Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: gözlük2726
Eser Sıra Numarası: 220214eser28



                             İLERLEYEN TEKNOLOJİ, GERİLEYEN İNSANLIK

      
Ben Selin. Daha 16'mdayım. Bana geleceğe dair endişelerimi soruyorsunuz. Bu yaşımda ne endişem olabilirdi ki? Yarışmayla karşılayıncaya dek bunu düşünmemiştim bile. Ama etrafıma bakma zamanı gelmişti. Bakınca da pek iyi şeyler görmüyordum. Gözüme en çok çarpan şey teknolojik aletler ve sürekli onlarla uğraşan insanlar oldu. Sizde benim gördüklerimi görüyor musunuz? Sizde rahatsız oluyor musunuz? Sizde düşünüyor musunuz enine boyuna? Sizde korkuyor musunuz benim gibi? 
Ben bu yaşımda düşünüyorum.Düşünüyorum, çünkü endişeleniyorum.Günümüz teknolojisinde oldukça yaygın olan ve insanın beynini uyuşturan bir çok alet var. Hemen hemen hepimizin evinde kişisel bir bilgisayar vardır. Bunun yanı sıra her aile bireyinin elinde akıllı telefon ve dahası...
Sorumsuz ailelerin ya da çocuğuna iyilik yaptığını sanan düşüncesiz evebeynlerin, henü 6-7 yaşlarındaki küçücük bir çocuğun eline oyuncak diye verdiği canavarlar, bilin bakalım neye sebep oluyor? Evebeynler iyi mi yapıyor yoksa kötü mü?
Gittikçe teknolojinin ilerlediğini sananlar, yanılıyorsunuz! Gittikçe ilerleyen teknoloji değil, gittikçe uyuşan beyinler var. Günümüzde buluş ve icatlar yok denebilecek kadar az. İlerleyen teknoloji yüzünden ortaya yeni bir şey çıkarmak yerine var olanın üzerine bir şeyler bindiriliyor. Bu konu göreceli olarak değişse de bazı bilim adamlarının araştırmaları acı gerçeği gözümüzün önüne seriyor.


Teknoloji yanlış kullanıldığı sürece bize hiç bir fayda sağlamaz. Sadece bedenimize ve beynimize zarar verir. Araçların yaydığı radyasyon her zerremize zarar veriyor. Tehlikeli hastalıklara yol açıyor, kanser riskini çoğaltıyor. Bugün, biz bu durumdan böylesine şikayetçiysek ve hastalıklardan böylesine korkuyorsak yarın öbür gün teknoloji bizim çocuklarımızı, gelecek nesilleri nasıl etkileyecek? Korkuyorum!
Sağlığımızın yanı sıra sosyal hayatımız da bir o kadar etkileniyor bu durumdan. Teknolojiyle iç içe olmak sosyallik, iyi bir şey sanılır. Bence tam aksine, asosyalliktir. Güzel, güneşli, yumuşak bir havada, bir deniz kıyısında arkadaşlarımızla sohbet etmek için dışarı çıkıyoruz, "sosyallik" adı altında. Bir masa etrafında 4-5 yakın arkadaş düşünün. Normal olan herkesin sohbete katılmasıdır. Ama artık böyle değil. 5 kişiden 3'ü kafasını telefona gömmüşken geri kalan sadece 2 kişi sohbet edebiliyor. O da ne kadar sağlıklı olursa... Bu korkunç, çok korkunç. Sohbetin s'sini dahi göremiyoruz. Şimdi düşünün, bugün böyleyse yarın nasıl olacak?


Aynı zamanda internet üzerindeki yüz milyonlarca kullanıcısı olan sosyal ağlar... Adeta tehlike saçıyorlar. Tüm gününü orada harcayanlara şahit oluyorum. Hatta bağımlılarıyla bile karşılaşıyorum. Acınası bir durum. Pırıl pırıl bir gençlik, teknolojinin kurbanı... Büyüklerim hep anlatır; eskiden akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, plazma televizyonlar şöyle dursun renkli ekran tüplü televizyon bile ne zor bulunurmuş. Evdeki herkes siyah beyaz tek bir kanalı bahane ederek toplanıp birlikte hoş sohbetler eder, güzel akşamlar geçirirlermiş. Şimdi ise evebeynler kendi yaptıklarının cezasını çekiyorlar. Daha 6-7 yaşındaki çocuğun eline, ne maksatla verildiği bilinmez, telefon veya tablet veriyorlar. Çocukları bağımlısı olunca da tüm suçu onlara yüklüyorlar. Bir kez olsun dönüp kendilerinde suç aramıyorlar, "biz hata mı yaptık?" demiyorlar. Halbuki şimdi elinden bıraksın diye direttiklerini zamanında onlar kendi eliyle vermedi mi? Ah ebeveynler, iyi mi oldu şimdi böylesi! Sonra da ağızlarına sakız olan o cümle: " Şu telefonu bırak biraz da yüzünü görelim"


      İyi sandığımız teknoloji yüzündeki maskeyi çıkarınca dank ediyor kafamıza acı gerçekler... Her istediğimize anında ulaşabiliyoruz, çoğu işimizi kılımızı bile kıpırdatmadan internetten halledebiliyoruz diye çok faydalı sanıyoruz. Ama yanılıyoruz. Bu bizim beynimizi, pratik zekamızı öyle etkiliyor ki, bazen yanılıp yanılmadığımızı bile düşünemiyoruz. İşte, teknoloji bizi bu hale getiriyor. Teknoloji ilerledikçe insanlık geriliyor. Ben pırıl pırıl bir gençliğin teknoloji kurbanı olmasını, yaşayabileceği tüm duyguları sanal ortam üzerinde yaşamasını istemiyorum. Ben gerçek bir dünya istiyorum! Teknolojiye bir mola verip biraz düşünmek gerek. Bazı şeyler dozunda ve doğru kullanıldığında güzel, tıpkı teknoloji gibi...