Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: kırmızı7253
Eser Sıra Numarası: 220214eser55



                                                                   SARI BOTLAR
           Hızla küreselleşen bu dünyada gelecekle ilgili endişelere kapılmamak elde değil. Değişimin getirdiği yararlar zararlar, yaratılışlar yok oluşlar her ne kadar yaşamımızın bir parçası gibi kabul edilse de . Herkesin diline pelesenk ettiği ve hakkında fikir sahibi olduğu sıradanlaşma konusunun dönemimizin sorunlarından biri ve geleceğimizin en büyük endişe kaynağı olduğu kanaatindeyim. Gelişme karşıtı bir birey olmamakla beraber bu sorunun gelecekte kat kat büyüyeceği konusunda keşke tüm dünyayı uyarma gibi bir şansa sahip olsaydım diyorum. 

Toplumda irili ufaklı her kitlede görülen sürü psikolojisinin yavaşça diyemeyeceğim ama hızlı bir şekilde ve hepimizin, hepinizin gözleri önünde yayılması beni ürkütüyor. Şimdi şimdi belirtilerini gösteren bu aynılaşma salgını etrafımızı sarıyor. Bu satırları yazarken bile herkes tarafından nasıl yazılıyorsa öyle yazmalıymışım gibi hissediyorum. Neden? Çünkü toplum olarak, bize benzemeyeni bizden kabul etmiyoruz artık. Kabul edilmek için benzemeye çalışıyoruz. Bu sebeple yaratılan profiller değişime uğratılamıyor maalesef. Sıradan öğretmenler,sıradan yazarlar çıkıveriyor karşımıza. Farklı olmak insanın hamurunda vardır. DNA’larımız bile birbirinden o kadar farklı ki. Doğamızda olan bu değeri yavaş yavaş yitiriyor olmamız işte bu yüzden çok acı.
Bu tektipleşme denen virüs gittikçe yayılıyor. Beyinlerin, düşüncelerin, hislerin rengârenk olduğunda hemfikirim. Bu virüsün yaptığı hepsini tek bir renge çevirmek. Bu ister siyah ister kırmızı olsun. Maharet renkte değil aynı olmalarında zaten. Herkes aynı seviyor, aynı cümleleri sarf ediyor sevdiklerine. Aynı hediyeler aynı dükkânlardan aynı çiçekler aynı çiçekçilerden alınıyor. Güzel bir gülüşü olsun istiyor herkes.”Gülüşüm güzel görünsün yeter” diyor. Gülüşünü güzelleştirecek işler edinmek yerine gülüşü güzel olanlara benzemek istiyor. Sıradanlaşmak onunla aynı olmak istiyor.

 En basit örnekleri kendi çevremde görüyorum ve günbegün etrafımızı saran tekdüzeleşme hastalığını gözlerim yaşlı izliyorum. En basitinden çevremdeki arkadaşlarımın hiç şüphesiz yarısı bu belli bir markaya ait olan sarı botlardan giyiyor. Elif giymiş diyip Ezgi de alıyor, Ezgi alınca Nermin’in ondan eksiği olmadığı için o da alıyor ve bu kadar çok kişi giyiyorsa ben de almalıyım diyorsun değil mi sen de? Bir arkadaşım bir sosyal paylaşım sitesine arkadaşlarıyla kendi evinde toplandığı gün bir fotoğraf atmış. Kapılarının önünde bahsettiğim botların yaklaşık on tanesiyle bir sıra oluşmuş ve bunun fotoğrafını çekip bu paylaşım sitesine koymuş. Yorumlar çok eğlenceli olsa da bu fotoğraf globalleşmenin en acı göstergelerinden biri gibi geliyor bana. Gerçekten hepsi sevdiği, beğendiği için alıyor olabilir bu botları. Bu durumda söyleyecek bir sözüm olmaz elbet. Ama bilinçaltlarına kazınmış onların bile farkında olmadığı sürü psikolojisi bence en az yarısının bu botu seçmesinde etkili olmuştur. Sonra düşündüm o arkadaşlarımı; aynı botlar, aynı ceketler yedikleri yiyeceklerden evlerindeki musluklarının markasına kadar her şeyleri aynı.

 Henüz kaybetmiş sayılmayız fikirlerini çünkü henüz nu hastalık benim korktuğum boyutta sarmadı etrafımızı. Ama endişem de bu; ya sararsa? Ya bir süre sonra aynı Paşabahçe marka bardaktan su içtikleri için aynı Gap marka Türkçesi bile olmayan sweatshirtleri giydikleri için aynı düşünmeye de başlarlarsa? Ya hepsi birden o ayaklarındaki sarı botları ayaklarından çıkarıp kafalarına takarsa? Ya hepsi aynı renk olursa? Gözlerimi kapattığımda ilk beni dürten şey bu sanırım.
Korkularımdan ve endişelerimden bahsetmek bana hep zayıf noktalarımı göstermek gibi gelmiştir. Ama bu endişemi dile getirmezsem kat kat büyüyeceğine şüphem yok.
Ben herkesin senin gibi olmasından endişe ediyorum.
Ben herkesin senin gibi giyinmesinden endişe ediyorum.
Ben herkesin kendi benliğini kaybedip sana dönmesinden endişe ediyorum.
Ben berrak zihinlerdeki süzgeçlerin aynı olmasından endişe ediyorum.
         Korkularım çevremdeki örneklerin artmasıyla daha da artıyor. Elbette gelecek sadece endişelere ev sahipliği yapmıyor. Birçok pozitif olgu da gelecekte bizi bekliyor. En basitinden teknolojiyle iç içe kolay ve hızlı hayatlar yaşıyoruz. Dünyanın bir ucundaki insanı diğer bir ucundan görebiliyor, onunla konuşabiliyoruz. Bu gerçekten heyecan verici bir şey fakat endişelerimin sebepleri baş göstermeye devam eder ve biz sıradanlaşmaya devam edersek, dünyanın bir diğer ucundaki insanı görme heyecanımızı ve zevkimizi de yitireceğiz. Çünkü zaten hepimiz aynı olduğumuz için bu kişiyle edilen sohbet size bir tat vermeyecektir. Aynı olmaktan korkuyorum. Siz korkmuyor musunuz? Eğer korkmuyorsanız bu da iyi bir şey; çünkü bu da bir farklılık demektir.