Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: ser1444
Eser Sıra Numarası: 220214eser18



                                                     GEÇMİŞTEN GELECEĞE
         Hayat öyle bir oyundur ki insan bu oyunda kaybolur ve birtakım engellerle karşılaşır.Herşeyin bir sonu olduğunu güneşin bile battığını ve hatta ayın bile gerçekten ışık kaynağı olmadığını biliyoruz.Bu hayat yolunda, bu gerçeklerle ve yalanlarla dolu dünyada yaşadığımızı unutmamalı ve her adımda temkinli olmalıyız. Korkmalıyız; çünkü bilmeliyiz ki dünyamız teknoloji dünyası ve hayat maddiyata bağlı olmuş.İnsanlar çirkinleşmiş, kötülük yolunda ilerlemişlerdir.
Nefes alamadığımızı bir düşünsenize ne kadar korkunç değil mi? Ama zaman bunu da gösterecek. Çünkü o kocaman bacalar yükseldi güzelim kara trenin dumanı arttı ve dünyamız daha da zehirlendi, yaşanmaz bir hal almaya başladı.Sabah kalktığımda camdan bahçeye baktığımda o güzelim salatalık kokusunu artık alamayacağımdan endişeleniyorum.Çünkü insanlar öyle bir mekanizma olmuşlar ki yapay kokularla kendilerini büyülemişler.Savaşlarda kullanılan o silahlar birer metal Azrailler.Günümüzde bunca sorun varken gelecekte neler olmaz ki? İnsanlar birbirlerini katledip öldürmezler mi?Ya da bizim o şimşekli gecede birer umutla inen su taneleri kaybolursa ne olur bizim halimiz? En önemlisi geleceği gelecekten de öteyi düşünmeyi korkuyorum. Hayat yok olmuş ve insanların birer kukla olmuşçasına hareketsiz kaldığını düşünüyorum insan aklını kaybediyor değil mi? Gece oluyor gökyüzüne bakıyorum.İçi boş ceviz kabuğu kadar kapkara olduğunu görüyor ve şiddetle kör olma isteğinden korkuyorum.Çünkü biliyorum ki biz insanoğlu o güzelim gece yıldızlarını kaybediyoruz ve doğanın dengesini bozuyoruz.Köye her çıkışımda dağ gibi yaprak yığınları içerisinde buluyordum kendimi. Fakat o yaprak yığınlarının her sene birer ikişer azaldığını hissediyorum. Gözlerimin önüne gelecek geliyor ve aniden yerimden fırlıyorum.
          Artık biliyorum ki “Geçmişten ben bahsederken gelecektense sen bahsediver.”sözleriyle kalkıyorum. Gelişen bu dünyada, mahvolan bunca hayat arasında mutlu nasıl yaşanır sorusunu soruyorum kendime. Geçmişe bakarken geleceği nasıl unutabiliriz ki ve biz bunca korkuyla nasıl hayata tutunabiliriz? Gelecek beni böyle ürpertirken beni nasıl değiştireceğini hayal ediyorum. Ben ben olmamaktan korkuyorum. Değişen bu dünyada acıyla yaşayan milyonlarca insanı düşünüyorum ve gözlerim doluyor. Ben bu sözleri yazmaktan ve gelecekteki felaketleri bildiğimiz halde duyarsız kalmaktan korkuyorum ve ben milyonlarca insanın bu gelişmelere yenildiğini görmekten korkuyorum.