Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: sonsuzmavi1938
Eser Sıra Numarası: 220214eser11


                                                                   MAVİ
Endişe...
Başka bir duygumun tohumu mu, yoksa içimi kaplayan ana duygum mu?
Korkularım mı nedeni endişelerimin, yoksa endişelerim mi korkuya dönüşmekte?
Korku...
İçimi kemiren,  gittikçe büyüyen, neyle beslediğime bağlı olarak bir canavara bile dönüşebilen korkularım…
En büyük nedeni de bilinmezlik. Bilinmeyen korkutur çünkü insanı, endişelere sürükler.
Gelecek de bilinmez. Öyleyse geleceğin bilinmezliği yeterli değil mi endişe kaynağı olmaya başlı başına.
En büyük endişem, endişemin kaynağından kurtulamamak.  Kimse endişe yüklüyken uzun vadeli planlar yapamaz ki…
İç huzurumu sağlamanın yolu, mutluluğumu, kendimi güvende hissetmemi engelleyen bilinmezleri kaldırmak öyleyse.  Peki nasıl?
Her şeyin bu kadar kaygan zeminlerde şekillendiği, değil yarın birkaç saat sonra bile nelerin olabileceğinin kestirilemediği bir ülkede,16 yaşında bir genç olarak geleceğimle ilgili endişeler taşımamam mümkün mü?
Sürekli değişen eğitim politikaları, sınav sistemleri, şifreli ya da yanıtları önceden bazıları tarafından bilinen göstermelik sınavlar, hangi gencin geleceğe endişeyle bakmasına neden olmaz ki?
Ülkemdeki sıradan insanların nasıl kandırıldığını - daha açık söyleyeyim- soyulduğunu bile bile geleceğe güvenle bakmamı kim bekleyebilir benden?
Tüm değer yargılarının yerle bir olduğu böylesi bir dönemde, hayat benim için koşu bandında koşarken önündeki manzaraya bakıp avunan, hep aynı yerde sayan bir insan gibi. Sürekli hareket halinde ama aynı yerde… İki yabancının ortak anıları gibi; birbirlerini hiç tanımadan, yaşadıklarının ortaklığını bilmeden yaşanan aynı şeyler…Ne sorunun ne de çözümün parçası olmuş bir yığın insandan biri mi olacağım gelecekte?
Gerçekten nasıl hissettiğimi, ne hissettiğimi, neden böyle hissettiğimi önemseyen birileri var mı ondan da emin değilim doğrusu. Bir genç, bir vatandaş ya da sadece bir insan olarak hissettiklerimi önemseyenler var mı, olacak mı? Biriyle paylaşabilecek miyim acaba? Paylaşsam bile anlayacaklar mı beni?  
Şimdi anlıyorum ki benim hayattaki en büyük endişem bir büyük boşlukta kaybolmak.Duygularımı, düşlerimi, benliğimi bir karadelikte yitirmek. Bir dal, bir el...Ne olursa tutunmaya hazırım aslında;ama karanlığın kapısı da ardına kadar açık beklemekte...
      İki yol var önümde, önümüzde: ya o karadelikte yok olup gitmek binlercesi gibi ya da mavi gözlü devin aydınlığıyla ışıtmak kendimizi.