Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: miraç1996
Eser Sıra Numarası: 210214eser08


KAYGI MI UMUT MU?
Askerler ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri! Demişti Ulu Önder.Herhalde Türk Milletinin görmüş geçirmiş en çok öngörme becerisine sahip insan Atatürk’tür. Atatürk’ün ileri görüşlülüğü, yalnızca Milli Mücadele döneminde yaşananlardan değil, mücadelenin öncesinde ve sonrasında gerçekleşen olaylardan da rahatlıkla anlaşılabilir.Peki biz, bizce gelecek nedir?Kaygı mı? Umut mu?
Yaşayan her insan bir gelecektir aslında.Bizim geleceğimiz çocuklarımız, biz de anne ve babalarımızın geleceğiyiz. Yaşadığımız dünyayı düşünelim, öncelikle nasıl bir yer olduğundan bahsedelim.Mutluluk da burada üzüntü de gözyaşı da burada gülücük de.Peki hangisi daha ağır basıyor?Gelecekte yani bundan en fazla on sene sonra anne – baba olacağız ama…Savaşın, susuzluğun, kaybolan veya kaybolabilecek insanoğlunun içine birini daha eklemek ne kadar doğru? Bugünki biz gençlerden bile anne ve babalarımız kaygıyla bahsetmekte..Ya biz çocuklarımızdan nasıl bahsedeceğiz? Şimdi yaşadığımız çağa teknoloji çağı denmekte ve şanslı olduğumuz düşünülmekte, iletişimin, dostluğun koptuğu ve savaşların çıkması beklenen bir gelecekte hangimizi daha şanslı olmuş olacağız?Çocukları teknoloji çağında yetişmiş olan anne babalarımız mı? Yoksa çocukları, insanlığın yok olduğu, iletişimin ve dostluğun bittiği, belki de savaşın ortasında bir çağda yetişen bizler mi? Geleceğe dair kaygılarımız arasında savaştan da bahsetmiştim bunu neye dayanarak yazdığımı söylemek istiyorum.
Bundan iki yıl önce Almanya’da yapılan bir araştırmada dünyadaki savaşların sayısının son bir yıl içinde iki kattan daha fazla arttığı ortaya konuldu.Bunlardan bir tanesinden kısaca bahsedeyim. Irak ve Amerika savaşı, bu savaş sekiz buçuk yıldan fazla sürmüştür.Ve sadece Irak’ta öldürülen asker sayısı dört yüz altmış bir bindir. Ve maalesef bu savaş biteli de çok olmadı…Ve yine maalesef ki hala süren savaşlar var…
      Ne yapalım şimdi gözlerimizi mi kapayalım, kulaklarımızı mı tıkayalım yoksa vicdanlarımızı mı köreltelim? Ya da geleceği böyle parlak olan bir dünyaya bir evlat mı getirelim! Ben doğduğumda savaş yoktu ama şu an savaş var ve ben bir abla olarak bile ne kardeşlerimin ne de ileri de doğacak çocuklarımın savaşın içinde doğmasını istemiyorum.Dünyanın şu an ki durumu bile bizleri kaygılandırıyor: “Küresel ısınma var gelecekte kuraklık olacak, ülkeler arasındaki siyası ilişkiler iyi gitmiyor savaş kapıda mı, teknoloji insanlar arasındaki bağı koparıyor ve insanlar birbirleriyle daha az konuşuyor.” gibi durumlar ortaya çıkmaya başlayalı çok oldu. Şimdi siz söyleyin gelecek bizim için kaygı mı olmalı umut mu?