Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: kızılımsı1998
Eser Sıra Numarası: 210214eser23


                                                         NE OLACAK?
   Gençlere en çok sorulan soranlardan biridir: ''İleride ne olacaksın?'. Bu soruyu neden sorarlar bilmem. Geleceğin insana neler getireceğini kim bilir ki? Sahi, ileride ne olacağım? Bana ne olacak? Gelecek neler getirip, benden neler götürecek? Bunları bilmem için beklemem mi gerekiyor? Hayır, gerekmez. Ben, geleceğimi baktığım her yerde görüyorum zaten.Meslek, başarı ve para her zaman elde edilebilecek şeyler. Er geç bir meslek sahibi olunur ya da para kazanılır.Ancak her sabah okula giderken gördüklerim, gelecekteki mesleğimden fazlası. Ben bir doktorun,mühendisin veya bir avukatın dışında; farklı bir dünya görüyorum. Şimdikinden çok daha farklı ve korkutucu.Her insanın hayalini kurduğu; mutlu bir yuva kurmak, mütevazi bir yaşam sürmek konusunda da endişelerim var artık.Camdan baktığımda gördüklerim çok kanlı, acılı ve hüzünlü. Renkli ve güzel binaların ardını görüyorum ben; umutsuz ve çaresiz...Çok karanlık bir gelecek görüyorum. İnsanlar mutsuz.İnsanlar kurulmuş birer makine gibi. Sabah kalkıp işe gidiyor, akşam yorgun geliyor, gündelik telaşlar...Saatin çalmasıyla başlayan, artık monotonlaşan ve insanları manevi yönden yaralayan bir döngü devam ediyor. Peki benim hayallerim nerede? Nerede güler yüzlü, mutlu insanlar? Ne zaman kendimi manevi yönden ve fiziksel olarak yenileyeceğim? Mutlu olmadan nasıl çevremdekileri mutlu edeceğim ve nasıl mutlu bir dünya kuracağım.Yıkılan her ağacın ardında ölen yüzlerce insan görüyorum. ''Nefes alamayan'' yüzlerce insan...Tıpkı bir güneş gibi batıyoruz ; bir daha doğmamak üzere. Çok mu karamsarım? Hayır, gerçekleri söylüyorum. Bunları gördükçe acı çekiyorum.Olmayan bir geleceğe koşuyorum. Ayağım köklenen arazilerde parçalanıyor, kesilen ağaçlara takılıyor. Sizin şeker(!) binalarınızın arasından geçemiyor, sıkışıyorum. Nefes alamıyorum...Ahırların ortasına yapılan yeni kentler... Bulundukları ortama o kadar uyumsuz ve yabancılar ki; onları değil ama ortamı onlara uyduracaklarını görebiliyorum. Kesecekleri ağaçları, yapacakları yeni oyuncak evlerini, dağ başındaki son moda arabaları... Sadece korkuyorum. Meslek sahibi olmamaktan değil ama nefes alamamaktan korkuyorum. O hayalini kurduğumuz mutlu ve huzurlu geleceğin gelmeyeceğinden korkuyorum. Elimden oyunumu, eğlencemi, nefesimi alanların bana bıraktığı tek şey korku.
Ve ben korkuyorum...