Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: vuslat2014
Eser Sıra Numarası: 140214eser05



                          DÜŞÜNÜYORUM, KORKUYORUM,  ENDİŞELENİYORUM
Yaşam, her geçen gün kendine gebe; gelişmeler, kültürler arası diyalog çalışmaları, evrenselleşen değerlerimiz…Kısacası her şey ışık hızıyla ilerliyor.Her şey gelişiyor, ilerliyor, güzelleşiyor sadece bir konu hala karanlık devrini yaşıyor. Kadın Şiddeti..Her sorunun çözümünde iş birliğine giden ülkeler, nedense kadın şiddetine ortak tutum geliştiremiyorlar. Kadınlar, kendilerine yapılan şiddete göz yumuyorlar. Sadece sevdiklerine güvendikleri için ölüyorlar.Belki itiraz etmeye korktukları için belki de insan gibi yaşamamaktan bıktıkları için ölüyorlar.

Kadınların, kadınlarımızın neden günden güne eriyip ölüme daha da yaklaşmasına izin veriyoruz. Bütün ülkelerde kadınların yaşadıkları aynı, her dakika ölen kadınlar.Ülkemizde de her geçen dakikada dövülen, taciz edilen, şiddete uğrayan yüzlerce kadın var. İstatistiksel verilere baktığımızda kadınların %34’dü fiziksel şiddete, %53’ünde ise sözlü şiddete maruz kaldığını görüyoruz.Gün geçmiyor ki gazetelerin ikinci sayfalarında kadın cinayeti haberi olmasın.Yapılan bir araştırmaya göre erkek çocukları, şiddete maruz kaldıklarında ya da şahit olduklarında ileriki yıllarda kendi eşlerine veya çocuklarına şiddet uyguladıkları görülmüştür.Bir başka konuda başta Ortadoğu olmak üzere çoğu bölgelerde yaşanan kadın hakları ihlalleri, kız çocuklarının eğitim hakkının engellenmesi, çalışma ve sosyal hayattan uzaklaştırılması, taciz ve tecavüzler, çocuk yaşta zorla yaptırılan evlilikler, savaşlar, zorunlu göçler….Geleceğe dair yapılan planlamalarda kadına önem verilmemesi beni çok üzüyor.Ben aile şiddetine maruz kalan bir çocuk değilim; ama ne yazık ki her çocuk benim kadar şanslı olamıyor.Şiddete maruz kalmasalar bile annelerinin ablalarının gözünün önünde acı çekmeleri onların canını yakmaz mı? Hiçbir kadının bir erkeğe gücü yetmez fiziksel olarak bu nedenle erkekler kendilerini üstün görerek kendilerini şiddetle göstermeye çalışıyorlar. Bunu erkeklikten sayıyorlar. Peki ya devlet…Neden devlet tehdit alan kadınlarımızı korumuyor? Eğer bir ülkede hala kadın cinayetleri, şiddetleri, tacizleri ya da tecavüzleri yaşanıyorsa o ülkede gelecekten bahsedilemez.

Son dönemde ülkemde de Atatürk’ten bu yana kazanılmış kadın haklarının yavaş yavaş gasp edildiğini hissediyorum. Kadını sadece doğuran bir varlık olarak gören bir anlayışın her geçen gün egemen olmaya başladığını endişeyle gözlemliyorum. Geleceğe dair bir bayan olarak çok endişeleniyorum. Zaman zaman bu rüyalarıma da yansıyor. Rüyalarımda kendimi bir kafesin içerisinde görüyorum. Çıkmaya çalıştıkça demirlere çarpıyorum. Her tarafımdan kanlar fışkırıyor. Kafesten çıkamıyorum bir türlü.  Açıkçası geleceğimin güvende olmasını istiyorum. Bir bayan olarak özgür ve çağdaş bir toplumda yaşamak istiyorum.
Sonuç olarak güzel bir dünya ancak şiddetten arındırılmış toplumlarla olur. Bu toplumun mimarı ise kadınlardır. Kadınları eğitimli, özgür olan toplumlar gelişmiş toplumlardır. Kadınları özgür olmayan toplumların erkeklerinin de özgür olması mümkün değildir.