Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: şimşek5254
Eser Sıra Numarası: 220214eser35


GEÇMİŞ, BUGÜN VE GELECEK ÜÇLÜSÜNDE BİZ
            İnsan hayatı boyunca sürekli olarak bir sebep sonuç olgusu içinde yaşar. Bugün yaşadığımız ya da tanık olduğumuz olaylar, aslında geleceğin birer habercisi hükmündedir. Bizler dün, bugün ve yarın üçlüsünde yaşarken yarına dünün köprüsü üzerinden gideriz. Yani geleceğe dair çıkarımda bulunurken kullanacağımız vasıta geçmişin ta kendisidir.
Peki, geçmişten ders çıkarıp veyahut analiz edip de geleceğe yönelik duyabileceğim kaygılarım neler olabilir? Milletimiz yüzyıllar öncesinde beş kıtada hüküm ve nam salmış şanlı bir imparatorluk kurdu. Ancak bu imparatorluk yüzyıllar boyunca süregelen bir atalet duygusundan dolayı hızla değişen dünya şartlarına ayak uyduramadığı için eriyip gitti. En nihayetinde, kurulan yeni devlet,Anadolu insanının tarihine altın harflerle bir destan olarak kazındı. Belki çok gerilerden başlamak zorunda kaldık bu yarışa…Ancak bugün ulaştığımız ivme ve gelişmişlik düzeyi gerçekten muazzam düzeydedir.

Benim kaygım, geçmişten günümüze bin bir güçlük ve zorlukla elde edilmiş bu kazanımların bu ruhî dinamiklerin nesilden nesile devam edip edemeyeceğidir.En büyük hayalim, dünyanın bütün gelişmiş medeniyetlerinin seviyesine ulaşmak değil.Olamaz da! En büyük hayalim dünyanın bütün medeniyetlerinin bizim önderliğini yaptığımız bir gelişmişlik düzeyine erişmek için çabalaması. Ancak bu kolay bir hedef değildir. Toplumu oluşturan her bireyi, bir binanın yapı taşlarını oluşturan tuğlalara benzetebiliriz. Bu yapı taşlarının her biri ne kadar sağlam olursa binamız, yani toplumumuz, o nispette muazzam bir yapı teşkil eder. Teşkil olunan o yapının muazzamlığı nispetinde milletimiz topyekun olarak ileri gidebilir. Nitekim günümüzde bunun emareleri alenen ortadır. Benim için en büyük hayal kırıklığı, bin bir zorlu ve acılı tecrübeler neticesinde elde edilmiş bu dinamiğin, bu ışığın sönmesidir. Umarım bu kaygımda haksız çıkarım ve devletimiz, milletimiz devletler muvazenesinde hak ettiği o pak yeri bir an önce elde eder.Kaygı kelimesi insana negatif olgular çağrıştırsa da, bunu insan daima olumlu algılamalıdır. Çünkü geleceğe yönelik duyulan yersiz vehimler, elemler insanı sonu alınmaz bir girdabın içine sokabilir ve hatta bu girdapta boğabilir.
            Buna mahal vermemek için daima pozitif düşünmeliyiz. Ve başımıza daha öncesinden gelmiş acı veyahut tatlı tecrübeleri iyi analiz edip, geleceğe öyle bakmalıyız. Bardağın sadece boş tarafını görmek o boşluğu dolduramayacağı gibi insanı sadece elemler denizinde boğar. Dolayısıyla geleceğe yönelik yorumlarımızda, hayallerimizde ne kadar geçmişin sağlam dinamiklerinden dersler çıkararak kararlar verirsek hedefimize o kadar isabetli varmış oluruz, yarına umut dolu bakarız. Ne demişler “En çok ileriye giden ok, en çok geriye çekilen yaydan çıkar.”