Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: porshe1955
Eser Sıra Numarası: 230214eser71


                                                        MEVCUDİYET SAVAŞI 

          16 yıldır her gün yeniden doğuyorum. Gün ışığından nasip aldığım her yeni gün. Bulutlar güneşi kapattığında -ölümüm- kendimi yenilemeyi bıraktığım gün olacak sanırım. Yeryüzünde dolaşan yaşayan ölülerimiz her birimiz. Ama ben tik tak atan saatlerimizin merkezine alıyorum kendimi. Akrep ya da yelkovan olamam ben. Kenardaki sayılar asla. Siz yeniden doğmayı kabul etmeyenlerle bir tutamam kendimi, imkânsız. Sıradan hayallere tahammül edemem. Çünkü bir deli olmayı sıradan hayalperestliğe tercih ederim. Bir deli akli dengesini tekrar kazanabilir ama hayalcinin yeryüzünden kopmak dışında yapacağı bir şey yoktur. Delinin düşmanları vardır, hayalcinin kendisinden başka bir şeyi yok. Bu yüzden en köklü gelecek kaygım bir hayalciye dönüşmek. Fark yaratmak için deli kalmak. Hepimizi bir kaç toz ve et yığınından başka ne ayırıyor ki? 
Toprağa karışan bedenlerimizin üzerine yükselen mermer parçaları beni hatırlatmaya yetemez, sanmıyorum. Peki, bu bahsettiğim delilik anıları ne? Delice zenginlik mi? Delice bir aşk? Aslında kendi sınırlarım dahilinde çılgınlık yeterli. Ve bir de tatlılar, ah şu frambuazlı pastalara asla hayır diyemem. Ayrıca arabalar. Ama sıradan arabalardan bahsetmiyorum. 1955 model bir Porsche. Hayalimdeki araba. Yakıt yerine hava yaksa işime gelirdi. Lanet olasıca yakıtlar, benzinlikler, yolumuzdaki engeller ve aç bir çocuğa benzeyen benzini bitmiş bir Porsche. Düşünün; hava güzel, tam 30 derece. Klasik Porsche’mizde, radyodan TheSmiths'in klasik sesi. Tam Porshe’lik şarkılar. Cam yarıya kadar açık, saçınızı savuruyor sıcak rüzgar, güneş gözlükleriniz polis tarzında. Tek sorun aklınızdaki gelecek kaygıları. Onlar da geçecek yakında, zamanla, daha doğrusu yolculukla. Araba en fazla 250 yapıyor, siz de zaten 110 ile gidiyorsunuz. İleride bir benzinlik görüyorsunuz, depoda kalmış çeyreklik kısım. Tanrı'nın cezası ya deliliğiniz tutuyor, depoyu boş verip devam ediyorsunuz yolunuza. Neyse otobanda usta bir zen olarak yol alıyoruz. Nereye gidiyoruz acaba? Büyük kanyon olabilir ya daMacchuPicchu. Haritalar, planlar... Altımızda klasik bir Porsche."dırıtırdıdıtdır" garip garip sesler geliyor arabadan, bizim depo boşalmış. Benzinliği de çok var. Tekrar lanet ediyoruz makus talihimiz ve saçma fikirlerimize. Akıl ya bu uslanmıyor. Çıkıyorsunuz arabadan, gelen geçen arabalara işaret çakıyor yardım istiyorsunuz. Yüzünüzde bir gülümseme. Peki, neden gülümser sevgili bayan bu durumda diye düşünüyor dışarıdakiler. Oysa fikirler değişik. Belki ömrüm boyunca bekleyeceğim bir adamla karşılaşacağım. Ama dikkatli olmalısınız bayım, bir elinde çiçek tutup öbür eli arkasındaki silahı taşıyan kadınlardan olabilirim. Ama duracaksınız biliyorum. İşte delilik sınırlarıma gülüyorum. Kadere ve öngöremediğim hayatta kendimi dinleme çabama. Ve sizde duracaksınız. Bir dostluk başlayacak ya da bir aşk, ne biliyim sadece arabama yakıt doldurup meşgul edici bir anıya da dönüşebilirim kafanızda. Ama yollarımızda her birimizin dönemeci birbiriyle kesişecek. Ama düşününce birbirimize bir selam vermek için çok gerekli bir nedenimizin olması bekleyeceğiz. O zaman da belki hiç gelmez.
Sıradaki insan!
Sıradaki hayatlarımızın kesiştiği ve hiç kimse olan insan!
Merhaba ön görülemeyen hayatım!
Merhaba hiç sığamayacağım sıfır beden kot!

Ve sıradan hayatlarımıza devam edeceğiz. 1 ya da 2 çocuk, belki de kısırsınız bilemeyeceğim. Dünya sorunları da hep olacak. Küresel ısınma da. Keşke kalplerimiz de ısınsa.Gelelim içimdeki hayalciye. Asla dönüşmek istemediğim canavara. Belki de çok düşünüyorumdur kim bilir? Belki aptalımdır. Belki de abdalımdır kim bilir? Tanıyabileceğiniz en kafkavari insan olabilirim, belki de değilimdir- bana selam vermeye çekinen insan bunu asla bilemeyecek. Peki deli "ben"in mutlu olabilmesi için ne gerekiyor? Porsche diyen sesleri duyuyorum, gülüyorum. Komiktir, bazıları bu yüzyıla göre hala mizah anlayışını koruyor. Deliliğimin sınırlarını keşfetmek için kapasitemi sınırlayan sıkıcı ve monoton işlerden uzak durmam lazım benim. Fakat arabam için 4-5 yıl çalışabilirim. Boş bir amaç uğruna çalışanların dünyasında var olabilmek için "para". Sonra ortadan kaybolup özgürlüğüme özenen bakışların keyfini çıkartabilirim. Yanıma bir "yol"daş da gerekiyor aslında.Olabilir. Ama birileri yapalım şunu. Aynı anda çok kişi değil tabi, hayır, paylaşabilecek zamanımızın bittiğini hissedip sırasını öbürüne salan beyfendiciklerden bahsediyorum.Yirmi yıl sonra bir hayalciye dönüşürsem şu yazdığım eskitilmiş defteri yakarım herhalde. Ama geçen zamanın yarattığı pişmanlığı dindiremez. Olsun. Bir söz vardır "insan plan yapar, tanrı gülümser".Yalan.Ama bazen yalanlara inanmak isteriz. Genelde hayalcilerin avutma seanslarında. Endişelere boğdum yine yazımı.Geniş zamandan çıkıp şimdiye dönüyorum son olarak.
        Demem o ki, bugün burada bu yazıyı yazıyor olmam,bugün burada olmayacak kadar güzel bir sebebimin olmamasıdır. Yazarken ortaya çıkan çift kişiliğimi mazur görün. Her yeni gün; hayalci ve bir deli savaşıyor içimde. Her yeni gün yeniden doğuyorum. Ne derler bilirsiniz " yeniden doğmayı kabul etmeyenler ölümü kabullenmiştir."O halde sonsuzluğa içelim ve ölümsüzlük sınırlarına; tabi öyle bir sınır mevcutsa...