Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: kinyas2000
Eser Sıra Numarası: 091213eser04


HEPİMİZİN HİKAYESİ
        Doğumumuzdan ölümümüze kadar bize sunulan hayatın gerçekleri tıpkı birer kilit misali,teninize değen  demir parçası sizi ürpertir de tüyleriniz diken diken olur ya işte hayatımız boyunca önümüze konulan engeller  bana bunu anımsatıyor. Bir zamanlar benim yaşımda olup da hayatlarını belirleyen dönemeç için yıllarca  çalışıp didinen insanların başına gelmiş olduğu gibi artık bu sorun benim de başımdaydı. Sıram gelmişti ve  sahnede duran diğer oyuncular benim içeri girmemi bekliyordu.Evet,perdenin arkasında sergilenen oyun  benim geleceğimdi…Sahneye doğru ilerledim ve yerimi aldım.Tam sahnenin ortasında duruyordum. Burada  olmak için neleri yaşamayı kaçırmıştım?
 Hedeflerim uğruna yıllarca çalıştım ve geleceğe dair planlar yaptım kendi küçük dünyamda.  Ailemin,arkadaşlarımın,öğretmenlerimin benden beklentileri var.Haliyle bu durum omuzlarıma bir yük daha  bindiriyor bu genç yaşımda. Adımlarımı doğru ve emin atmalıyım,atmalıyım çünkü geleceğimi düşünmeye  mecburum. Ailemin ileride ne bana bakacak durumu var ne de bırakabilecek bir serveti. Kendi geleceğimi  kurmak için okumaktan başka bir şansım yok. Ancak günümüz şartlarında okumak,deveye hendek atlatmak  kadar güç. Gelecekle ilgili kaygılarım yüzünden yaşadığım ânın tadını bile doyasıya çıkaramıyorum.  Şimdilerde kapalı kapılar ardından geleceğime endişe dolu gözlerle bakıyorum. Aklımda sürekli tek bir  soru… Ne yapmalı?
  Geleceğe dair kaygılarım gün be gün artıyor. Yaşadığım ülkenin bulunduğu konum ve sürekli değişen eğitim  sistemi beni hiçliğe doğru itiyor. Sanki Tanrı cennetten çıkma güzelliklerle çevrili krallığından tahtına oturduğu  yerden dünyayı izlerken bir yandan da parmaklarına geçirdiği kuklalarla hayatıma yön veriyor,adeta beni  sınıyor. Umuttan yoksun bir beyin nasıl olur da ideallerini gerçekleştirebilir? Bu maraton beni öyle bir hale  düşürdü ki artık sağlıklı düşünemez oldum. Bazı akşamlar yatağıma uzanıp pembe düşler kuruyorum.  Varsayıyorum ki istediğim üniversiteyi kazandım. Peki ya sonra? Bir anda aklıma yüzlerce okumuş işsiz  geliyor. İşte o an,kurduğum tüm düşler tıpkı rüzgarda savrulan bir balon misali elimden uçup gidiyor. Hayatın  gerçekleri yüzüme bir tokat gibi iniyor. Anlayamıyorum,biz gençlerden istenen iyi bir gelecek sahibi olmak  için  iyi bir üniversiteye girmemiz değil mi ? O zaman neden bu ülkede binlerce nesil işsiz?
 Ortalama on altı sene uğruna kitaplar eskittiğimiz bu eğitim sistemi bizden 135 dakika içerisinde on altı  senelik bilgiyi önümüzde duran kitapçığa dökmemiz bekleniyor. Peki ya son yıllarda ülkemizde yapılan bir  araştırmaya göre gençlerin sınav stresi nedeniyle intihara girişim oranının Avrupa’dan daha yüksek olduğunu  biliyor muydunuz? Bu durumda biz gençlerde mi hata aranmalı yoksa hala düzene oturmamış eğitim  sistemimizde mi emin olamıyorum….
       Ülkemizin şartları bana şunu gösteriyor ki ; İyi bir üniversiteden mezun olsam bile iş bulabilme ihtimalim  meçhul…