Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: gurbet1771
Eser Sıra Numarası: 230214eser82


                                                  TEKNO-DÜNYA
           Günümüz dünyasında teknolojik aletlerin çok önemli bir yer tuttuğu ve artık hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Yolculuk yaparken, oyun oynarken, müzik dinlerken ve hatta banyo yaparken bile teknolojiden faydalanmaktayız. Fakat “Nereden geldi bu teknoloji hastalığı başımıza?” , “Şu an ne konumdayız?” ve en önemlisi de “Nereye doğru gitmekte teknolojik yenilikler?” gibi soruları çok az insan sorgulamaktadır. Yani bir anlamda teknoloji, insanı diğer canlılardan ayıran temel faktör olan zekâsını deyim yerindeyse “uyuşturup” , etraftaki olayları sorgulamalarını engellemektedir. Biz de tüm bu bakış açılarını ilham alarak tarihi süreci incelemeye ve gelecekteki etkilerini sorgulamaya yani var olmaya doğru yolculuğa başlayalım.
1800’lü yıllarda James Watt’ın buharlı makineyi bulmasıyla Sanayi Devrimi’nin etkileri, günümüze kadar pek çok şekilde karşımıza çıkmıştır ve çıkmaya devam etmektedir. Bu karşılaşmaların birçoğu Kozmos’u bozmuş, ona zarar vermiştir. Şüphesiz ki bu karşılaşmaların en büyüğü, Bill Gates’in geliştirmiş olduğu Microsoft yazılımının IBM marka bilgisayarlarda kullanılmaya başlanmasıyla meydana gelmiş ve bugün geldiğimiz noktada bilgisayarlar, istesek dahi hayatımızdan söküp atamayacağımız aletler olmuştur. Artık her evde ve işyerinde bulunan bilgisayarların toplam sayısı 1 milyar 600 milyonu geçmiştir ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Fakat düşünürler tarafından belirtilen onca totolojik düşünceye rağmen kimse bu bilgisayarların ve teknolojik cihazların nasıl yapıldığını, kimler tarafından kimlere yaptırıldığını, nasıl pazarlandığını ve hepsinden önemlisi bu kadar çok cihazı ve bilgisayarı yapacak hammaddenin nereden geldiğini sorgulamamakta sadece pragmatik  bir yaklaşımla “ Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” düşüncesiyle hareket etmektedir. Fakat o teknolojik yılan, bir gün onları bulacaktır.Hal böyle olunca yaşamımızdaki önemli kaygılardan birinin daha oluşması kaçınılmaz hale geliyor.
Teknolojik aletlerin hammaddesi olarak gösterilen metal, demir, çinko, kobalt,krom ve silisyum gibi topraktan çıkan maddeler, belirli işlemlere tabi tutulduktan sonra bilgisayarı oluşturmaktadır fakat asıl soru 1 milyar 600 milyon bilgisayarı yapacak hammaddeniz nereden bulunduğu ve bundan sonra üretilecek cihazların hammaddesinin nereden geleceğidir. Çünkü bütün cihazlar, üretildikten beş yıl içerisinde geri dönüştürülmezse bir daha geri dönüştürülememekte ve artık birer çöp yığınına dönüşmektedir. Bu çöplerin bugün atıldığı yer ise Afrika’nın kuzey tafralarıdır ve o bölgede yaşayan insanların hayatları “teknolojik çöp yığınından” çok büyük risk altındadır. Fakat bir o kadar önemli olan başka bir konu ise kurduğumuz bu “tekno-dünya”nın hammaddelerini, dünyanın bize ne kadar verebileceği, çünkü yaşadığımız dünyanın da sonsuz kaynağı yok ve elbet bir gün bu kaynaklar bitecektir.
          İşte o gün insanoğlunun kurduğu bu “tekno-dünya” artık sona doğru yaklaşmaya başlayacaktır. Zaman hızla akıp gitmekte ve Herakleitos’un “Aynı derede iki kere yıkanamazsınız, çünkü ilkinden sonra o ırmaktan çok sular akmıştır o artık aynı ırmak değildir.” sözünde de belirtilmiş olduğu gibi zaman da hızlıca geçip gitmekte ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Tabi bundan en büyük zararı da yine olayın başkahramanı olan insanoğlu görecektir. Dileğim bütün bu yanlışlar zincirinin bir an önce son bulmasıdır. Aksi takdirde  teknoloji çöplüğünde boğulmak kaçınılmaz olacak. Sahi nereye sığacak bu kadar hızla değişen teknolojik alet eskileri? Üstelik uzayı da kirlettik neredeyse…