Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: konak1117
Eser Sıra Numarası: 230214eser68


                                                        ROBOTLAR SEVEMİYOR
            Bir şehir düşlüyorum.Uçurtmalarımı uçurabileceğim,bisikletimle gezebileceğim, insanların telefonlarına bakıp gülümsedikleri değil de birbirine tebessüm ettikleri, çocukların bilgisayarlarla, teknolojik aletlerle değil de çelik çomakla, saklambaçla büyüdükleri…Bir şehir düşünüyorum, büyüklerin körebe oynamadığı.
Bazı zamanlar bencil olduğumu düşünüyorum. Haykırasım geliyor insanlığa “Bana sevmeyi anlatır mısınız?” diye. Cevap alamamaktan korkuyorum.Robotlaşmış büyüklerimin de bu sorunun cevabını bildiklerini pek sanmıyorum. Kara camlı jiplerden inip sabah kuş sesleriyle işine giden, alelacele yenen simit değil de taze ekmek kokusuyla güne başlayan, ailesiyle zaman geçiren abilerim, ablalarım nerede? Birbirini seven o insanlar nerede? Onları da mı katlettiniz yoksa? Artık kutlamayacağım doğum günlerimi. Parayla satın alınan bir mutluluk istemiyorum. Sevgiyle bahşedilen bir mutluluk istiyorum. “Anne, baba beni mutlu etmek için servet ödemenize gerek yok, birlikte yapacağımız bir piknik çok mutlu edebilir.” demek istiyorum. Belki birkaç parça giysim eksik olabilir dolabımda, yeni çıkan bir telefonum da eksik olabilir. Bunların hiçbiri sevginiz kadar önemli değil. Saydıklarımın eksik olması beni güçsüz biri yapmaz; fakat benden esirgeyeceğiniz sevgi yarım bir hayat anlamına gelir. Bu tüm insanlar için böyle değil mi? Bazen tüm insanları bir araya toplayıp “Haydi sizle bir oyun oynayalım. Şimdi elinizdeki silahı, bıçağı, tüfeği ve sol yanınızda içini dolduramadığınız o parçayı bir kenara koyun. Ben size birbirinizi nasıl seveceğinizi öğreteyim. Siz de bana kanların hiç dökülmediği, insanların birbirine güvendikleri, penceremi açtığımda korna sesleri yerine kuş senfonisi duyabileceğim bir şehir bırakın.” demek istiyorum.
Patronunuzla değil de bir kerecik de olsa çiçek kokularıyla sınanın. Çobanheybesini, aslanağzını, hanımelini anlatayım sizlere. Burnunuza gelen egzoz kukularından sıkılıp başka kokular duymak istersiniz belki. Şık restaurantlarınıza diyeceğim bir şey yok. Gökdelenlerinizden inerseniz köyde alınteriyle yanan mis gibi domatesimizden, biberimizden, içtenliğimizden ikram etmek isterim. Acıyan gözlerle bakıp köy kokusunu sevginin pamuk şekeri kokusu gibi burnunuzu tıkamanızdan korkuyorum. Pis deyip hor gördüğünüz köylerimiz henüz insanlığınız kadar kirlenmedi.
Korkuyorum. İnsanların kulakları duyuyorken biibirimizi duyamamızdan. Gözleri görüyorken birbirini görememesinden. Ellerini balon tutmak için değil de mesaj yazmak veyahut birbirilerinin kuyularını kazmak için kullanmalarından. Birbirlerine “İyi ki varsın.” diyecekleri yerde hakaret etmelerinden ve en önemlisi de sanırım ‘sevgi’ kadar sıcak bir duygu varken kalplerini soğuk paralarıyla doldurmalarından.
      Sanırım gelecekte bilgisayarların yazılımlarını bilen fakat sevmekten bihaber dostlarımız olacak. Uçurtmalarımız gökdelenlere çarpıp yere düşecek, yerle bir olan insanlığımız gibi. Merhaba bana sevgi dışında her şeyi veren anneciğim, babacığım! Merhaba robot abilerim, ablalarım! Merhaba benden tüm bunlara rağmen mutlu olmamı isteyen geleceğim!