Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: sinekvalesi1906
Eser Sıra Numarası: 230214eser12



                                          SANAL İNSANLARIN GELECEĞİ
        İnsanoğlu tarihi boyunca gelişmiştir.Bu gelişme geçmişten günümüze hızlanarak devam etmiş ve hayatımızı kolaylaştıran bir çok teknolojiyi ortaya çıkarmıştır.Teknoloji ilerledikçe hızlanmıştır.Bu teknolojinin yansıdığı alanlardan biri de hiç şüphesiz iletişimdir.Televizyon ve radyo gibi icatlar görsel ve sesli olarak kültürlerin birbirini tanımasına sebep olmuşsa da yakınlaştırmak konusunda yeterince etkili olamamıştır.Bu tür iletişim araçlarının hepsi devletlerin elinde olduğu içinde belli bir sansür ve kontrol mekanizmasının altından geçmiştir.Ne var ki bilgisayarların ortaya çıkışı ve yaygınlaşması dünyayı hiç olmadığı kadar küçültmüş ve kültürlerin arasında çok güçlü bir bağ kurmuştur.Bu güçlü bağın adı “sosyal medya”dır.Peki sosyal medya ne gibi bir gelecek endişesi yaratabilir?
İnternet bir zaman sonra insanların bilgi ihtiyacını karşılamaktan öteye geçmeye başlamıştır.İnsanlar yalnızlığını giderecek ve dış dünyadaki sosyalliklerini eve taşıyabilecek programlar üretmeye yönelmiştir.Ardından tamamen sosyalleşme üzerine kurulu internet siteleri türemiştir;ama bu sadece bir ülke içindeki insanları değil tüm dünyayı kapsayacak düzeye gelmiştir.İnsanlar diğer ülkelerdeki insanları daha yakından tanımaya,konuşmaya,onların ülkelerindeki akımları anında öğrenmeye başlamıştır.Ayrıca insanlar dış dünyada gösteremedikleri ve çekindikleri kimliklerini sosyal medya üzerinde tanıtma fırsatı bulmuştur;ama oldukları gibi davranmamışlar ve toplumun ilgisini çekecek karakterlere bürünmüşlerdir.Kendisinden uzaklaşan,dış dünyaya karşı özgüvensiz insanlar sosyal medyada rahat davranmış ve dış dünyada göremedikleri ilgiyi sosyal medyada görünce sanal dünyaya daha bağımlı yaşar olmuşlardır.Kurdukları kimlikler kendi kültürlerinden farklı olduğu için daha çok ilgi çekmiştir.Bu yüzden farklı ülkelerdeki gençler birbirine o kadar çok benzemeye başlamıştır ki bugün Amerika’da gördüğümüz giyim ve saç tarzını Türkiye’de de görebilmekteyiz.Sosyal medyanın korkutucu tarafı da budur işte.İnsanlar farklılıklarıyla,kendilerine has düşünceleriyle birbirlerinden ayrılması gerekirken herkes aynı olmaya başlamıştır.
Sosyal medyaya saplanıp kalan bir nesil yetişiyor.Sosyal medya cep telefonlarına kadar girdiği için artık insan ilişkilerinin büyük bir kısmı ekranlarda geçiyor.Bir insanı hiç görmeden tanıyıp güvenen insanlar çoğaldı.Güven aslında kolay sağlanabilen bir olgu olmaması gerekirken bilgisayarın,telefonun ekranındaki yazılardan insanlar hakkında çıkarım yapılmaya başlandı.Gerçek duygularını sosyal medyada gizleyip karşısındakine kendini farklı tanıtan insanlar karşılarındakinin güvenini sarsacak davranışlar yapmaya başladı.Yüzyüze veya sesli iletişime geçmeden kurulan ilişkilerde yaşanan bu güvensizlikler gençliğin geneline yayıldıkça güvensiz;bu güvensizlikle beraber yalnız bir nesil ortaya çıktı.Bu nesil  yaşadığı sarsıntıları gerçek dünyaya aktararak  iyi niyetli insanlara karşı da önyargılı yaklaşıyor.İnsanları güvensiz bir toplumda ulaşılabilecek huzur ne kadar sağlam olabilir?Kesinlikle çok zayıf.Sosyal medya aslında çok yakın bir tarihte ortaya çıkmasına rağmen yarattığı bu etkilerle gelecek için büyük bir tehdit;çünkü sürekli artan bir sosyal medya katılımı var.Özellikle genç nesiller kendilerini direk bu dünyanın içinde buluyor.Bu güvensizlikle yetişiyor,önyargılarla büyüyor;sosyal medya kültürünü daha hızlı benimsiyor ve kendi kültürünü hiçe sayıp farkında olmadan yokediyor.İnsanların hoşgörülü farklılıklarıyla güzel olan dünya insanların katı sıradanlığıyla değişiyor.
   Dış dünyadaki iletişim azaldıkça sosyal medya yükseliyor.İnsani değerleri ve duyguları yokeden sosyal medya bundan yirmi-yirmibeş sene sonra çok daha farklı bir noktada bulunabilir.İnsanlığin değerleri:Din,dil,gelenek,görenek,musiki değerler,ahlak…Yaşam tarzları fevrilekştikçe dünya üzerindeki dini öğeler hiçe sayılmaya başlandı.Gençler,özgür yaşam tarzını benimsedikçe kendilerini engelleyen her türlü baskıdan uzaklaştı.Dünya özgürleştikçe bunun olması kaçınılmazdı fakat bu uzaklaşma artık zarar verici boyutlara çıktı.Saygının sevginin önemini yitirdiği bir uzaklaşma bu.Gelenek ve görenekler küçümsendikçe saygı da azaldı.Milletimizin çok zengin bir musiki tarihi olmasına rağmen sanki yabancı muzikler daha üstünmüşçesine lanse edildi.Sosyal medyanın bu olaydaki payı oldukça büyük.Ahlak ise en büyük gelecek endişesini yaratıyor.İnsanın özgür olması iyi bir şey olsa da ahlaksız bir özgürlük insanlar arasındaki ilişkinin temelini güvensiz ve çıkarcı bir konuma sürüklemekten başka bir işe yaramaz.Saygı,sevgi,cömertlik,empati,yardımseverlik birer din unsuru olmayabilir fakat ahlak unsurudur.Sosyal medya üzerinde popüler olma gayesi içinde olan kişilerin çiğneyip geçtiği bir unsura dönüşen ahlakın zamanla daha çok zayıflayacağını söylemek yanlış olmaz.Yakın gelecekte devlet otoritelerini de yok saymaya başlayacak ahlaksızlığın temelleri farkında olunmasa da sosyal medya üzerinde atılıyor.Özgürlük kavramı sorumsuzlukla eşdeğer tutuldukça gelecek hakkında olumlu yargılarda bulunmak artık çok zor.
         İnsanlık,geri dönüşü zor olan bir noktaya gitmekte..Herşeyi sanal dünya üzerinden yönlendiren insanlar insani zevklerini unutuyor.Bu yüzden insanlık tarihinin zengin kültürü,insanca hazlar yerini sanal ve yapay bir dünyaya teslim ediyor.Gelecek konusunda endişeli olmamak elde değil.Nitekim insanlar insan gibi yaşamayı unutunca dünya üzerinde üstün gördüğümüz zevkler,değerler yok olacaktır.İnsanlar büyük bir yalnızlığa ve güvensizliğe düşecektir.