Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: mavi1999
Eser Sıra Numarası: 091213eser07


                                                        KARARLARIMIZ


       Her şey  altı  yıl  önce  annemin  gazetede   geleceğin meslekleri  başlığı  altındaki  yazıları  okumasıyla  başladı.Orda  tek ilgimi  çeken  yazı  Genetik Mühendisliğiydi.O zamanlarda  bilgisayarımın olmaması nedeniyle genetik ile ilgili gelişmeleri kitap  ve dergilerden  takip  ediyordum.Bir sene  sonra  bilgisayar  alındı  ve  gelişmeleri   oradan  takip  etmeye  başlamıştım. Gelecek senelerde  genetiğe olan  ilgim  daha çok  artmıştı.
Doğum  günüm  yaklaşmıştı annemlerden  mikroskop  almalarını  istemiştim  ve  almışlardı da  bir de  kuş  almışlardı.Tabii mikroskop  daha  çok  işime  yaramıştı.
Her şeyi alıp  mikroskopta  incelemeye  başlamıştım.Her  nesne  bende  merak  uyandırıyordu.Kağıt parçası,saç  teli,tükürük,mürekkep,kuş tüyü, ….Ne  bulursam inceliyordum.
Emindim buradan mezun  olunca  çok  iyi  bir liseyi  kazanacak  ve  oradan  da  çok  iyi bir  üniversiteyi  kazanıp  ve oradan da  mesleğini  eline  almış  güçlü  bir  kadın olup  çıkacaktım.
Yedinci sınıfa geçtiğimde  derslerim  düşmeye  başlamıştı buda benim  gelecekteki  hayatımla  ilgili endişelere  sürüklemişti.Bu  konuyu öğretmenlerime  danıştığımdaysa  aldığım  cevaplar  hep  bir  belirsizlik  yaratıyordu  bende .Hepsi yaşıtlarımdan  bir  yaş  küçük  olmam nedeniyle soyut  zekamın  onlardan  daha geç  geliştiğini  söylüyordu .Ve bu  cümle  bende  hiçbir şeyden   emin  olamama  duygusu  yarattı.Sanki hayatımın  sonuna  kadar  bu  duyguyu  yaşayacakmışım gibime  geldi  sanki  lise  hocalarımdan, üniversite  hocalarımdan hayatımda  olan  bütün  bana  ders veren  insanlardan  bu  cümleyi  duyacakmışım gibi geliyordu.
Sekizinci sınıfa  geldiğimde  soyut  zekamın   gelişip  gelişmediğini  anlamak  için  geçen  senenin  konularına  bir  baktım ve bana  daha  kolay  gelmeye  başlamıştı  ve  bu benim içimde bir   umut  ışığı  doğurmuştu ve bu  beni  mutlu  ediyordu.Sınavlar  başladı  ve  heyecanımı kendi  içimde  yenip sınavlarıma  sakin  girerek  başarı  elde  ediyordum.Her şey  mükemmel  gidiyordu ve  sınav  her gün  biraz daha yaklaşıyordu.Sınıftaki arkadaşlarımın umutsuzluğu  bana da  yansımaya başlamıştı.Bazen onların  kaygıları olmadığı  sadece  diğer insanları   kaygılarla  boğmaya  çalıştığını  düşünüyordum.Ne kadar kulak  asmamaya  çalışsam da onca  zamandır  çalışmalarımın boşa  gideceğini, istediğim  liseyi  kazanamayacağımı düşünmeye  başlamıştım.
Sınava  son  bir  hafta  kala  her şeyi düşünmeyi  bırakmıştım  çok  rahat  davranmaya   çalışmıştım.Kaygı  yaşamamaya,endişe duymamaya başlamıştım.
