Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: magenta7538
Eser Sıra Numarası: 190214eser11


                                          HAMDIM, PİŞTİM, YANAR MIYIM?

+Niye  geldin?
-...
+Cevap ver, neden yine geldin?
-...
+Konuşsana be. Gelme demiyor muyum sana? Gelme artık. Yokum ben. Bak dokunabiliyor  musun bana? Görebiliyor musun beni? Ya peki duyabiliyor musun kalp atışlarımı? Hayır, değil mi? Tahmin etmiştim.
-Yaptıklarım için özür dilemek istiyorum. Günlerden her gecede, saatlerden her karanlıkta başımı yastığa koyunca sen geliyorsun hatrıma. Sana istediklerini sunamadığım için, seni bu üç günlük dünyada mutlu edemediğim için, çoğu zaman seni suçladığım, çoğu zaman da seni dinlemediğim için, beş para etmezleri kafaya takıp da seni kırdığım için, ama her şeyden önce seni bu pusu kurmuş hayatın pençelerinde yalnız bıraktığım için çok pişmanım. Biliyorum o günlerin telafisi olmayacak ama affetsen ha beni.
+Küsmüştün ya benimle. Sevmiyordun beni. Hani niye vardım ya ben. Hiç mi hatırlamıyorsun o günleri?
-Nasıl yalvaracağımı bilmiyorum ama sen her gün yeniden terk ediyorsun beni. Tam düzeldi diyorum bi bakmışım gelmişsin bi bakmışım gitmişsin. Artık kal, kal da güneşin sıcağını, uykunun derinliğini, yaşamın anlamını hissedeyim.
+Benden umudunu kes. Gömülmemiş bir parça et yığınından ibaretim ben. Affetsem ne yazar. Saniye bile geri gelmezken onca yıl. Ama senin niyetin belli zaten, vicdanını susturmak.
-Ben sadece korkuyorum. Onca yıl heba oldu ya bi onca yılım daha giderse, ya onlar da beni terk ederse. Yapmış olduğum bir hata tüm hayatıma mal olmamalı. Vermiş olduğum bir karar tüm benliğimi ele geçirmemeli n’olur yardım et bana. Tek başıma üstesinden gelemiyorum.
+Ne yapmamı istiyorsun benden?
-Bilmiyorum. Kafamın yarısı keşkelerle dolu diğer yarısı “ya”larla. Düşünmekten odaklanamıyorum. Kendimi her an hayal dünyasında buluyorum. Böyle varım ama yok gibi. Bedenimin içinden ruhum uçuyor gibi. İstiyorum, istiyorum ama hiçbir şey gelmiyor elimden. Çünkü hep bi geriye dönük beklentiler, o lanet olası “ya olmazsa”lar. Bir an, “Olacak be! Sen mi başaramazsın” diyorum bir an da durup “Başaramazsın işte be! Bak eskiye, kaldı mı hiç elinde?” diyorum. Kendi kendimi kandırmaya çalışıyorum ama kim haklı onu bile bilmiyorum. Yıkmalıyım bunu, ama nasıl?
+Efes’i bilir misin?
-“Efes  hani şu ikilikler şehri.” diyor Serdar Özkan kitabında. Hiç gitmedim görmedim. Ama bilirim.
+İnsan gibi şehir... Benim artık gitme vaktim geldi. Kurtulmak mı istiyorsun bunlardan seni birisiyle tanıştaracağım. Bana çok benziyor annemiz babamız aynı ama ruhlarımız o kadar farklı ki aynı Meryem ile Artemis gibi. Onunla konuşman iyi gelecek. Anladım ben senin derdini ama devan bende değil, dedim ya ben hiç gelemem artık ama o öyle değil, o bekler seni, ölene dek bekler. Konuş onunla rahatlatacak seni. Belki bazı gerçeklerle yüzleşeceksin ama acıttığı kadar da hissedeceksin rahatlamışlığı damarlarında. Ama unutma da o da en fazla benim kadar yakınında.
-Ne desem işe yaramayacak biliyorum. Öyleyse peki git.
#Kalmaz o asla,  iyi de yapsan kötü de yapsan zamanı gelince öyle bir gider ki kalırsın içinde tek başına.
-Sen kimsin?
#Boşver beni de, biz sana geçelim. Ne oldu, neyin var, nedir canını böyle sıkan, nedir kalbini her şeye kapayan?
