Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: mavi5353
Eser Sıra Numarası: 190214eser01



                                                         HER ŞEY BENDE GİZLİ
         Benim içimde bir gökyüzüm var. İçinde kimsenin bakıp göremediği kuşlarım, hayallerim... Mavi renginin azizliği mi yoksa insanların üzerindeki sis mi desem, bilemedim! Hayatı yalnız kaldığımda daha çok seviyorum. İnsan, yalnız kaldığında düşünebiliyor sadece. Ben de kendimle konuşabildiğimde daha yalnız ve özgürüm. Her insan gibi…Kız çocuğuyum ben, örgülü saçlarıyla dünyaya kafa tutabilecek kadar cesaretli.
Bir yolculuktayım şimdi. Hayatı izliyorum. Arkamda birileri yok, tek başımayım. Hayalim var, hayallerimi yaşamak istiyorum. Bazen korkularım, anneme sığınmakla geçmiyor. Örgümün bozulmasından korkuyorum. Yaşamadığım şeylere dair içimde büyüyen şiddetli baş ağrılarım var. Kabul ediyorum, ben çocuğum. Yaşadıklarım kadar. Ama hayallerim bu kadar küçük değil. Beni bekleyen yarınlarım var. Gökyüzünde özgürce uçmayı bekleyen kuşlarım var. Peki, ben yarınları onlar beni beklerken ne olacak? Bilmiyoruz. İnsanlar üstüme üstüme yürüyor, içimde hepsine beslediğim kin var.Tanımadığım halde onlar hakkında yorum yapıyorum. İnsanları hiç sevemedim ben, nefeslerine kadar rahatsız oldum. Her adımlarında hissettiklerime sorular sordum. Neden her şeyle aramda bir duvar vardı? Ve ben o duvarı neden her defasında onarıyordum? Çocukluğum kendime sorular sormakla geçiyor. Korkuyorum, mutluluğuma sorular sormaktan. Hayatı kurcalamaktan, geleceğimden, hayallerimden, özgürlüğümden..Ve bazen aynadaki duruşumdan, kor-ku-yo-rum! Ve korkularım bazen, hayallerime bir perde gibi iniyor. Örgülü saçlarıyla tüm davalara göğüs gerebilecek bir hâkim olmak istiyorum. Her defasında yenik düşüyorum. İçimde duygularımı körelten bıçaklar var. Duygularıma bağnazım ben. Dışardan cesur görünse de benliğim, içimde biriktirdiğim hoşgörüsüzlüğüm var. Ya korkularıma yenik düşersem? İçimdeki bu soruları cevaplamadan yok etmek istiyorum. Ben, daha yürüyemezken insanların yürüdüğüne şaşırır, düşmediklerine hayret ederdim. Yürüyebiliyormuşum. Tek başıma ayakta dimdik durabiliyormuşum. Hem de ellerimi kimseye vermeden, küçük adımlarla büyük işlere yürüyebiliyormuşum. Koşsam dahi düşmüyormuşum. Her şey benimle başlıyor, benimle bitiyormuş. Ben, hayalleriyle korkularıyla 17 yaşında örgülü saçlara sahip kızım. Bir daha pembe hayallere sahip olunamayacak o yaşta. Ve bu satırlara sığdıramayacağım kalbimle "Gidiyorum.". Beni bekliyorlar, onlar da benim gibi endişeli, özgürlük istiyorlar. Bekletmemeliyim onları. "Geleceğe" acelem var. Hepsi bir gün gökyüzünü terk edecek, görüyorum. Gördüklerimi söyleyemiyorum. İçimdeki bu tarifsiz kelime kalabalığını kimse bilmiyor. Ben gökyüzümü kaybetmek istemiyorum. Kanatlarını göstermeyen gökyüzü istemiyorum. Ben "geleceğimin nefes alamama”sına tahammül edemiyorum.
          Bu içi dışı cesaretsiz insanlarla dünyamı bölmek istemiyorum. Dünyam simsiyah olmaya başlıyor Gökyüzümü elimden alacaklar. Maviyi sevemeyeceğim, denizi seyredemeyeceğim. Bir hukukçu olamayacağım. Adaleti sağlayamayacağım. İzin vermeyecekler, görüyorum. Konuşturmayacaklar! Tüm kelimeler tıkanacak, biliyorum. "Uçurtmamı, gökyüzümü, arkadaşlarımı çalıyorlar". Cesaretim tükeniyor. Ben gittikçe geleceğim benden kaçıyor. Küsüyorum geleceğime, gelmesin. Affet mavi, affet uçurtmam, affet gökyüzüm, affet öğretmenim, affet anne. Duygularım yeniyor sizi, ama elbet bir gün "Geleceğim." masmavi kıyafetimi giyip gökyüzündeki davalara.