Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: küçükyazar2161
Eser Sıra Numarası: 220214eser23


                                         7 HARF 3 HECE; "GELECEK"

     "Hazır mıyız? Beş, dört, üç, iki, bir, sıfır. Hoş geldin yeni yıl!" diye haykırmalı mıydım bilmiyorum.Evet,bir sene daha bitti. Bir sevdiğimiz daha ayrıldı bizden, bir bebek daha merhaba dedi dünyaya.Babam biraz daha yaşlandı ve ben biraz daha büyüdüm. Bir insanla daha tanıştım, bir hayal daha kurdum, geleceğe dair.
Gelecek demişken, aslında gelmesinden korktuğumuz şey değil midir? Hem korkarız, hem de merakla bekleriz gelmesini."7 harf  3 hece" diyebileceğimiz kadar basittir belki de.Geleceğe karşı içimizdeki korku endişelerimizdendir. Haksız da sayılmayız doğrusu. Geçmişe bakıp biriktirdiğimiz pişmanlık dolu keşkelerimiz ve geçmişten aldığımız hayat dersleri gelecekten korkmamız için yeterli gibi gözüküyor.Hayatın iyi kötü bize kazandırdığı her tecrübe, korkunun yanında bize öngörme becerisi de kazandırıyor.Ve bu üstün(!) beceriye sahip insan geleceğe karşı içinde taşıdığı endişeleriyle nefes almaya devam ediyor.

Herkesin kendine göre farklı endişeleri vardır muhakkak. Çocuk, annesinden bir şey rica etmek için yanına gittiğinde; annesinin tarihi Muhteşem Yüzyıldan öğrenmekle meşgul olduğunu ve kendisini duymadığını fark edince  babasının yanına gider. Halbuki babası da gündemi Kurtlar Vadisinden takip etmekle meşguldür ve o da kendisini duymaz. Aile bilgi sahibi olduğunu düşünürken, makineleşmeye başlayan beyinlerinin farkında olmamışlardır. Çocuğun geleceğe karşı endişeleri bunlarken, yaşlı amcanın kaygısı bambaşkadır. Hastaneye gitmek için binmiş olduğu toplu taşıma araçlarında  gördüğü manzara karşısında kaygıları vardır. Yaşça küçük insanların da bulunduğu toplu taşıma aracında bir genç, akıllı (!) telefonuyla kendi dünyasında yolculuk yaparken, bir genç oynadığı oyunu değil, kendini kaybetmiştir.
Diğer birisi de açtığı son ses müzikle aracı inletirken, işlevini yitirmiş olan kulaklığını çıkarıp yaşlı amcaya yer verme tenezzülünde bile bulunmamıştır ki ayağıyla ritim tutmaya devam ediyordur. Yaşlı amca ülkesini emanet edeceği kişilerin böyle parlak gençlerden oluştuğu kaygısındadır. Bir anne ise şehit olan oğlu için ağlıyordur belki de? Savaşların gelecekte olmaması ümidiyle ediyordur dualarını. Ülkelerin geleceği için endişeleri vardır içinde.

Benimde geleceğe dair kaygılarım var elbette. Her gün bir tane daha artan yüksek binaların ve bu harikulade(!) binalarla betonlaşan şehirlerdeki çocukluk için kaygılarım var. Betonların arasında sıkışan ve yok olacak çocuk sesleri için kaygılarım var. Balon, simit, dondurma, pamuk şeker almak için koşamayacaklar belki de. İnternetten siparişle  getirirler onları da. Aynı tadı alırlar mı dersiniz?
Çocuklar günlük tutmak istediklerinde  sadece son model bilgisayarlarından bir Microsoft Word Belgesi açıp; " Sevgili Word, bugün sipariş ettiğimiz bisikletimin kargosu gecikti. Çok mutsuzum." yazarken, biz ise babamızın bizi elimizden tutup aylarca istediğimiz bisikleti almaya götürdüğünde ki heyecanımızı yazmıştık günlüğümüzün sayfalarına...

       İleride yazar olduğumda yazılarımı bilgisayara değil kağıdıma yazmaya devam edeceğim. Çünkü benim duygu ve düşüncelerim her zaman klavyemin tuşlarından değil, kalemimden dökülmeye devam edecek...