Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: mavehran2375
Eser Sıra Numarası: 220214eser27


                                                     ENDİŞESİZ BİR DÜNYA
     Yıllardır içimizde taşıyoruz onu.Her birimiz,doğduğumuz ilk andan itibaren onunla savaşıyoruz.Kimilerimiz yenik düşüyor bu savaşta.Kimimizse yaralı da olsa kurtuluyor belki...Ama öyle ya da böyle,hiçbir zaman yenemiyoruz onu.Tam da ''Bitti,artık kurtuldum!'' derken küllerinden yeniden doğuyor sanki düşmanımız...Peki,kimdir neyin nesidir bu düşman?Nasıl bulaştık,ne yaptık da bizlere olan garezi hiç bitmiyor?Endişelerimizin olmadığı bir dünya çok mu uzak,pembe bir düşten mi dem vuruyorum yoksa...
İnsanların sanallaştıkları,sanallaştıkça bencilleştikleri,bencilleştikçe yalnızlaştıkları bir toplum ve dünyada yaşıyoruz ne yazık ki.Hatta teknoloji kaynaklı bu yalnızlık,günümüz insanının kendisinin dahi bihaber olduğu bir korkudur.Fakat mühim olan,bu korkudan nasıl kurtulacağımızdır.Şunu bilmeliyiz ki,La Fontaine'nin de dediği gibi:''Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.''


İnsan büyüdükçe endişeleri de büyür.Nefes almaya başladığımız ilk saniyelerde kaçınılmaz bir içgüdüyle annemizi isteriz.Onunla tanışamama düşüncesiyle ağlarız belki de endişemizin bir göstergesi olarak.Okul hayatına atıldığımızda kalem tutamama,okuyamama endişesiyle başlarız,sonra da her insanın hayatında en az bir kere içerisinde barındırdığı o endişeyle karşılaşacak yaşa geliriz.Hiç şüphesiz,şu an için her birimizin en büyük endişesi iyi bir meslek hayatının bizleri bekleyip beklemediği.Mesleğimiz iyi olsun ki geleceğimiz pasparlak olsun.Öyle değil mi?Fakat şartların zorlayıcı olduğu bir ülkede yaşıyoruz ne yazık ki.Hatta kimimizin meslek seçmek gibi bir hakkı dahi olmayabiliyor.Dediğim gibi,şartlar.


İşin ilginç yönü,insanı insan yapan endişeleri ve kaygılarıdır.Her ne kadar bazı anlar da onların yüzünden çıldırma noktasına gelsek de,bizleri başarıya götüren şeyler belki de endişelerimizdir.Tabii bu,onlarla uzlaşabildiğimiz zamanlarda olabilecek bir şey.Yani kalkıp da:''İyi bir meslek hayatım olacak mı?''diye sorup bırakmak olmaz.Ne demiş Samuel Johnson:''Geleceği satın alabilecek tek şey,bugündür.''
Teknoloji doğru kullanıldığı müddetçe insan hayatında olumlu bir izlenim bırakabilir.Sabahlara dek online oyunlarda vakit geçiren çok insan tanıyorum.Biliyorum ki  büyük küçük demeden her birimiz gizliden gizliye bir haz ve zevk besliyoruz bu oyunlara karşı.Hiç dinmeyen,oynadıkça artan bir haz...Hayata bir defa geliyoruz.Gençliğimizi bu tür saçmalıklara harcayarak geçirmek demek,daha yolun başında her şeyi kaybetmek demektir.Bir insan gençken tadar her şeyi.Çünkü gençliğinde zamanı ve enerjisi vardır.Büyüyüp iş hayatına atıldığında yaşamaya dahi vakti kalmaz çalışmaktan.İş hayatının bir kölesi olmuştur artık o insan.Yaşlılıksa düşünmenin,yani felsefenin altın çağıdır.Çünkü elinizde düşünmekten başka hiçbir şey kalmaz.Ne enerjiniz ne de zamanınız...


Tüm bu saydıklarım birer acı gerçek.Toplumumuzdaki her insanın kafasını kurcalayan düşünceler bunlar.Herkes düşünür ama herkes eyleme geçemez.Eğer izniniz olursa hepinizin önünde bir kez daha haykırmak istiyorum.Sırf sanallığa,online oyunlara,meslek kaygısına inat!

Gözleri ve elleri zincirlerle,prangalarla bilgisayara bağlanmış bir genç nesil istemiyorum ben.Çünkü bunu yapmak,her birimize sunulan ''Ömür'' isimli ziyafeti reddetmek demektir.Bunun yerine yaşayan,yaşadıkça öğrenen ve yetişen bir gençlik istiyorum!Sanal dünyalar yıkılsın,zincirler kırılsın,prangalar çözülsün istiyorum.Ve her birimiz tek bir dünyada mutlu olalım!Aşkı sokaklarda tadalım,huzuru birlik ve beraberlikte bulalım istiyorum!Ve en güzeli de gelecek kaygısı yüzünden geleceğinden olan bir nesil olmayı reddediyorum hepinizin gözleri önünde!Çünkü gençlik,bunu gerektirir. 

     Ve yaşamak istiyorum!Endişelerimi birer birer vurup ortadan kaldırmak,her günümü,her anımı yaşamdan bir ısırık alarak geçirmek istiyorum.Koşulsuz,şartsız bir coşkuyla...Yalnızca yaşayarak...



önceki eser / sonraki eser