Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: kübik5959
Eser Sıra Numarası: 230214eser42


                                  UMURSAMIYORUM ÖYLEYSE TAMAMIM
          Hayattan az çok ders çıkarmış olan insanları "tecrübe sahibi" olarak adlandırırız. Böyle insanların hep kanayan yaralarıdır yaşamlarından aldıkları dersler. Eskilerinden ders çıkaran bir insan yenilerin karşısına neler çıkarabileceğini bilir. Daha temkinli adımlar attırır bu dersler ona. Ama ne kadar önlem alsa da her insanın geleceğe yönelik endişeleri vardır mutlaka. Elbette ki benim de... Başkaları neler düşünür bilmem ama beni en fazla neslimin bohemliği korkutuyor. En çok da insani değerlere karşı olan bohemliği…
Bana öyle geliyor ki tek derdimiz çevremizdekilerin ne yaptığı, ne ettiği olmuş. İki kuşak öncenin gençlerinin düşünceleri , fikir yapısı nere , benim kuşağım nere... Daha da kötüsü bundan ileriki kuşakların nasıl olacağı. Biz böyleyken onlara ne verebiliriz? Kendimden küçükleri izliyorum zaman zaman ve onları beğenmiyorum. Biz böyle miydik diye soruyorum. Ve eminim benden bir-iki yaş büyükler bile benim dönemimi beğenmiyordur. Her gelen daha da beter geliyor. Bir hayal dünyası kurmuşuz ,içinde  kendimizi eğlendiriyoruz. Dışarıda savaşlar oluyor , evlere ateşler düşüyor , çocuklar ölüyor, insanlar tenlerinin renginden dolayı sınıflandırmalara tabi tutuluyor , zulüm artıyor , fakirlik ve açlık binlerce canı alıyor ama biz ilgilenmiyoruz böyle şeylerle. Bunları bilmemek ayıbın biri , umursamamak da diğeri. Bir araya gelip sohbet ettiğimiz zaman saçma sapan şeylerden başka konuşacak hiçbir şey bulamıyoruz. Nerede oturduk , kiminle kalktık , kiminle yedik , ne içtik. Kafası boş işlere basan genç müsveddeleri olduk çıktık. Bugün böyleysek yarın ne oluruz diye düşünmeden edemiyorum. Bizden sonra gelen ne olur o da ayrı bir merak konusu. Çocukluğumdaki oyun oynarken saatin kaç olduğunu unutup akşamın geç saatlerine kadar eve girmediğim günleri hatırlıyorum. Anne babalar o zamanlar bu kadar korkmuyordu , insanlara güveniyordu. Bugün ise kapımızı kilitlemeden uyuyamıyoruz , saldırırlar diye sokakta para bile sayamıyoruz. İnsanlardan korkuyoruz. Çünkü zaman bize bunu öğretiyor.

Değerlerimizi yitirmişiz. Değerlerini yitirmiş , beyni boş , kalbi boş ve zamanı bu boşluklarla tıka basa dolu olan insanlar oluyoruz. Gerçekle hayali , doğruyla yanlışı , yalancıyla dürüstü ayırt edemez olduk. Bunlardan kötüsü olamaz diye bir kaide yok. İleride değerleri , amaçları , beyni boş insanlar arasında olmak en büyük korkum. Bu durumun önüne geçilir mi bilmiyorum ama bu hale nasıl gelebildiğimizi tahmin etmek pek de zor değil. Hiç kimse esas gayesinin ne olduğunu bilmiyor. Sadece kendine yaşıyor. Başkalarının ne giydiği , ne yediği , ne içtiği önemliyken onlara verdiği zararları kimse düşünmüyor. Çıkar dünyası deyip çıkıyoruz içinden işin insani tarafını düşünmeye yanaşmıyoruz.Çünkü beynimiz ağzına kadar dolu! 
      Cesaretimiz de yok zaten ipin ucu bize kadar gelecek. İşte yine egoistliğimize çıktı bütün yollar. Bu yollar nereye varır bilmiyorum fakat kötüyle yuvarlanıp gitmemeyi umarım başarabiliriz.



önceki eser / sonraki eser