Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: mazi4321
Eser Sıra Numarası: 210214eser06


                                                 DÜNSÜZ YARINLAR
      Boğazın muhteşem manzarasını izlerken ‘‘Bir tek bu değişmedi.’’diyorum, kendi kendime.Tabii yükselen binalar yüzünden sürekli biraz daha azalıyor manzara ama ‘‘Bu kadarı da yeter.’’ diyorum, sonra sokakları seyre koyuluyorum.Her gün hepsini tek tek inceliyorum.Geçmişin çocuk seslerini, kuş cıvıltılarını düşünürken araba kornaları artık ben varım dercesine kulakları tırmalıyor.Seyyar satıcı sesleri de yok artık.Ne oldu o bakkal amcalara! Sahi kaldı mı onlar artık. Bir de soruyorum değil mi? Ne olacak marketler açılınca onlar da kalmadı doğal olarak.Şimdi alınacak bir şey varsa koşup alıyorsun,kasiyere parayı ödeyip çıkıyorsun, tek kelime bile konuşmadan ayrılıyorsun oradan. Neden konuşacakmışsın ki zaten her şey yazıyor etiketlerin üstünde.Oralar da sessiz anlayacağın ne bir fiyat sorusu, ne bir indirim düellosu. Bir de markete siparişler var. O daha da kötü. Millet iş dışında evden çıkmaz oldu.
Sipariş demişken interneti de unutmamak lazım.O da doğru kullanılmadığı için tam bir baş belası. Hatırlıyorum da çıktığı zamanlar ne çok heyecanlanmıştı millet. Dünyayı göreceklerdi çünkü. Hiç bilmediği şeyleri öğreneceklerdi. Oysa tam tersine bir bilinmezliğe sürüklüyor insanlığı da kimsenin haberi yok. Bugünleri görseydi yine icat eder miydi bilgisayarı ‘‘John Atanasov’.Graham Bell’e ne demeli, ne ümitlerle icat etmişti telefonu kim bilir. Uzaklar yakınlaşacaktı güya. Herkes sevdiği ile istediği an konuşacaktı. Artık yakınlar uzaklaştı da haberi yok. İyi ki de yok. İnsanlar ne konuşulduğu duyulmasın diye ya da sırf üşengeçliğinden iki adım ötesindekine mesaj atıyor, telefon ediyor.Telefon çıktığı zaman ninem ‘‘Biz ne çektik, sevdiğimize ulaşmak için mektuplar yazardık. Haftalarca hatta aylarca cevap beklerdik.Yazık olmuş bize.’’Asıl bize yazık olmuş nineciğim. Çünkü artık ne giden sorusunun bir anlamı var ne de gelen cevabın bir heyecanı. Evet, evet yazık bize. Ne kaldı ki geriden ne bir akrabalık ne bir komşuluk. Kapı komşusu olan insanlar birbirlerini tanımıyorlar bile. Kimsenin kimseden haberi yok. Birine bir şey olsa kimse gelip sormuyor bile. Ben işte bu yüzden buradayım iki kelam, bir sıcak gülümseme için.
    Bir de insanlık nerede kaldı diye soruyoruz ya. Nerede olacak etrafımızı saran beton yığınlarının altında. Yeni duvarlar örüldükçe bırakın insanlığı insanlık kelimesi bile unutulacak böyle düşününce tüm o beton yığınlarını yıkmak yok etmek istiyorum. En altta kalmış tozlu insanlığı üfleyip insanlığa yeniden armağan etmek istiyorum.İşte bu yüzden ziyaret ediyorum huzur evlerine; dünü bugünde yaşayıp yarınlara taşıyabilmek için.  



önceki eser / sonraki eser