Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: oyuncu3772
Eser Sıra Numarası: 230214eser48


                                             BİZİM OYUNUMUZ: HAYAT
        Hepimiz içimizde gelecekle ilgili bir korku, bir panik yaşarız. Bunun nedenini çoğu zaman da kendimize sorarız. Belki de insanoğlunun attığı adımları sağlama almak istemesinden kaynaklanır tüm bu endişeler. Hiçbirimiz yarın ne olacağını bilemeyiz. Yarın ne olacağını bilmememize rağmen uzun süreli on yıllık, yirmi yıllık gibi bir süre için planlar yapar dururuz. Bütün bunların nedeni hep daha iyi bir hayatımız olsun daha mutlu yaşayalım diye.
İnsan gelecekte ne olduğunu tam olarak bilemediği için bazı kararlarını, planlarını kesinleştirmek için çaba sarf ediyor. Tam anlamıyla işini garantiye almaya çalışıyor. İnsanın hep iyiye hatta en iyiye ulaşma çabası zaman zaman tedirginliklere yol açıyor. Ya yapamazsam? Ya verdiğim kararlar doğru değilse? gibi soruları getiriyor insanın aklına. Hepimizin içinde iyi kötü bir mükemmeliyete ulaşma isteği vardır. Takdir edersiniz ki zirveye ulaşmak hiçbir zaman kolay olmamıştır. Mükemmeliyet yolculuğunu kışın tırmanılmak istenen engebelerle dolu olan zorlu bir dağın zirvesine benzetelim. Yolun sonuna kadar yılmadan devam edersek zirveye ulaşacağımızı biliriz. İşte bu yolculukta bizim karşımıza çıkan her engel bizim gerçek dünyada duyduğumuz kaygılarımızdır.
Hayatımızın her basamağında büyük ya da küçük birçok kaygı vardır. Bu kaygılar bizim için birer engel birer çeldiricidir.İnsan her yaşında hayatı farklı algılıyor. İnsanın girdiği her yeni yaş yaşamın ona hediye ettiği yeni bir olgunluk safhasıdır. İnsan her yaşında biraz daha farklı pencerelerden bakar dünyaya. Çocukken hayat hepimiz için oyundan ibaretti. Belki hepimiz yaşamı oyunlar evreni olarak gördük. Kimimizin hayatı hafife almasının temelinde bu vardır belki. Kim bilir?
Dünyaya karşı bakış açımızı oluştururken yaptığımız iş de önemlidir aslında. Öğretmenliğe yeni başlamış birinin aklında dersi nasıl işleyeceğine dair hep bir kaygı vardır. Ya da bir çiftçi. Mahsulü hakkında kaygı duyar hep.Acaba bu sene yeteri kadar ürün elde edebilecek miyim diye? Bunun en iyi örneklerinden biri de on birinci sınıf öğrencileri olan bizleriz. Hepimiz zorlu bir yarışın içine girmiş koşturup duruyoruz. Önümüzde üniversite sınavı var. Hayatımıza yeni bir çizgi çekecek olan sınav. Böylesine önemli bir sınav karşısında kim rahat davranabilir ki? Bu da hayatın önümüze çıkardığı engellerden biri . Kimimiz için büyük kimimiz için de belki küçük bir engel. Bazılarımız bu sınav için kaygı duyar bazılarımız duymaz. İşte bu kaygıyı kendi lehimize çevirmek bizim yararımıza olur. Ama yok değerlendiremeyip bu engellere dolanıp durursak da zararlı çıkan yine bizler oluruz.
       Hayat içinde bizim de oynadığımız kocaman bir oyundur aslında. Bu oyunu oynarken bazen ayaklarımıza taşlar – kaygılar – takılıverir. Bu taşları hayatında sorun olarak görenlere zaten diyecek sözüm yok. Ama düştükten sonra o taşı kenara itip kalkmayı bilenler her zaman bu oyunun ilk kazananları olacaktır.