Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: ladi1375
Eser Sıra Numarası: 220214eser43


                                       GELECEĞİN KABUSUNU GÖRÜYORUM

            İnsanoğlu tahmin etmeyi, geleceğe dair hayaller kurmayı ve fikir üretmeyi sever. Geleceğe yönelik tahminleri bazen gerçekleşir bazen ise gerçekleşmez; ama onlar yine de tahmin eder hayal kurarlar. Geleceğe dair hayal kurarken bazen mutlulukla,istekle tutunurlar hayallerine, bazen ise endişeyle. Her insan gibi bende hayal kurar, tahmin ederim geleceği. Bazen bunu yapmak çok zevkli olsa da, güzel olduğunu düşünsem de; gelecekle ilgili kaygılarımı saklayamam. Kendim için o kadar çok kaygılanmam; çünkü ben tek bir kişi olarak ileride yanlış yapacağım bir şeyi düzeltebilirim, kendimi düzeltmek daha kolay; ama toplumu düzeltmek, Dünyayı değiştirmek zordur.
 Toplumu ele almakta dünyadan daha kolay. Kendi toplumum yani ülkem için aslında birden fazla endişem var; ama en temeli eğitim. Eğitim ülkemizde sadece belli bölgelerde iyi veriliyor.Diğer bölgeler de çocukların çoğu eğitim alamıyor. Kimisi okulu, öğretmeni olmadığı için kimisi de şartları el vermediği için eğitim alamıyorlar. Bu çocuklar okula gitmedikleri, eğitim alamadıkları için kendilerini geliştiremiyorlar, ülkemizdeki insanlar cahil kalıyorlar. Sadece koşulları iyi olmayanlar değil, iyi olup iyi eğitim alamayan öğrenciler de var. Batı’daki eğitim doğudan daha gelişmiş olduğu için doğuda başarılı olan, ailesinin imkanı olan öğrenciler batıdaki okullara kayıt yaptırıyorlar; ama batıdaki bazı okullarında durum o kadar parlak değil. Çoğu üniversitelerin öğretmenleri ya yeni mezun olmuş ya dallarında daha iyi yetişmemiş ya da öğretmenleri yok. Deneyimli öğretmenleri çoğu ya özel üniversitelere gidiyor ya da emekli oluyorlar. Birçok üniversitede mesela tıp okuyan öğrencilerin çoğu doktorlar tarafından eğitim alıyorlar; ama son zamanlarda öğretim üyeleri eksikliği nedeniyle öğrenciler ders işleyemiyorlar. Eğer eğitimlerini tamamlarlarsa, aynı örnekten gidersek, hastanelerde yeterli sayıda hekim olmadığı ya da başarılı hekim olmadığı takdirde pratik yapamıyorlar, eğitimleri sırasında öğrendiklerini uygulayamadıkları içinde kolaylıkla unutuyorlar. Yeni nesiller eğitimi daha iyi yerlere taşıyacakları yerde geriye doğru sürüklüyorlar. Eğitime büyük ölçüde engel olunuyor. Böyle giderse toplumumuzdan ne bilimci, ne sanatçı, ne eğitimci çıkıcak. Ayrıca eğitim koşulları bana kalırsa çok daha zor olucak, şu anda da bulunan sınıf farkı o zaman boyutunu aşacak, eşitlik kalmayacak. Eşitlik olmayan bir ülkede de eğitimin, eğitim koşullarının iyi olması beklenemez.
Dünya’ya baktığımız zaman da, bence, bizi bekleyen çok daha büyük sorunlarımız var. En başta yer aldığını düşündüğüm; küresel ısınma. Biraz önce eğitimde de olduğu gibi bunun da sorumlusu biziz. Her gün gittikçe gerçekleşmesi mümkün gözüken, küresel ısınma son yıllarda revaşta. Yakın zamanda buzulların erimesiyle başlayan, sonradan hava sıcaklıklarının, mevsimlerin değişikliğe uğramasıyla bizleri daha fazla kaygılandıran küresel ısınma; birçok bilimadamı tarafından araştırıldı ve kanıtlandı. Hatta en büyük kanıtı ise bir kaç gün önce Mısır’a yağan kar. Ülkemizde ise normal şartlarda gerçekleşen soğuk hava ve kar gitti, yerini sıcak ve güneşli bir hava aldı. Ülkemizde sıcaklıkların artması kuraklığa sebep olurken bazı ülkelerde ise bu hava değişimi sele neden oldu. Sadece bunlarla sınırlı kalmayan olaylar Dünya’nın dengesini bozdu. Bu olayların nedenlerini düşündüğümüz zamanda bizlerin Dünya’ya zarar verdiğimizi açıkça görebiliyoruz; örneğin bu gibi olaylar bizlerin doğaya zarar vermesiyle, ağaç kesimiyle; aşırı, bilinçsiz su kullanımıyla; sanayilerin ya da toplu taşıma araçlarının zararlı gazlarının filtrelenmeden havaya karışmasıyla gerçekleşiyor. Kısacası bu gibi olaylardan dolayı küresel ısınma birkaç yıl sonra dünya için büyük bir tehdit haline gelecek. Tabi dünyadaki insanlar bunu önemseyip çözüm bulmadıkları takdirde.
    Her iki durumda da geleceğe dair planlar yapmama, hayaller kurmama engel olan şeyler var. Keşke kötü bir kabus olsa, bir anda bu kabustan uyansam dediğim şeyler. Keşke böyle bir kabus görsem ve terler içinde uyansam, sadece ben değil keşke herkes görse; ama kabus gördük diye unutup bir köşeye atmayıp o kabustan ders çıkarıp, böyle şeyler olmasını engellemek için projeler yapsak, insanları bilgilendirsek. Biraz fazla hayal ürünü gibi görünse de eğer aynı rüyayı herkes görürse, aynı tepkiyi verir ve inanırlar. İnsanoğlunun bir şeye inanması için o şeyin başına gelmesi gerekir yoksa empati kuramaz ve istemedikten sonra yardımda bulunmaz.Galiba ne yaparsak yapalım eninde sonunda başımıza gelmeden anlamayacağız. İşte benim en büyük korkum bu başımıza gelmeden anlamamak ve inanmamak..