Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: makuris1010
Eser Sıra Numarası: 210214eser27



                                                GELECEĞİN DİSTOPYASI
       Bu yazıda yazılanların hepsi hayal ürünüdür.Yıllar belki yüzyıllar sonra teknolojinin ve robotların hüküm sürebileceği bir dünyanın distopyası gözler önüne serilmek amacıyla kaleme alınmıştır.
 ***
Bugün gözlerinin önünde, yıllar öncesinden tahayyül bile edemeyeceğin,etsen de tahammül etmek istemeyeceğin bir dünya duruyor.Gözlerini kapatıp yalnızca bir kabus olduğunu dilemek geçiyor içinden ama nafile artık.Çünkü işler çığırından çoktan çıktı ve bu sanal dünyanın, görüp görebileceğin en gerçek hali.Yıllar önce tüm bu teknoloji sadece insanlığın rahatı, konforu için varolur ve gelişirken işler yolundan çıkmaya başlayınca her şey tersine döndü ve dünya bugünkü şeklini almaya başladı.Ne büyük trajedi ki biz insanlar artık robotların kölesiyiz...
Dışarı çıktığın zaman tehlikenin nereden geleceğini bilemezsin.Gökyüzü bildiğin gökyüzü değil,hava hava değil,gördüklerin tahmin edemeyeceğin türden ve hiçbir şey eskisi gibi değil.Başını kaldırıp yukarı baktığında gördüğün, yer yer ateş toplarının hüküm sürdüğü kırmızı lacivert bir atmosfer.Sanki doğadaki her şey görevlerinden istifa edip,kendilerini yoksayan bir devinim içinde.Yeryüzü büyük bir depremle sarsılıp harabeye dönen bir ev gibi;yıkıntıların içinde dolanıp her bir döküntüde yokoluşunuzu izleyebilirsiniz ancak.Tabii dünya sandığın gibi yalnızca bir harabe topluluğundan oluşmuyor.Bir oda ki görüp görebileceğin en son teknolojiyle donatılmış,dünyanın gelmiş geçmiş en büyük şaşaasına sahip lüks bir oda.Oda dediğime bakmayacaksın,içine binlerce efendi robotları ve onların kölesi insanları sığdırabilecek bir oda bu.Biz insanlar bu yıkık viranede kendi benliğimizi yitireduralım;robotlar bu sanallığın zirvesindeki teknolojinin içinde insanlığın yerini almış yeni robot-insan ırkı olmuştur.İnsanlık ise ikinci plana atılmış,bizlerin hiçbir hükmü kalmamıştır.Hareket,konuşma,davranış gibi unsurlarında naçizane ayrıntılardan başka görünüşte insandan pek farkı olmayan robotun insan ırkından güçlü ve üstün yanları vardı ve ne komiktir ki robotu meydana getiren de insanın kendisiydi.Şimdi bu gücü kontrol edemeyen insan, kendi elleriyle meydana getirdiğinden acizdi.Ve bu acizlik insanın hayatına,bütün yaşamına en acısı da tüm nesline,insanlık ırkına mal oldu.
Başta işin bu raddeye varabileceğinden habersiz insan ırkı tüm iyi emelleriyle robota şeklini verdi,ona yeni yeni özellikler ekledi,kendine hizmet ettirdi,gün geçtikçe daha da geliştirdi; ta ki kendinden güçlü bir canavar meydana getirene kadar...Belki de tüm bunlar insanlığın tanrıya olan hayranlığıyla vücut bulmaya başladı,ama bu hayranlık insanın kontrol edemeyeceği bir gücü ortaya çıkartmasına sebep olmuştu ve insan o an anladı ki yaptıklarının geri dönüşü olmayacak kadar geçti vakit.Biçareydik ve tükenmek üzereydik artık robotlar kendi kendilerini tamir edebiliyor,insana ihtiyaç duymaksızın tek başına karar verip uygulamaya geçebiliyor en önemlisi de insanı artık dışlayıp ezebilme gücünü kendinde bulabiliyordu.Belki de işin en kötü yanı sayılarının gün geçtikçe artması ve insanlığı ikiye katlayacak kadar fazla oluşlarıydı.Bu insanlığın sonu demekti.Bu insanlığın felaketiydi...
Yüzyıllar boyunca insanoğlunun binbir emekle geliştirdiği teknoloji dünyanın sonunu getirdi ve işte dünya böyle yaşanmaz bir yer oldu.Etrafına baktığında gördüğün nedir?bu harabeler,yıkık bir dünya,gökten yağan ateş topları...Kıyamet mi dersin?Peki robotların bizim için geliştirdikleri yeni program için ne düşündün?Yoksa sonumuzu getirmek için yaydıkları virüs programını bilmiyor m..
 ***
"Cehennem kırmızısı göklerin altında harabeler ve bir ateş topunun üstünde yüzen sis bulutu...Acıyla araladığım kanlı gözbebeklerimde birkaç damla birikiyor buğulu sıcak.Son gücümle kaldırıyorum kollarımı ve cılız bir ses düğümlenip kalıyor boğazımda;böyle bitemez..."