Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: kıvırcık5555
Eser Sıra Numarası: 220214eser29


                                                 SON IRMAK KURUDUĞUNDA
            Her gün milyonlarca insan bir sürü hayal kuruyor ve herkesin gelecekten beklentileri oldukça yüksek.Bu hayaller doğrultusunda bir de bu hayallerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine yönelik endişeler var. ”Ya olmazsa” lar var.Gelecek konusunda isteklerimizden fazla endişelerimiz var çünkü.Her hayal beraberinde fazladan endişe getirir insana.Ve birden , saniyeler önce düşlediğimiz pembe hayallerin yerine , bir sürü endişeyle baş etmeye çalışırken buluruz kendimizi.Bir öğrenci iyi bir üniversite hayali kurar ve bu beraberinde soru işaretlerini , “acaba kazanabilir miyim”leri getirir.
Bir işçi daha fazla para kazanmayı arzular ve bunun için yapması gereken şeyler sorunsalıyla karşı karşıya kalır.Yedi milyar insan , on milyarlarca hayal ve yüz milyarlarca endişe…Hepsi geleceğe yönelik hepsi geleceğe odaklı.Ancak insan oğlunun unuttuğu bir şey var.En çok endişelenmesi gerektiği ama iflah olmaz bir şekilde görmezden , duymazdan geldiği.Sanırım başka gezegenlerde yaşam ve hatırı sayılır bir iletişim organı olsaydı bu konuda şöyle bir yorumda bulunulması yerinde olurdu ; Dünya’yı zalimce tüketen insanoğlu , o Dünya’da iyi bir geleceği , daha çok parası , daha yüksek model arabası olup olmayacağı konusunda endişe duyuyor !
Peki ya,o insanoğlu kaynaklarını bir emperyal devlet misali sömürdüğü dünyadan , doğadan , sürekli aldığı ; ama verdiği bir elin parmaklarını bile geçmeyecek haldeyken , hakkında endişe duymayı tercih ettiği yüksek maaşını nerede harcayacak ?
Ne yazık ki az önce üstteki satırlarda bahsettiğim ve yaşam olan bir başka gezegen yok.Ve biz , elimizde olanı tüketmeye bu kadar yakınken bu husus için değil de daha fazla tüketip tüketmeyeceğimizin endişesini duyuyoruz.Önceliklerimizi insani arzulara kapılıp , yanlış doğrultuda belirliyoruz.İşte unuttuğumuz en büyük gerçek bu , duymamız gereken öncelikli endişe...
Elbette ki bu gafletten kurtulabilirsek bir sonraki aşamaya geçip , rahat bir hayat , iyi bir gelecek için endişe duyabiliriz.Aksi takdirde torunlarımızın ve belki de onların torunlarının çizdiği resimlerde çevresinde görkemli ağaçlar yükselen bir nehir akmayacak.
Ve bu noktadan sonra başka hiçbir konuda endişelenmemize gerek kalmayacak.Yaşayabileceğimiz başka bir Dünya yok.Ya da insanoğlu sahip olduğu ve değerli her şeyi sunsa bile alabileceğimiz başka bir dünya.
       Bu yüzden torunlarımızdan ödünç aldığımız dünyaya bir an önce sahip çıkmaya başlamalıyız…