Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: rüzgar6837
Eser Sıra Numarası: 180214eser04


                                      BULUTLAR ARASINDAKİ GÖKKUŞAĞI
     Teknolojinin hüküm sürdüğü bir dünyada, hızla ilerleyen bir zaman dilimindeyiz. Teknolojinin dalgasında boğulan ülkelerle dolu bir gelecek içerisinde... Her millet sürekli değişim ve gelişim serüveninden geçer. Bu değişimlerin getirdiği birtakım olumsuzluklar vardır fakat insanlar gözlerine inmiş perdeden dolayı bunları görememektedirler.
Son zamanlarda ‘’Üşengeçlik’’ kavramı baskın durumdadır. Özellikle gençler teknolojik aletlerin vermiş olduğu kolaylığın esiri altındadır. Cep telefonları, bilgisayar, televizyon… Yaşadığımız zamanın bizim için aydınlık olduğunu düşünsek de aslında karanlığa doğru ilerliyoruz. Örneğin çocuklar hayal dünyaları doğrultusunda oyuncakları ile geçirecekleri zamanlarını bilgisayar ve televizyonla geçirmeye kurban ediyorlar. Merak edilen konuları bir kütüphaneye gidip araştırmak yerine küçücük bir kutunun içinde arıyorlar. Bu durum zamanla çocuklarda kişilik bozukluğuna sebep oluyor. Eskiden ‘’Kişilik Bozukluğu’’ diye bir kavram yokken gün geçtikçe bu durumun iyice yaygınlaştığını görüyoruz. Monoton bir hayatın kilitlerini kendi irademizle açıyor; sosyal bir yaşamın tohumlarını atmak yerine, çürümüş bitkiler gibi zamanla karanlık bir geleceğe ilerliyoruz. Makinelerle dolu bir hayatın eşiğinde yaşamın kolaylaştığını zannederken dinamik bedenlerimizi paslanmış demirlere çeviriyoruz da farkında bile değiliz aslında. İnsan kalbindeki küçük bir deliğin insan hayatını tehdit etmesi gibi kimyasal ürünlerin ozon tabakasını zehirleyip zedelenmelere ve küçük deliklere yol açması da korkunç bir gerçek… Gökyüzünü kaplayan devasa binalar yıldızları kapatmış, insanlar bağımlı olduğu kolaylıktan bunları görmemekteler. Temeli iyi atılmamış bir binanın katları gibi zamanla ilerliyoruz fakat bu sağlam olmayan bina bir sarsıntıda yerle bir olabilir. İşte bunun gibi geleceğin temellerini ne kadar doğru ve sağlam bir şekilde atarsak yeni açmış bir çiçek gibi tüm güzelliğiyle yaşarız hayatı. Çiftçi hasadı doğru zamanda eker ve toprağının gübresini ne kadar iyi atarsa alacağı ürün de o kadar iyi olur. İşte gelecekteki yarınlar bizim vaat ettiğimiz görkemli hayatlara doğru ilerleyiş ve sosyal hayatın anahtarıdır…
     Üzerimize doğan güneşi batırmak yerine bilimin ve teknolojinin bize getirdiği olumsuzlukları en aza indirgemeliyiz. Yağan yağmurun şiddetinde aldığımız tedbirlerden sonra sonunda çıkan gökkuşağının gözlerimizi büyülemesi gibi ilerleyen zamanın derin sularında yok olmayalım…