Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: Rsizadam1989
Eser Sıra Numarası: 210214eser22


                                                   HAYAT ELVERDİĞİ KADAR…
     Geleceğin anlamsız, derin ve tiz çığlıklarıyla uyandım gecenin serin, ıssız ve zifiri karanlığına.Yalnız, yorgun ve kimsesiz bir biçimde…Hayat elverdiği kadar yaşıyordum…Fazlası bünyeye bir asalak gibi yapışıyor; bırakmıyor ve boğarak öldürüyordu.Ölürken ne kimsem vardı veda edecek ne de uzun vedalarım kalmıştı elimde haykırabileceğim.Belki hayat elvermedi veya hep fazlasını istediğimizdendir.İnsanın nankör, gözü doymak bilmeyen, iradesiz yaratılışındandır bekli de.Hiçbir şeyi bilemeyiz. Ne yeri geldiğinde düşünmek uğruna fırtınalar estirdiğimiz beynimiz ne de aşık olduğumuzda dur durak  bilmeden kan pompalayan kalbimiz bilebilir çoğu şeyi.
Ortada geçmişin rutubet kokulu sayfaları da kalmamıştı, gelecek için yeni aldığım gökyüzü kadar temiz sayfalarım da...Hepsini o gelecekten yollanmış derin çığlıklar arasında uyandığım gece kaybetmiştim.Çünkü çığlıklar,  gelecekte de bir yerlerde yalnızlığın saklı olduğunu fısıldamaya başlamıştı.
Ben de işe eskittiğim ve yenisini aldığım sayfaları yakarak, küllerini de rüzgârın eşsiz figürlerinde  dansa kaldırarak başladım. Artık ne düşünebileceğim geçmişim ne de  bedenimi yaşatacaklarıyla bozguna uğratmayı düşünen geleceğim vardı ortada.Nereye gitsem, hangi ayağımla  ilk adımı atsam bilemedim doğrusu. Tıpkı bir bebeğin gülüşündeki gamze kadar acemi....Tazeydim, toydum ama yorgun…Belki de fazla boğdum kendimi geleceğin derin kuyularında, belki de ne yapacağımı bilemeyecek kadar yeniydim hayatta.
Sudan yeni çıkmış bir balık gibiydim.Gözlerimde afallayan bakışlar, yüzgeçlerimde anlamsız kasılma, göğüs kafesimi yumruklayan kalbim vardı.Tükeniyordum, bitiyordum en acısı da ölüyordum. Oysa korkum ne ölüm ne de yalnızlık.
Ben bir zamanlar karanlıktan korkmayan masum bir çocuktum. Ne ara büyüdüm ne ara gelecekten korkar oldum? Korkumun nedeni insanlardır…Çünkü girdikleri hayatların geçmişini unutturmaya çalışıp gelecek için hızlı adımların  atılmasını istemeleridir korkumu doğuran.Eğer hızlı adımlara ihtiyacımız yoksa iyi bir geleceğe de ihtiyacımız yok demektir,onlara göre.Aksine en çok da aşk için, hayal kurmak için ve de kararlara varabilmek için yaratmalıyız geleceği. Çünkü her adımda ilerisini düşünürüz.Çünkü her biri ,zorluklarıyla üstesinden geldiğimiz geçmişi unutturur bize.Adeta Alzheimer  gibi. Oysa geçmiş unutulacak kadar geçmemiştir aslında…
Belki bir gün geçmiş ve gelecekten yollanmış çığlıklar arasında yine uyanırız. Ama bu sefer afallamadan, gecenin zifiri karanlığına kapılmadan... Ne geçmişin rutubetli sayfaları ne de geleceğin yeni ve beyaz sayfalarını yakmak gerek. Çünkü hayat hiçbir zaman Anka kuşu gibi küllerinden doğmayacak. O yüzden gelecek de hayat elverdiği kadar güzel olacak.

     Hayat elverdiği kadar görüşmek üzere…