Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: kübra6514
Eser Sıra Numarası: 220214eser57


                                                         -MUŞ GİBİ YAŞAMAK
      Kuşlar göklerde süzülürler. Kanatları onlara ağırlık vermez hiçbir zaman. Ta ki önlerine gür ormanlar çıkana kadar.
Ben bir öğrenciyim. Kuşların kanatları gibi hayallerim vardı ayağı yere basmayan. Zaten gerçekleşmesi mümkün olsa hayal değil, amaç olurdu benim için. Ve ben gür ormanlar gibi uzanan meslek hayatımı en iyi şekilde biçimlendirmek, o gür ormanlardan kendime yeni bir yaşam oluşturmak istiyorum.
Kendime soruyorum çoğu zaman hangi mesleğe daha yakınım diye. Psikolog olmalıyım diyorum sonra. Çalışma alanı geniş. Her yerde iş bulabilme imkanım oldukça yüksek. Ama sonra bir soru takılıyor aklıma: Sevinmeli mi yoksa üzülmeli mi bu duruma?
Sevinmeliyim diyorum sonra. Ne de olsa geleceğim söz konusu. Bunca yıllık eğitimden sonra artık meslek sahibi olacağım. Niye üzüleyim ki? Hem yardıma ihtiyacı olan o kadar çok insan var. Çevremizde psikolojik destek görmesi  gerekenlerin sayısı oldukça fazla. Peki bu hale nasıl geldik biz?  İnsan, insanın bu halini düşününce iş bulacağı için sevinir mi hiç? Ya da herhangi bir bakım evinde kişi başına bir psikolog düştüğünü duyunca? O kadar ihtiyaç mı oldu artık?
Ülkemizde her geçen gün problemli insan sayısı artıyor.Kimisi hapishanede buluyor kendisini, kimi evlilik danışmanlarında, kimi de çocuk esirgeme kurumları veya huzur evlerinde. Buralarda iş bulmak herkesi sevindirir. Bir geçim kaynakları olacak sonuçta.Hiçbir endişe duymazlar bu durumdan.Gözleri kapalı, çevreye duyarsız…Tek amaçları para kazanacak bir kapı bulmak olmuş.
Gelecek gerçekten gelecek mi, yoksa hepimiz bir çıkmaza gözlerimiz kapalı mı yürüyeceğiz? Zaman geçtikçe düşünme eyleminin adı bile kaybolacak ve biz önceden yazılmış bir senaryoyu oynar gibi hayatı yaşayacağız. Kulaklar duymayacak, gözler görmeyecek ve insanlar hissetmeyecek zamanla.
      Tüm bunları düşününce bir huzursuzluk kaplıyor bedenimi. Zihnim yeni düşüncelere gebe kalıyor. Ve ben bu konuda bir şey yapamadıkça düşünceler ruhumu kemiriyor. Benden geriye sadece  –muş gibi görünen bir ceset kalıyor.