Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: lethe1710
Eser Sıra Numarası: 210214eser15


                                          BEN BİR TİYATRO OLMAK İSTİYORUM
      İnsanoğlu belirli bir yaştan sonra yaşadığı andan çok, geleceğini düşünür.Geleceğe yönelik kaygılarımız, geleceğimize önem verdiğimizin  göstergesidir.Gelecek kaygısı hayatımızın bir parçasıdır.Her bireyin belirli hedefleri vardır.Bu hedefler kaygıları doğurur.Kaygılar için mücadele etme gücümüzü arttırır.
Her hayatın bir savaşı vardır.Belirli bir hedef uğruna çabalamak başarmanın yarısıdır.Benim hayatımın mücadelesi 12 yaşındayken başladığım bir kursa yazılmam ile beraber tiyatro maceram başladı. 4 senedir kurslara gidiyorum ve sahneye çıkıyorum.Sahnede olmak benim zaferim. Sanki sahnedeyken benliğimi buluyorum.Liseye geldiğimde tiyatro çalışmalarına ara vermek zorunda kaldığımı düşünüyordum. Fakat geldiğim okulda her sene bir oyun sergilendiğini öğrendim. Bu zamanda liselerde böyle etkinlikler bulmak büyük bir nimet. Önce, yetkili öğretmeni bulup konuştum ve baş rolü kaptım. Lise 2’de katılacaktık. Hayat bir tiyatro sahnesi gibidir ve her güzel oyunun bir sonu vardır. Esna Göknil Yücesoy öğretmenimizi 24 Ekim 2013’te kaybettik.O bana hep.. “ Yaz Nihan hep yaz. Eline ne geçerse oku, çok çalış, tiyatrodan asla vazgeçme. Hayallerin değil hedeflerin olsun ve o hedeflere ulaşmak için elinden gelenin en iyisini yap.” Derdi. Mekanı cennet olsun.
Tiyatroya bu kadar yakın olmak ister istemez bir gelecek kaygısı doğuruyor. Günümüzde tiyatroya ve sanata yeterince önem verilmediğini düşünüyorum. Bu yüzden kimya okuyorum. Etrafımdaki çoğu arkadaşımın da hayalleri kimyager olmaktan çok uzak. Ama iş bulamamaktan korktukları için gelecek kaygılarını en derin hücrelerinde hissettiklerinden bu bölümü tercih ediyorlar. Ne kadar acı bir durum değil mi ? En katı kalbi bile titretecek bir acı…
Ben bir tiyatrocu olmak istiyorum. Bunu söylediğim zaman aldığım tepki  “Aç kalacaksın” oldu. Böyle sanattan ve tiyatrodan uzak bir ülkede yetişiyorum. Bazen düşünüyorum da benim yaşıtlarım sanattan bu kadar uzak yetişiyorlar. Anne-baba olduklarında çocuklarını da ne yazık ki öyle yetiştirecekler. Benimde çocuklarım olacak. Ancak ben onları her ne kadar sanatla yetiştirsem de arkadaşları bu düşünceden uzak olacaklar. Bunları düşündüğümde anne olmak istemiyorum. Çocuklarıma böyle bir yaşam sunmak istemiyorum. Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum.
Benim geleceğe olan kaygım sanat. Sanatın önemli  bir dalı olan tiyatronun ilgi görmemesi. Halka bu kadar yakın olan, halkın dili olabilecek tiyatronun, halktan bu kadar uzak olmasını anlayamıyorum. Bu duruma da kahrediyorum.
     Tiyatroyu hobi olarak değil bir meslek olarak görmek istiyorum. Sahneden olmak bana huzur veriyor. Kendimi en güzel ifade edebildiğim yerin sahne olduğunu düşünüyorum.Senelerce öğrencilere “ İstediğiniz, sevdiğiniz mesleği yapın.” öğütleri verildi. Şimdi ben bu sözü tutmak istiyorum.Ancak bunu söylediğimde aynı büyükler bana “Para kazanmazsın, yokluk çekersin.” Diyorlar. 15 yaşında bir kızım hangisi doğru, hangisine inanayım bilemiyorum. Büyüklerin bu çelişkili sözlerine mi? Kalbimin sesine mi ? N’olur biri bana yardım etsin n’olur biri bana bir yol göstersin…