak. Gelecek, “Ağlama sırası sizde” diye haykırdığında gözyaşlarımız aynayı tuz buz edecek. Zaman geçecek üstümüzden akıl gidecek fikrimizden. Üzdüğümüz, aldattığımız, her insanda biraz daha yaşayacağız yerin dibinde. Bize bu utanç içinde yaşamaktan ya delirmek kalacak ya da atacağımız son kurşunu kendi vicdanımıza hizalamak.
           
Tik tak tik tak tik tak…
Vicdan müessesemiz kapandı!