Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: tuti5461
Eser Sıra Numarası: 230214eser56


                                                 OLGUNLUK YA DA GERÇEK
     Hayat devam ediyor. Tam şuanda binlerce insan doğdu ve binlerce insan hayata gözlerini kapıyor. Eğer gerçekten bilme şansımız olsaydı, görebilme ya da hissedebilme, gelecekte neler görürdük? Gelecek dediğimiz şey aslında bir saniye sonrası.Gelecek aslında sandığımız kadar uzak veya karmaşık değil.Sadece doğru yerden bakmayı bilmeliyiz.Gelecek dendiğinde çoğu insan telaşlanır ya da derin düşüncelere dalar.Şuan yaptığı işten memnun olmayan bir öğretmen,ekonomik krizde olan bir ülkenin başkanı,çok çalışamadığı bir sınava girecek olan bir öğrenci ya da emeklilik hayali kuran bir mühendis ...Herkes içinde bulunduğu şart ve koşullar dahilinde geleceğine yön verecek olayların hayalini kurar.
Bense bu kadar karmaşa içinde daha nesnel ya da global düşünmeye çalışırım. Bu, içinde yaşadığım dünya. Ben olsam da olmasam da devam edecek bir düzen ve döngü. Ben bu zamanın içinde bir toplu taşıma aracında bir kaç saniyeliğine görüp hayatınız boyunca bir daha görmeyeceğiniz kişiyim. Ben sadece kendi hayatım yoluyla bazı olaylara şahit olacak ve bazı hayatlara değeceğim. Benim nesnellik görüşüm buradan geliyor. Bu kadar büyük bir gezegende sadece kendi kaygılarımla yaşarsam büyük bencillik etmiş olurum. Yarın yarısı yıkılmış bir şehre uyanmayı kim ister? Ya da kapısının önünde nöbet tutan silahlı askerlerin ayak sesleriyle? Bugüne kadar inandığı her şeyin yalan olduğunu kim öğrenmek ister?
Ben bugün yaşadığım coğrafyanın tüm riskleriyle birlikte yaşıyorum. Ben her sabah olası bir Marmara depremine uyanıyorum. Bu gece, yarın sabah ya da 3 yıl sonra... Ben bugün inandığım tüm değerlerin sarsıldığını görüyorum. Yeni nesillerin nasıl yetiştiğini, nelerden hoşlandığını, alışkanlıklarını, dillerini, dünya görüşlerini görüyorum. Bunları bugün görerek yarını düşünüyorum. Yarın uyandığımda birinin bana artık inanacak bir şeyin kalmadığını söyleyebilme ihtimaliyle yaşıyorum. Belki artık düşünemezsin diyecek birileri. Bana değil belki çocuklarıma. Belki nesiller değiştikçe bu coğrafya da değişecek. Bir anaokulu öğretmeni öğrencilerine bana bulut çizin dediğinde öğrencileri mavi değil de gri bulutlar çizecek. İnsanlar yaptıklarıyla değil kim için yaptıklarıyla yargılanacak. Bugün burada yaşayan insanlar buranın yabancısı olacak. Biz bu dünyanın yabancı olacağız. Bugün insanlar teknolojiye yön verirken yarın teknolojinin esiri olacaklar. Bireylerin değeri toplumlardan fazla olacak. İnsanlar yararlı olabilmek için değil yaranabilmek için bir şeyler yapacak. Belki Güneş bile farklı doğacak. Yağmur yağınca korkup kaçan insanlar olacak.
Her sabah penceremden baktığım manzarayı ya bir gün tanıyamazsam? Ya ben önemsedikçe insanlar boşverirse.20 yıl sonra sorduğumda içinde bulunduğum binaların güvenli olduğunu söyleyebilecekler mi bana? Yaşadığım şehrin asla düşmeyeceğine garanti verebilecekler mi?  Ben bu nesille büyüyen biri olarak dünyanın iyi bir yere gitmediğini görebiliyorum.Benim gibi görenlerin sayısı da önemsenmeyecek derecede değil.


    Peki gidişata dur diyecek kaç kişi var derseniz size pek isim söyleyemem.Kendi dünyaları için başkalarından yardım bekleyen insanlar , yarınları göremeyecek.Çünkü görülecek yarınlar olmayacak.Mutlaka bunlara saçmalık ya da  palavra diyenler olacak.Ben olgunluk ya da gerçek diyorum.