Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: feza5148
Eser Sıra Numarası: 220214eser34


          BAŞARININ GİZ(EM)Lİ ANAHTARI: ENDİŞE
İnsanoğlu, varoluşundan bu yana, iç ve dış dünyasındaki birçok varlıktan, olgudan ve nesneden endişe duymuş, sahip olduğu endişe edebilme kabiliyeti sayesinde, tarih sayfalarında nesli tükenmeden varlığını sürdürebilmiştir. İnsan, öngörü ve sezi kabiliyetine doğuştan sahiptir. Ruh âlemlerinde tasarladıkları, bitmek tükenmek bilmeyen endişeleri sayesinde ayakta durabilmiş, yere sağlam basabilmiş ve geleceklerini kendi açılarından en güzel biçimde şekillendirmiştir. “Peki, neden?” diye soracaksınız. Çünkü insanoğlu bu endişeleri sayesinde, benliğini realistik temellere sağlam bir biçimde oturtmuş ve yaşadığı zaman diliminde gerçekleştirdiği eylemlerini, gelecekte oluşabilecek doğal, olumlu veya olumsuz sonuçları tasarlayarak uygulamıştır. Bir örnekten yola çıkacak olursak; iyi bir üniversite kazanmak ve güzel bir meslek sahibi olmak için çalışan bir lise öğrencisi hayal edelim. Peki, size soruyorum. Sizce bu öğrenci gelecekte elde edeceği konum dolayısıyla girdiği endişesinden doğan bir çalışma azmiyle derslere dört elle sarılsa mı daha güzel bir sonuç elde eder; yoksa gamsız, tasasız, lise yıllarını boş geçirerek mi? Sanırım cevap aşikâr. Kararında, sınırları ve dozu kontrol altında tutularak, bireyin kendisini buhranlar altına sokmadan sahip olduğu gelecek endişesi, kişiyi her zaman muvaffak kılacaktır.
Her insanda olduğu gibi, doğal olarak şahsımın da, çok küçük yaşlardan beri, hayatımın belirli dönemlerinde sahip olduğu bir takım endişelerim oldu. Ortaokuldayken “Acaba güzel bir lise kazanabilir miyim?” endişesi, henüz gelecek adına planlar yapabilme yetisine, yaşım itibariyle, tam olarak haiz olamamama karşın, sahip olduğum içgüdüsel kaygı dürtüleri sonucunda beni disiplinli ders çalışmaya yöneltmiş ve neticesinde güzel bir puan alarak Askeri Liseler Sınavı’nı kazanıp mülakat aşamalarına geçebilme şansına sahip olmamı sağlamıştır. Fakat endişe aşaması tabi ki burada sona ermedi. Önümde beni bekleyen zorlu bir mülakat safhası vardı. Mülakat safhasından önce uzun soluklu bir tatil yapabilme olanağına sahip oldum. Fakat bu tatilde bile endişelerim beni asla yalnız bırakmadı. Çünkü insan, bir şeyi ne kadar başarmak isterse, o şeyi başaramamaktan o kadar endişe duyar. Ben de bu yoğun endişeler sonucu özellikle spor safhası için epeyce bir çalıştım. Bu yönde çok eksik olmama rağmen, yeterince çalışmanın verdiği güven ve tatlı bir huzurla mülakat aşaması için İstanbul’un yolunu tuttum. 

Nihayetinde mülakatlara girdiğimde, testleri başarıyla tamamladığım ve Hava Lisesi’ne girmeye hak kazandığım açıklandı. Peki, bunları başarmamın temelinde yatan ana sebep neydi? Kanımca, sahip olduğum endişe duygusu bana gayri ihtiyari yön vererek, benim bir kez daha kazanmayı amaçladığım bir hedef yolunda muvaffakiyetle ilerlememe sebep oldu. Yani doğru yönde kanalize ettiğim endişe, benim kontrollü bir biçimde, sağlam adımlar atarak hedefime yürümemi sağladı. Şu an Hava Lisesi’nde öğrenimime devam ediyorum. Peki, endişelerim sona erdi mi? Tabi ki hayır. Hâlâ yolun başında olduğumu söyleyebilirim. Şu an öğrencilik safhasında olmama karşın “Acaba Hava Harp Okulu’na gidebilecek miyim?”, “Sağlık muayenelerinden geçip pilotaj eğitimine başlayabilecek miyim?”, “Acaba pilotaj eğitimimi başarıyla tamamlayıp, pilot olabilecek miyim?”, “Acaba kurmaylık sınavlarını kazanıp, kurmay subay olabilecek miyim?” “Kurmay subay olabilirsem, acaba generalliğe yükselebilecek miyim?” ve daha nice endişeler yumağı şimdiden benliğimi çepeçevre sarmış durumda. 

Fakat daha önceki cümlelerimde de belirttiğim üzere, endişe duygumu, doğru yönde kanalize ederek aslında çok büyük bir nimet olan bu dürtü vasıtasıyla hedeflerimi gerçekleştirebileceğime inanıyorum.
            Sonuç olarak; endişe, insanın var oluşundan bu yana, ona entegre edilmiş ve ondan hiçbir yolla koparılamayacak bir parçadır. Bu duygu insanın başarısını bütünleyen bir unsur ve insanı doğru kararlar verebilmesi yönünde etkileyen en iyi dürtüdür. Her zaman endişelerinizi kontrol altında tutun, onun sizi esir etmesine izin vermeyin ve bu kavramı hayatınızdan asla çıkarmayın. Unutmayın ki geleceğinden endişe etmeyen bir insanın muvaffak olması söz konusu değildir…