Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: yağmur tanesi2525
Eser Sıra Numarası: 180214eser01


                                        KORKULARIMIZIN GÖLGESİNDE

        Korkuyu küçük yaşlarda daha çok ailemizin etkisiyle öğreniyoruz. Küçükken ‘’öcü’’ kelimesi ile korkutuluyor, büyüdükçe korkunun diğer türleriyle tanışıyoruz. Korkularımız da yaşımızla beraber büyüyor. Hemen herkesin yaşadığı karanlık korkusu, yerini üniversite sınavı korkusuna, daha sonra meslek, kariyer gibi geleceğe dair korkulara bırakıyor. Hatta bazen hiçbir şeyden korkmadığımız iddiasında bile olsak, hayatımızın bir döneminde mutlaka korkunun bir çeşidini yaşıyoruz. İşimizi yitirmekten korkmuyorsak, hastalanmaktan korkuyoruz. Belki de maddi kayıplardan değil de manevi kayıplardan korkuyoruz.
Bazen bu korkular yüzünden insanlar benliğini kaybediyor, kendi iç dünyasından uzaklaşıyorlar. Fiziksel olarak beğenilmeme korkusuyla bir maske geçiriyorlar benliklerine. Geleceği düşünmeden, nelerle karşılaşacaklarını bilmeden…
İlerleyen yaşlarda ise en büyük korkumuz ‘’ölüm’’ oluyor. Yeri geldiğinde ‘’ölmekten korkmuyorum’’ desek bile, nasıl öleceğimiz korkusunu yaşıyoruz elbette. Kaderi bilmiyor, nelerle karşılaşacağımızı merak ediyoruz. Hangi sebeple öleceğimiz konusunda endişeleniyoruz. Kaza mı yoksa hastalık mı olacak diye soruyoruz kendi kendimize. Halbuki başlangıcımız var ancak sonumuz yok !
Kaderimizde belirlenen süre dolduğunda herhangi bir sebeple yaşamımız sona erecek. Ölümümüzün sebebi ne kaza, ne de hastalık; bütün sebepleri Allah yaratıyor. Ne yaparsak yapalım ölüm anını geri ya da ileri almaya güç yetmiyor. Allah’ın tek güç olduğunun, O’nun dilemesi dışında hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğinin bilincinde olmadığımız ve O’na güvenip dayanmadığımız sürece tüm bu korkular kaçınılmaz. Korku duyduğumuz şeyler bağımsız birer güç değil oysa. Tümü Allah’ın kontrolünde.
Yalnızca Allah’ın sevgisini,üzerimizdeki rahmetini yitirmekten,hoşnutluğundan mahrum kalmaktan korktuğumuzda tüm bu korkular yerini Allah’a tevekküle bırakıyor.Kendimizde güç görüp,kaygı içinde korkularla tek tek boğuşmak ne kadar anlamsız.Korku duyulan herkesi ve her şeyi Allah’ın yarattığının şuurunda olmak, korkuları yenmenin çözümü iken…
      Allah’tan gelen her şeyi, sabır ve tevekkül içinde, O’ndan hoşnut olarak ve en güzel tavırlarla karşılayabilirsek, yaşayacağımız başka korku kalmayacaktır.Dünyevi korkular gibi içinde acı,ızdırap,dehşet olmayan aksine şevk,güzellik veren Allah korkusunu kalpten yaşayana başka korku mu var ?