Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: serçe2625
Eser Sıra Numarası: 210214eser16


                                                  İSTİKBALİ ZAMAN
          Burası Van.Ruhun tene girdiği,cananın cana erdiği gurbetin vuslat olduğu,yaradanın cömert davrandığı diyar. Boynunda yaradanın mavi gerdanı, koynunda taşır aşkı sevdasını.Alnında gençliğin değişmekte olan gelecek yaşantısı, ardında ise sözsüz gidişlerinin duası...
Duy.Sana sesleniyor zaman. Bir şeyler söylüyor bak.Halinden anlaşılan şikayetçi. Zaman geçtikçe tükendi zaman. Adı anılmaz kıymeti bilinmez oldu. İnsanlar mesafeyi yok edince zamana bağlı bir takım denklem de ortadan kalkmış oldu. Zamanı bertaraf eden insanlar artık ışık hızı kadar yavaş değil.Yerçekiminin sınırlı uzay gemileri olan araba ve uçaklar her yerde vızır vızır.Kim bilir insanoğlu ne kadar uzaktı hızı kesen sürtünmeden? Ya araçlar? Onlar da artık sürtünmeyi reddeden metallerle dizayn edilmekte...
Zaman işte, öyle yada böyle geçiyor. Her defasında pişmanlıklarını yüzüne çarparken mutluluklarını yerinde bırakır. Ne yazık ki yaşanan her şey o anda kalıyor.Karanlık geceye eskisi gibi yakışmıyor. Bekleyişlere yönelir zaman. En tanıdık sözcüğü "yarın" dır. Bu yüzden "yarın" zaman için hiç bitmeyen bir umuttur. Zamanın bağrında kolon vurduğu tek varlıkta insanoğludur.
Bir uçurtmanın bile uçmasına yetecek  yerlerin kalacağını düşünmüyorum. Her yerde koca koca binalar ve bu binaların yere yansıttığı gölgeliklerin de insanları o denli serinleteceğini düşünmüyorum. Öyle sanıyorum ki süregelen bazı düşünceler insan oğlunun hayatında daha önemli bir yere sahip olacak. Tıpkı komşu kızının evcilik oyunu yarıda bırakıp gitmesi gibi. Bu gibi gelişmelerle beraber insanlık da kendi adına göre benlikler edinecektir. Zaman geçse de değişmeyen tek  temennim; umutlarımızın her zaman var olması.
 Büyük düşünmeler tarihe karışır. Gözler farklı duygulara gömülür. Akıl ise bilinmedik haliyle çıkar ortaya. Bilgiler farklı kimliklere bürünürken yazıldığı her deftere  gerçeklik ise bekler sessizce şüphelerini. Bu sırada duygular da bir yol olur hufre-i mealini taşıyanlara.
         Artık gökyüzündeki kaynakların gramı yer altındakilerin tonuna eşit. Üstelik kavgasız ve sahipsiz. Bundan sonra rekabet yerin altındakiler için değil, göğün tepesindekiler için...