Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: okur1914
Eser Sıra Numarası: 230214eser81


                                                                   İNSAN MI?
         Biz insanlar uzun yıllardır teknolojiye hayranlıkla bakıyoruz. Teknolojinin gelişimini yakından takip ediyor, daha fazla ilerletmek için uğraşıyoruz. Fakat teknolojiyi hep tek bir bakış açısıyla algılıyoruz. Daha doğrusu bardağın boş tarafını görmekten kaçınıyoruz.
 Teknoloji dendiğinde, tüm insanlık olarak doğduğumuzda getirdiğimiz bir bilgiymiş gibi “hayatımızı kolaylaştırıyor” diyoruz ama hayatı kolaylaştırmaya ne kadar ihtiyacımız var?  Birinci olarak teknoloji sayesinde, zamandan tasarruf ediyoruz. Peki bu tasarruf ettiğimiz zaman dilimini gerçekten etkili kullanıyor muyuz, yoksa bu nedenle en değerli organımız olan beynimizi daha mı kullanıyoruz? Çünkü eğer böyle devam edersek bundan 1000 yıl sonra düşünme ve hafıza kabiliyetimizi tamamen teknolojiye devredeceğiz. Klavye ile yazı yazmak bize taş tabletlere yazı yazmak kadar zor gelecek ki bu üşengeçlik de beynimizin küçülmesine sebep olacak.
İkinci olarak teknoloji işlerimizi kolaylaştırıyor. Düşünebilen hayvanlar olarak anılan biz “homo sapiens”ler kendi yarattığımız teknolojinin hızına yetişemiyoruz. Örneğin elektrikli süpürgeler… Teknoloji hayatımıza girmeden önce annelerimiz evi çalı süpürgeleriyle el gücü kullanarak temizlerdi. Daha sonra hayatımıza şarjlı, elektrikli, pilli süpürgeler girdi. Yine el gücü gerektiren ama performansı yüksek olan bu süpürgelerin yerini şimdilerde el gücü gerektirmeyen, kendi kendine çalışan el kadar süpürgeler aldı. Daha evreni keşfedememiş bir ülke, halk bunu yapabiliyorsa ilerde konuşan, yemek yiyen, hizmetçi görevi gören elektrikli veya başka şekilde çalışan süpürgeler bizi bekliyor demektir. Peki bunun olumsuz yönü ne olabilir?
Gittikçe vücudunu, elini, kolunu, bacağını kullanmayıp tembelleşen insan. Hareketsizlik fark edemesek de  hayatımızı yavaş yavaş elimizden alıyor. Bunun en  çarpıcı  örneği son yıllarda dünyayı saran obezite sorunu.Dünyadaki obez oranı son on yılda %33 artmıştır.  Araştırmalara göre 2015’te ise obez sayısının 2,3 milyara çıkacağı tahmin ediliyor. İleriki yıllarda obezite, önlenebilir ölüm nedenlerinden sigara kullanımı geçerek birinci sıraya yerleşeceği kaygısındayım.
İngiltere’deki bir gazetenin yaptığı habere göre, insanoğlu bundan 1000 yıl sonra maymunu aratmayacak bir görüntüye sahip olacak. Teknolojinin gıda sektörüne sıçramasıyla birlikte hap ile beslenme sonucu dişlerimiz azalacak, kollar ve eller uzağa erişme ihtiyacının azalmasıyla uzayacak ve dijital ve elektronik alet kullanımının yaygınlaşmasıyla el ve parmaklardaki sinir uçları çoğalacak.  Peki biz maymunların soyundan geldiğimiz fikrine bile sıcak bakmazken, neden bile bile hantal,  işlevsiz bir canlıya dönüşüyoruz?
       Daha bu yıllarda yürüyen merdivenler, sesi algılayarak çalışan telefonlar, sürücüsüz çalışan arabalar, düğmesine basınca kendi kendine evi süpüren süpürgeler varken, bundan yüzyıllar sonra insanoğluna o düğmeye basmak bile zor gelecek. Kısaca insan görüntüsünü yitirmiş, ucube, hareketsiz yaşamaktan obez, işsizlikten bıkkın, enerji patlamasından şiddete hazır, mutsuz insanlar olmak kaygılandırıyor beni.