Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: umut8817
Eser Sıra Numarası: 210214eser05



                                                 GELECEĞİN TEK UMUDUYUZ

        Dünyamız her gün kendisini gelişmek ve geliştirmekte olan bir yapıya sahip olsa da dünyamızın en büyük eseri şuan ki gençlerimizdir .Bu kulağa ne kadar hoş gelse de asıl sorunun başlangıçı olmaya çok yakınlar, yani gençlerimiz şuan ki teknolojilerin ,ekonomik sıkıntıların,gördükleri şiddetlerin etkisiyle gençlerimiz kendi benliğinde yavaş yavaş kayboluyorlar ve bu sorunun sonunu görmek neredeyse imkansız gibi görünse de ,günlük yaşantılarımızda da görmek mümkün olabiliyor.Suç oranları her gün artıyor ve en büyük davetlileri ise maalesef gençlerimiz oluyor.Dikkatlerini başka bir yere çekemezsek eğer daha büyük felaketlere zemin hazırlamış oluyoruz.Unutmayın ki,Dünyayı kusursuzlaştıramayız ama kusurlu dünyada kusursuz yaşamak senin elinde.

        Ülkemizin en büyük bilinmezlikleri arasında teknoloji 1.sırada olmalı yani hayatımızın her yerinden, kafamızı herhangi bir yere çevirsek illaki teknolojiden bir parça görüyoruz bu çok güzel bir şey ama kötü taraflarına kendilerini kaptıran gençlerimize dur demek lazım .Sanal dünyada kendi benliklerini kısaca özlerini kaybediyorlar ve bu şuan ki en büyük sorunun nedeni olabiliyorlar yani 'yozlaşma'. Benim düşüncem insanoğlu teknolojiyi yaşamak yerine teknolojiyle beraber yaşamalı .Hatta şuan ki intiharların sebepleri arasında görmek de mümkün asosyallık basit ve önemsiz bir şey gibi görünse de asosyallık  kendi benliğini yönetememek ,sosyal etkinliklerden uzak tutan ,yalnızlığın baştacıdır ve yalnızlık intihar etmek için çok güzel bir nedendir. Fark ettiyseniz mutlu insanların sayısı gün be gün azalıyor ve çaresizlik ,umutsuzluk ,hayal kırıklığı gibi en yüce duygular baş göstermeye başlıyor ki bunlar insana her şeyi yaptırabilme gücüne sahipdirler .Yanlış anlaşırmasını istemem teknoloji bizim her şeyimiz ama bana göre insanoğlu teknolojiye sınır koymak yerine ,sınırlı kullanmaya çalışmalıdırlar. Hiç kimse ölümsüz olamaz her nefes  ölümü tadacaktık diye bir söz var belki hatırlarsınız ,elinde sonunda öleceksek günü ,tarihi belli ise neden ölmek için çaba gösteriyoruz ki ,şuan ki en büyük tehlikenin başlangıçı ergenlik gibi görünse de şöyle bir düşünün yüce Allah neden ergenlik diye bir şey yaratmış biliyor musunuz? ben açıklayayım ergenlik insanoğluna sunurmuş çok güzel bir şeydir ,yani ergenliğe kadar insanoğlunun kişiliği değişkendir ergenlikte bile farklı farklı kişilik türlerini görebiliyoruz örnek vermek gerekirse ,dün mutlu iken bugün nedensiz sinirli olması yarın da kibirli ,alıngan olması gibi farklı yönlerde kendisini gösteriyor .Lafı fazla uzatmadan açıklayayım ergenlikteyken sahip olduğunuz özellikleriniz ,davranışlarınız ,kişilikleriniz ömür boyu kullanacağınız benliğinizi oluşturuyor yani ergenken çok mutlusundur,eli açıksındır v.b şeyler ergenlikten sonra kalıcı bir duruma geçiyor. Yani herkes için çok güzel bir durum gibi görünse de maalesef hiç kimse bunun farkında bile değil ,düşünsenize hayatın bilinmezliğinde kendini yeniden tasarlamak varken neden böyle bir yere doğru gidiyoruz doğrusu bir anlam veremiyorum ,bunun en büyük örneği ise sigara eğer gençimiz ergenlikteyken sigaraya başladıysa bırakması çok zor hatta imkansız bir hal alıyor ,Bunu kanıtlamak için çevrenizdeki insanlara sorabilirsiniz ,yarısından çoğu ilkokul yada lise dönemi diyecektir bundan eminim .şunu unutmayın ki:İnsanoğlu bedenini özgür bırakmaya çalışırken ruhunu da hapsetmenin bir anlamı yok.

        Gençlerimiz ''adaptasyon'' yani ortama uyum sağlamaya çalışıyorlar ,bunu herkes yapmalı bence %100 desteklerim ama doğru zamanda, doğru yerde yapılırsa faydası vardır.
Gençlerimiz gün be gün değişiyorlar. Bence de değişmelidirler,  ama özünü kaybetmeden ,neden burada olduğunu ,neden yaşadığını unutmadan ,ne için savaş vermediğini unutmadan ,hayatı sallamadan ,yaşamayı unutmadan  ve her günümüzü dolu dolu  yaşamamızın çok büyük bir görevi var özümüzün .çevrenden ne kadar baskı alırsan al hiç önemli değil sadece ruhunu da bedenin kadar özgür bırakmaya çalış .Sevdiğim bir şairin dediği gibi ''Yerin seni çektiği kadar ağırsın '',''Kanatların çırpındığı kadar hafif '',''Kalbinin attığı kadar canlısın.Unutmayın ki : Önemli olan kim olduğun değildir ,Kim olmayı seçtiğinizdir.