Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: tuğ1453
Eser Sıra Numarası: 220214eser21


                                             BEN VE GELECEĞİM
        Geçmişe geçmiş diyebilen her insanın bir geleceği vardır.Hayalleri, umutları, korkuları ve bunları nasıl yapacağım sorusunu akla getiren endişeleri…
İnsanlar her durumda endişe duyabilirler.Kimine göre bu bir ev almak için para biriktirme endişesi, kimine göre ailesinden uzakta olan bir genç kızın yalnızlık endişesi, kimine göre ise yaşı ilerlemiş olan kişinin ölüm endişesidir.
Bunların dışında Türkiye’de yaşayan bir insan olarak herkes gibi benim de endişelerim var. Bana sorarsanız; bir öğrenci olarak hala oturmamış olan eğitim sistemimizdir. Bir dayının yeğeni olarak işsizlik sorunudur. Emekliliği bekleyen babanın kızı olarak geçim sıkıntısıdır. Toros’a sahip bir dedenin torunu olarak benzin fiyatları ve devamlı olan zamlardır. Askere gidecek bir ağabeyin kardeşi olarak kültür, sanat gibi faaliyetlere önem vermemiz ama bunların bir insanın yaşayış biçimine ve önceliklerine verdiği değerden daha önemli olmadığını bilmememizdir. En önemlisi de bir Türk vatandaşı olmamıza rağmen Türkiye’de diğer dillerin bizim ana dilimizden daha çok kullanılır olmasıdır.
Sadece Türkiye’yi değil dünyayı da bekleyen gelecek olduğu gibi bu konuda da endişelerim var. En başta anlamamız gereken insanların bilerek insanoğlunun sonunu getirmesidir. Bunun en başında küresel ısınma ve çevre kirliliği yer alır. Şimdi bakalım çevremize ya da şöyle sorayım:’’İleride bakılacak bir çevre olur mu?’’ Önümüzdeki çöp kutusunu mu yoksa geleceğimizi mi göremiyoruz acaba. Bu soruyu en azından bir kere kendine soran bir insan çevresindeki tüm olumsuzlukları bertaraf edebilir. Ancak böyle yaparak bilinçli bir topluma zemin hazırlayabiliriz.
Sadece çevre sorunu da değil gelecekteki endişem. Kimyasal ve hormonlu ürünlerin artmasından çıkan sağlık sorunları, herhangi bir doğa olayına karşı hazırlıksız olmamız ve belki de en çok korktuğum şey teknolojinin bir araç olmaktan çok bir hayat bir yaşama sebebiymiş gibi davranılır hale gelmesidir. 4 sene boyunca eğitim almış kendi alanınca lisans yapan doktor yerine, bilgilerle donatılmış bir robotun bir insanı tedavi etmesi ne kadar güvenilir olabilir ki? Sus işareti yapan hemşire yerine bir robotun resmi yeterince komik değil mi? Peki internet başında saatlerini geçirenlere ne demeli? Bunu yaparak aile, dostluk ilişkilerinin zayıflamasına neden olan insanlar bence günümüzdeki robotlar olarak adlandırılmalıdır.
      Gelecekte ne olur bilinmez ama bunları yapan da daha sonra düzeltecek inanca ve güce sahip olan da biz insanlarız. Bizden sonrakilerin de geleceği olabilmesi için el ele vermemiz ve bu endişelerimize çözüm yolları üretmemizin tam zamanı.