Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: yıldız4321
Eser Sıra Numarası: 200214eser07



                              GELECEĞE DAİR DÜŞÜNCELERİM
        Geleceğe dair hayaller, hedefler, amaçlar, kurgular olduğu gibi endişelerimiz, korkularımız, fobilerimiz de var. Amaçlar ve hedefler için dişimizi tırnağımıza takıp gecemizi gündüzümüze katıp çalıştığımız ve sonucunda elde edilen başarının vermiş olduğu mutluluk paha biçilemez. Peki ya korkular?
Geleceğe dair korkularım, hayallerimi gerçekleştirmemde çok büyük bir engel. Engelleri aşabilmek için birlik, beraberlik, saygı ve sadakat başlıca temellerdir. Çarpık kentleşme, çevre kirliliği, teknoloji, eğitim görememek, fakirlik, çaresizlik, amaçsızlık, torpil gibi daha bir sürü engel var hayatta.  Amaçsız bir gemi rüzgâr nereye eserse oraya savrulup gider. Benim en büyük korkum amaçsız yaşamak. Amaçsız yaşam, kolay elde edilmiş konfor ailelerin çocuklarına sağladıkları imkanlardan dolayı çocuklar hayatın  zorluklarını göremiyorlar.Çünkü baba parası yemenin keyfindeler. Hayatın gerçekten ne kadar zor olduğunu anlayamazlar çünkü teknolojinin yaratmış olduğu imkan ve pratikliğin, hızın avantajını yaşıyorlar. Gecesini gündüzüne katıp ödev hazırlayan inek olurken  gooogledan bulup  çıktı alan akıllı oluyor; hangisi daha  değerlidir ya da doğru  tartışılır.     
Teknolojinin yaşama sağladığı  yararlar aşikar ancak; zararları da var.Günümüzde teknolojinin zararlarından daha çok etkileniyoruz diye düşünüyorum.Gelecekte insan besini yetmeyecek diye hızlı büyüyen, mevsimi dışında yetişen, genetiği değiştirilen sebze meyve ile yaşıyoruz. Kışın karpuz, yazın ayva bulmak ne güzel ancak bu genetiği değiştirilmiş çekirdeksiz karpuzlar, tüysüz şeftaliler gelecekte neslimiz üzerinde nasıl izler bırakacak. İnternette dolaşan hızlı yetiştirilen tavuklar yüzünden neredeyse mutasyona uğrayan bebeklerle karşılaşacağız. Rahatlık, üşengeçlik, plansızlık, ilelebet mevcudiyetini sürdürmeye devam ettikçe yeni  neslin başarma isteği azalıp okuma oranının, çalışma kalitesinin en kötüsü de yaşam kalitesinin düşmesi  ülkemizi derinden sarsacak  karanlık döneme kapıları açmış olacaktır.Karpuz çekirdeği ayıklamaktan üşenen bir nesil olduk.Durum böyleyken bir şeyler için emek vermek, çalışmak ve başarmak bunun gururunu yaşamak gibi duygular değersizleşti.Çabuk bulup çabuk tüketir olduk yeni nesil fast-food mantığını benimsedi. Bez mendilin sadakatini -kullan at- kağıt mendiller aldı.Üşengeçlik çağın korkulu vebası!
Hayatı bu denli kolaylaştıran yeni kültür güzel bir dünya sunarken elimizden neleri alıyor farkında bile değiliz. Müstakil evlerde yaşayan kalabalık aileler yerini gökdelenlerde yaşayan beton bina mahkumları çekirdek ailelere bıraktı. Orman nedir bilmeyen doğal yaşamı yok eden bilmeyen nesiller çocuklarına nesli tükenen hayvanları belgesellerde izletir oldu. Batı özentisiyle kültürümüz yok olmaya yüz tuttu. Elleri öpülesi büyüklerimiz sırtımıza kambur oldu huzur evlerine gönderdik; biricik yavrularımız, vatanın umutları çocuklarımız sevgiden yoksun bakıcı ellerine ya da kreşlere kaldı dede, nene nedir bilmiyorlar. Geçim gailesi dendi çocuklu aile olmaktansa tek çocuk iyidir diye akrabalık ilişkileri bile kalmayan, kardeşlik duygusunu tatmayan bir nesil yetişir oldu.
      Şimdiki neslin rahata bu kadar alışmışken maneviyattan bu kadar eksikken tek başına zorluklarla mücadele edebileceklerini  kesinlikle  düşünmüyorum. Kendimizi düştüğümüz bu hızlı yaşa hızlı tüket kültüründen bir an önce kurtarmalıyız. Bize iyi diye sunulan fikir ve çalışmaların sonuçlarını doğru değerlendirmeliyiz. Okumayan düşünmeyen sadece bilgisayara bağımlı bir nesil mankurttan başka bir şey değildir bizler bu sonucu bile bile köleleşmeye razı gibi görünüyoruz. Okuyan , düşünen ve üreten bir nesle ihtiyacımız var bunun içinde kültürümüzü ve geçmişimizi iyi tanımalıyız ve değerini bilmeliyiz. Teknolojiyi yararı yönüyle belli ölçüde kullanmalıyız. Uzayı araştırmak, depremleri belirlemek gibi işler varken saatlerce ekrana bağımlı bir nesil yaratmak kimin işine yarar bir düşünün. Belli ki sıcak savaş yerini psikolojik savaşa bırakmışken daha da ilerledi ve teknolojik savaş dünyayı sardı ve kimse bunun farkında değil. Gelecekte gelişmiş ülkelerin mankurtları olmak yerine kendine yeten gelişmiş bir ülke için düşünen nesiller yetişemeyecek işte benim en büyük endişem. Bunu yenmenin yolu aile, okul ve eğitim …