Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: yazıcı2755
Eser Sıra Numarası: 230214eser91


                                        YENİ İTİLAF DEVLETİ TEKNOLOJİ

          İnsanları hayvanlardan ayıran önemli özelliklerinden biri de düşünme, kurgulama ve sezme yeteneğidir. İnsanlar şimdiki durumlarına bakarak geleceği az çok bilebilir buna göre önlemler alır ve tehlikeli olabilecek durumlara karşı tehlikeyi geçirici koruma yollan geliştirirler. Bazen de hiçbir şey yapamazlar.

Teknolojinin hızla gelişmesi mesela. Mükemmel şeyler icat edildi. Hayatımız inanılmaz derecede kolaylaştı, her şey elimizin altında oldu. Bütün isteklerimize bir tuşla ulaşır hale geldik. Oysa bu çabucak ulaştıklarımız ileride asla ulaşamayacağımız şeyleri gizledi.

Teknoloji önce dilimizi öldürdü, kültürümüze savaş açacak, bizi kendimize yabancılaştıracak. Sonra kendimizi bile tanımaz halde çevremize, kendimize olan sevgiye ulaşamaz olacağız. Dostluğu saklambaçta saklandığı yerinden çıkaramayacağız. Saygıya insanların profillerinde paylaştıkları durumlara yapılan yorumlarda rastlayacak bir süre sonra orada bile göremez olacağız. İnsanların içleri " gittin amma ki kodun hasreti canı bile, istemem sensiz olan sohbet'i yaranı bile " dese de teknoloji öldürecek komşuluğu. Aile kavramı kalmayacak. Bu şuan çok normal geliyor çünkü sevginin kalp mesajı atmaktan ibaret olacağı saygının kalmayacağı yerde, ailenin temelini oluşturan iki kavramın öleceği yerde aileyi aramak çok yersizce olacak zaten. Kendilerini dünyaya getiren insanları sadece biyolojik anlamda kabullenecek çocuklarımız olacak, bizde çocuklarımıza sevgimizi parayla ve teknolojiyle ifade etmeye çalışacak hatta bazılarımız buna bile gerek duymayacak ve tabi ki başa başarısız olacak ve daha kötü bir nesil yetiştireceğiz.

Daha bitmedi o kadar zekiyiz ki her şeyin kolayını bulacağız. Bir çok şey için hareket etmemize gerek kalmayacak. Daha az yakıt tüketen, elektriği kullanan arabalarımız olacak sır iki adımı dahi arabayla gidebilelim diye. Zaman kaybı olmaması için denilse de biz birkaç adım dahi atmayalım diye asansörler her yerde olacak. Sığdıramadıkları yerlere yürümesi gereken biz olduğumuz halde merdivenlerin yürüdüğü sistemlerin sayısı artacak.

Gözümüz doymuyor ya, daha büyük evler yapacağız bunları yaparken ağaçları bir birküstürecek, griyi yeşile tercih edeceğiz. Sığamadık ya dünyaya denizleri doldura doldura zaten maviliğini egzoz gazlarıyla zararlı atıklardan çıkan onca dumanla grileştirdiğimiz gökyüzünden sonra birde deniz mavisine hasret kalacağız.

Doymadık ya hala kısa zamanda daha çok yemek için, kolayca yemek yapabilmek için yollar bulacağız. Bu yolları bulurken bazı şeylerden önemsiz (!) şeylerden tavizler vereceğiz. Mesela sağlıktan.

Sonra umursamaz olacağız hem de haddinden fazla. Acıma duygusundan, merhametten bir haber olacağız. Önce lezzet almak için yiyecek sonra kilo almamak için yediklerimizi geri çıkaracağız. Biz tüm bunları yaparken Afrikalı çocuğun yanı başında ölmesini bekleyen akbabalar olacak.

Sonuç olarak da sevgisizlikten, merhametsizlikten dolayı aç kalan ruhumuz ve çokça doldurduğumuz midemiz isyan edecek. Hem psikolojik hem de fizyolojik olarak çökeceğiz zekamız başımıza bela olacak.

         Gelecekte böyle olmasından teknolojinin giderek canavarlaşmasından, karnımın değil de ruhumun açlığından korkuyorum. Tek umudum teknolojinin açtığı bu savaşta kurtuluşumuzu sağlayacak bilinçli Atatürklerimizin olacağı.


önceki eser / sonraki eser