-Şey ben ben çok acı çekiyorum. Doğrularım, yanlışlarım, yaptıklarım, hepsi öyle bir geri dönüş yaptılar ki hayattan kalmadı artık bir beklentim. Aslında kalmadı dediğime bakma o kadar çok arzularım var ki ama işte, ya hepsi bir hiçe dönüşürse ya koca bir yokluk kalırsa elimde. Başaramazsam. Nolur ha? Söylesene. Onca yılım yine heba olmaz mı? Onca yılım bir anlığa bağlıysa ne gelir ki elimden. Yapamadım, sevemedim, sevilemedim, kırdım, kırıldım, ya yine aynıları olursa. Güvenemiyorum kendime olacak diye kendimi inandırmaya çalışırken bi bakmışım “bitti herşey”in içindeyim. Böyle sanki hem evetim hem hayırım.
#Efesten bahsetmiştir kardeşim insan da ona benzer işte. İçinde hem varı taşır hem yoku, hem oluru taşır hem olmazı, hem yükseği hem alçağı, hem geli taşır hem giti. Ama düşünsene Artemis kiminin tanrıçasıdır, tek varlığıdır; Meryem kiminin en sevdiğidir, idolüdür. Efes bir ona kulak verir, bir buna. İnsan da böyle işte. Sen kötüye kötü desen aslında başkasına o da iyidir; iyi dediğin de belki de bir anlığına sana iyidir. Bilemezsin ademoğlusun sonuçta. Hem geçmişe bakma sen, acımasızdır o. Gider ama unutturmaz hiçbir şeyi. Unut demiyorum sana ama onlara kötü yaklaşacağına bir ders olarak bak. Evrendeki tüm varlıklar yaptığı hatayı bir daha tekrara vurmazken düşünsene yepyeni bir zamanda, yepyeni bir sen. İnan bana, inan kendine. İnan hayallerine. Unutma hayal kurduğun kadar insansın. Ve kalbinin ışığını söndürmemeye bak sen, gerisini zaten mevla halleder.
-Fakat hiçbir şeyi bilmeden çalışıyorum, didiniyorum, umut ediyorum, hayal kuruyorum, ya ne iyi ne kötü hiçbir türlü gelmezse. N’aparım ben. Eskim zaten pişmanlıktan ibaret; ya yenim, yenilerim. Hiç böyle aniden ellerinin titrediği oluyor mu, kalbinin durarmışçasına attığı ya da nefes alışverişine yetişemediğin. Ya peki, durup dururken içine bi sıkıntı giriyor mu? Nerden, niçin geldiğini bilmediğin garip bir sıkıntı. Bedeninin tam merkezini yer edinip ruhunu sarmalayan amansız bir sıkıntı. Bana oluyor. Ve elimden hiçbir şey gelmiyor. Bekliyorum sadece. Bekliyorum. Sonum ne olacak ya da acaba bir sonum olacak mı?
#Bu dizeleri hatırla o zaman ”Gelecek mutlu-mutsuz inanmasan da/ gözlerin yaşardıkça anlayacaksın*” ve bir şeyin başı varsa sonu da olur unutma. İste sen. İstemeye utanma sakın Allah’tan. Sana verecek olan O. Ve vereceğine de inan. İyi ya da kötü sana hayırlı olan neyse kavuşacağın şey de odur.
-Gitmez misin sen?
#Gitmem ki ben. Sen bana gelirsin. İnsanlar bana gelir. Ama önce kardeşimde takılı kalırlar aynı senin yaptığın gibi. Oysa zamanı gelince geçmişi unutmak gerek. Çoğu ona yalvarır yakarır ama aslında benden kaygılanırlar da bilmezler geleceğe gitmeyi. Kaçarlar. Dipsiz bir kuyu sanarlar, oysa çıkmaz sokaktır hayat. Ve ben çıkarım her defasında. Geleceğinim ben, kardeşim geçmiş gibi saklanamam. İnsanoğlunun öğrenmesi gerekir artık; geçmişinden pişman olanın, devasının gelecekte olduğunu; geleceği için korkanın, çözümünün geçmişte olduğunu. Gitmelisin artık iyiyle kötüyle bekliyor olacağım seni. Hedeflerinden vazgeçip de umutsuzluğa kapılma hiçbir zaman. Gelecek o günler.
“Aydınlık sabahı düşün ve durgun karanlık geceyi. Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı. Öteki dünya senin için hayatının bu ilk bölümünden mutlaka daha hayırlı olucak. Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana kalbinden geçeni bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak”     - Duha 1/5-
      

*Özdemir Asaf