Sınav  günü  çok  rahat  ve  sakindim.Neresi  hayırlı  olacaksa  benim  için  orası  olsun  demeye  başlamıştım.Ve sınava girdim.Sınavda çok rahattım  soruları  yavaş   okuyordum.Ama sorun şuydu ki cevaplayamıyordum  ve cevaplayamamama    rağmen   hala  rahattım  heyecanlanmıyordum  ya da  stres  duymuyordum.Sınavın  sonuna  doğru  son  kontrollerimi yaptım ve zil  çaldı.Sınavı  teslim  ettim.Hala  rahattım  hiçbir şey hissetmiyordum ama sanki  derinden bir şey  geliyordu.Bana  yaklaşmak  üzereydi   ve  sınava  girdiğim  okuldan çıktım  ailem dışarıda beni bekliyordu.Komşular  ve sınıf  arkadaşlarım   kendi  durumlarından çok  benim  sınavımı   merak  ediyorlardı ve o zaman o derinden gelen şeyin ne olduğunu anlamıştım.Sınavdaki  rahat  olmam ,kaygılanmamam,endişe duymamanın  geride  bıraktığı  şey gözyaşıydı.Arkadaşlarımı  iterek  arabanın  oraya  doğru  koştum ailem  ne  olduğunu anlamaksızın  bana bakıyorlardı ve  arabaya  bindim kendimi  güvende  hissetmiştim  ve  ağlamaya  başladım hem de  hıçkırarak.  Anlamıyordum  ne oluyordu  bana  halbuki sınav  o kadar da  kötü  geçmemişti.Ailemde oraya  gelip arabaya  bindi ve oradan  uzaklaşmıştık. Ve hayatımın  ilk  dönüm  noktası  dediğim  önemli  bir   sınav  sona  ermişti  artık  özgürdüm ama  ağlıyordum.Bunlar   sevinç göz  yaşlarımıydı  yoksa  gerçekten  özgür  kaldığım  için  üzülüyor  muydum  ? Kendimi  toparladım.Ailem sınava  hazırlanma sürecimde  beni  motive  etmek  için  sınavdan  çıkınca  istediğim  yere  gideceğimize  söz  vermişti.Ve  şu  an  o  andı.Bana sordular  ve  istediğim  yer  buradan çok  uzak  bir yerdi.Belki  başka  bir  şehir ,belki  başka  bir  ülke  ama  çok  uzaklara   gitmek   istiyordum.O zamanki  şartlarda  babam  beni Seferihisar’a  götürmüştü.Ve  orda  kafa  dağıtmam  için  seçenekler  sunmuştu.
Sonraki  günlerimde  sınavı  aklımdan  çıkartmayı  başarmıştım.Aldığım  notu  duyunca  ağlamıştım ama  sonra  kendi  kendime  ne  yaptığımı  sormuştum  notum belki  çok  iyi  değildi  ama  çok  kötüde değildi.On altı  birincinin  çıktığı  şu  koca  ülkede  bana da  bir  lise  bulacaklarına  göre  ağlamam  gereksizdi.
Artık  önemsemiyordum.Okulum  vardı    okula  gidemeyen  çocuklarla  kıyas  ettiğimde mutluydum. Okuluma alışmıştım ,arkadaşlarım ,öğretmenlerim,derslerim ve kaygılarım vardı.İsterse  dünyanın  en  güzel  lisesini  kazansaydım yine  kaygılarım  olacaktı.Bu sefer  daha  başarılı  olabilir miyim  diye  kaygılarım  olacaktı.
Hangi  şartlarda olursan  ol  kaygıların  değişmiyor  hangi okulda  okursan oku, hangi  işte çalışırsan   çalış  kaygıların  değişmiyor  hep  daha iyisini  daha  güzelini  daha  rahatını  istiyorsun.

    Ben  şuan gelecek  için  kaygılanıyor  olabilirim.Gelecekte de  daha  sonraki  zamanlar   için  kaygılanacağım.Bu  böyle sürüp  gidecek .Değişmeyecek  değiştiremeyiz.Hayatımız boyunca  kaygı  duyacağız ve bu  kaygılar  yolumuzu  çizmekte   bize  yardımcı olacaklar  eğer  kaygılarımız  varsa  kararlarımız  da  var  demektir  ve  kararlarımız  bize yol  gösterenlerdir.