Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: umutluvaka 7172
Eser Sıra Numarası: 140214eser01


                                                         DEĞİŞTİRİN
        Genç olsun yaşlı olsun  kafası düşüncelere açık her insan gözlerini kapattığında, yorucu  sayılabilecek bir günün ardından başını yastığına gömdüğünde, hayatın ilginç koşuşturmasının içinde bir an durup soluklandığında bir sonraki aşamanın kendisini nereye götüreceğini, kim yapacağını,nasıl hissettireceğini düşünürken bulur kendini.Çoğu zaman endişe kaplar içini,geç mi kalmıştır kendi hayatına?Bazen tatlı bir heyecan eşlik eder endişeye,bir şeyleri başarmanın gururu yanında artık kendisinden beklentileri yükselmiştir,eski küçük başarılarının artık yeterli olmadığı gerçeği vardır önünde.Örnekleri okuyan çoğu kişi bu durumların en az birini  kendine yakın bulmuştur herhalde.Sizinle paylaştığım bu satırlarda ben de kendimi buluyorum tahmin edileceği üzere.Bir lise öğrencisinin endişeleri kiminize anlamsız,uçuk  hatta  çocuksu gelebilir.Belki de haklısınız ama kendi düşüncelerimi eleştirmem şu an için imkansız.Yalnızca uzaktan bakınca çabalarımın ne kadarının gerekli ne kadarının gereksiz olduğunu kavrayabileceğim.Vereceğim örnekler aklıma gelen en büyük problemler,şimdilik.
Beynimi istila eden bir çok durum var aslında.Öncelikli olarak aklıma  öğrencilerin klasik tasaları geliyor: “Yazılılarım ne olacak?” “Başarımı koruyabilecek miyim?” “İstediğim üniversiteyi kazanabilecek miyim?” ve pek çok soru daha.Bu tür şeyler geliyor aklıma da, sadece geliyor işte. Yani tam olarak emin değilim,belki de umurumda değillerdir.Yanlış anlamayın  dersleri ile alakası olmayan biri değilim aslında, ama yıllarımı bunlara harcamak önemsiz geliyor bana.Akşama ne yiyeceğimi düşünmek gibi,bu akşam karnımı doyuruyorlar ama yarına hiç etkileri yok.Mırıldandığınızı duyar gibiyim “Nasıl etki etmez yarına ,geleceğin temeli iyi notlarla iyi bir üniversite ile atılır!”Evet  evet  haklısınız ama elime aldığım diploma ne kadar önemli olursa olsun yaşayacağım hayat benim hayal ettiğim kadar anlamlı olmayacak. Tüm bu iyi notlar, sınavlar okullar meselesini bir yana bırakalım, onlar birer zorunluluk zaten.İyi bir eğitim hayatı  gitmek istediğim yolda kullanacağım arabanın benzini olsun,hareket etmek için benzin şart ama sürekli olarak benzini düşünmüyoruz arabada.Alalım tamam, benzini alalım ama gittiğimiz yeri belirlemedikten direksiyonu nereye çevireceğimizi kestiremedikten gaza basmadıktan sonra ne kadar benzinimiz olursa olsun, bir işe yaramıyor.Ben önce gideceğim yeri belirleyeyim, önemli olmalı bu yer.Ulaştığımda “Oh be !” demeliyim,çok mutlu olmalıyım.Ben buraya yaşamımı anlamlı kılmak diyeyim. Evet oldukça tatmin edici bir isim.
İnsanlar beni düşündüklerinde gülümsesin,onlara bir şeyler katayım.Peki bu kadar kolay mı bunca insanın hayatında böylesi büyük değişikler yapmak?Elbette değil .Direksiyonu doğru kullanayım,dikkat çekeyim bir konuda . Mesela tıp, öyle bir yenilik getireyim ki bu alana tonlarca insana yararı dokunsun. Veya güzel bir kitap yazayım insanlar okuyup hayatın anlamını kavrasın. İyi de ha deyince olur mu ki bunlar? Olmaz tabi biraz yol almak için gaza basayım.Şu biyolojiyi iyice anlayayım mesela.Öyle sınav günü gelince iyi not almak için değil, gerçekten kullanmak için anlayayım İnsanlara  tavsiye vermek için önce hayat tecrübesine sahip olunmalı değil mi?Liseyi bitirmeden bir işte çalışayım en iyisi ,sağlam bir tecrübe kazanabileceğim bir yerde. Üniversiteyi bitirmeden bir sürü yer gezeyim, her yerin insanı ayrı , huyu ayrı,  üzüntüsü ayrı ,sevinci ayrı…İnsanları anlamaya çalışayım ben.Bol bol yazı yazayım, saçma sapan da olsalar yazayım. Elbet zamanla değişir gelişir kalemim, kuvvetlenir. 
         Kağıda döktüklerim daha başlangıç, gün geçtikçe yenileri eklenecek biliyorum. Bazıları çok ulaşılmaz hedeflerimin ama aklıma düştüler bir kere, yapamazsam çok üzüleceğim. Siz de bana şans dileyin ve unutmayın aklınızdan ne geçerse geçsin yapmaya çalışın, ertelemeyin. Sürekli esen bir rüzgara yakalanmış toz zerresi gibi insan , kendini bırakırsa rüzgar onu bilinmeze sürükler. Bir yere tutunursa  güvende olur ama geçicidir bu güvenli ortam ne kendisi tutunabilir uzun süre ne bir şeyleri değiştirebilir.Siz en iyisi toz zerrenize bacaklar takın, rüzgarın ters yönüne doğru koşun ! Etrafınızdakilere de öğretin koşmayı ve değiştirin, kendinizi  , çevrenizi , her şeyi .Sizin endişeniz bu olsun, olur mu ?