Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: puhu4697
Eser Sıra Numarası: 021213eser04

                                              EL FENERİ
          Tüm insanlar geleceğe şimdiye ve hatta geçmişe dair birtakım endişeler barındırırlar içlerinde. Çünkü kimi zaman keşfettiğimiz onca kuram ve bulduğumuz yüzlerce teori sorularımız karşısında yanıtsız kalır. Ve her gün milyonlarcasını ürettiğimiz floresanlar yolumuzu aydınlatamaz. Bizler de geçmişteki biçimsiz gölgelerden, yaşadığımız anın kararmasından ve henüz göremediğimiz geleceğin karanlık bir sis tarafından yutulmasından korkarız. Bizi kovalayan onca siyah bulutun endişelerimiz olduğundan habersizizdir oysa. Demek istediğim: Geleceğimizle ilgili birçok olasılık söz konusudur. Bunların çoğu istemediğimiz sonuçların kapılarını açar.
Kendimi ele alacak olursam belki bundan dört sene sonra tıp fakültesini kazanamayacağım. Ya da bu senenin sonuna istediğim sonucu alamam.  Gelecek haftaya olan ödevi yetiştiremeyebilirim. Ama zaten yarına uyanacağımın garantisini hangimiz verebiliriz ki? Sadece yaşadığımız anı en iyi değerlendirmekten söz ediyorum. Ne hoş bir söz vardır: Carpe diem! Yaşadığın günü kavra gibi bir anlam ifade eder Türkçemizde. Bir de şiir vardır ki ne güzel özetlemiştir:

Hak şerleri hayr eyler
Arif anı seyreyler
Zan etme ki gayreyler
Mevlâ görelim neyler.
Neylerse güzel eyler

Sen Hakk’a tevekkül kıl
Sabreyle ve râzı ol
Tevfiz it ve rahat bul
Mevlâ görelim neyler.
Neylerse güzel eyler.   
        
          Sizce de yarını düşünerek bugünü kaçırmayı ve en basit şeylerin bile bizi korkutmasına izin vermeyi artık bırakmanın zamanı gelmedi mi? Ben ki bu pazartesi olduğum sınavın sonucu için endişeleniyorum. Ya da sen patronunun vereceği terfi konusunda endişelisin. Ama hastanedeki insan tomografi sonuçları için endişeli. İnşaat işçisi baba, çocuğunun geleceği endişesinde. Hapishanedeki mahkûm ertesi gün hakkında verilecek olan karararı düşünüyor. Bizimkiler ne kadar küçük değil mi? Elbette zaman nehir gibidir. Bırakırsak akıp gider ama önüne setler kurarsak barajlar inşa etmiş oluruz. Bu barajlar gelecek içindir. Ve suyun şiddetiyle yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Ama biz şu an işimizi düzgün yapıp, setleri düzgün kurarsak yıkılma tehlikesini de en aza indirmiş oluruz. Endişelerimizle yaptığımız işe temkinli yaklaşıp bir önceki hatamızdan ders alarak günü en iyi biçimde değerlendirirsek ne o geçmişteki kara gölgelerden ne günün mahvolmasından ne de gelecekteki kara sisten korkmamız gerekir. Çünkü biz el fenerimizi yanımıza almışızdır. Yol ne zaman kararsa onu açar yürümeye devam ederiz. Elbette zaman zaman tökezleriz ama  yolun sonuna kadar her adımı hakkıyla atmış oluruz. Tüm endişelerimiz lehimize çevirir barajımızdaki tuğlaları onlarla bir araya getiririz. Bundan sonrasında elimizden geleni yapmanın keyfiyle olacakları izleriz. Ta ki yolun en sonuna ulaşana dek.